Saglık

SAĞLIK SİĞARA VE ALIŞKANLIKLAR

SAĞLIK VE SİĞARA ALIŞKANLIKLARIN EN KÖTÜSÜ SİĞARA

SAĞLIK VE SİĞARA ALIŞKANLIKLARIN EN KÖTÜSÜ SİĞARA

Siğara belkide sağlığımız açısından en kötü ve tehlkikeli alışkanlıktır.İşte alışkanlık ve alışkanlığın insanı ne hale getridiğini gösteren önemli sözler hikayeler….

Her şey gizlenebililir ama alışkanlıklar gizlenmez.
Alışmış kudurmuştan beterdir.Türk atasözü
Küçük birkartopu, yuvarlandıkça nasılbüyüyüp çıg haline gelirse, alışkanlıklarımız da, devrettikçe akıl almaz ölçüde büyüyüp kuvvetlenirler.
Alışkanlık, anahtarı kaybolmuş bir kelepçedir. Jâmos Parrish
Alışkanlık, sırf bizim uysallığımız yüzünden kudret kazanmıştır,
Alışkanlıkların zincirleri önce duyulmayacak kadar hafif, sonra da kırılmayacak kadar güçlü olurlar.
Alışkanlıklar bırakılmazlarsa, zamanla ihtiyaç hâline gelirler.
Alışkanlık bisiklete benzer biz mi onu, götürürüz, o mu bizi, bu hiç belli değildir. ,
Kötü alışkanlıklar pencereden atılmazı onları ancak merdivenlerden yavaş yavaş, zorlana zorlana İndirebilir?

Alışkanlık, içimize sinsice girer, önceleri kuzu gibi sevimlidir, zamanla yerleşir, azılı ve amansız bir koç hâline gelir. Montaigne
Gramofon İğnesi, plağın üzerindeki çizgiyi nasıl izlerse, hareketlerimiz de, alışkanlığımızın açtığı yolu öyle izler. Willam James
İansan, kuvvetliyken güçsüze karşı veremediği savaşı; kendisi güç kaybedip, güçsüz kuvvetlendiği zaman nasıl kazanabilir.
İmam Çazzari

Yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan, sorusunun benzeri şudur;Benzer zevkler mi alışkanlıklardan dogar, alışkanlıklar mı zevklerden?
Tilki, derisinden vazgeçer de, alışkanlığından vazgeçmez.Suetonius
Alışkanlık çukuruna düşersek, çıkması zor olur.Belkide hiç çıkamazsın
Alışmak,biziçok şeyden mahdum ediyor.
Önce hoşlandığımız için alışıyoruz, sonra alıştığı­mız için hoşlanıyoruz, en sonunda da, hoşlanmadı­ğımız halde devam ediyoruz.
Alışkanlık bir halata henzer, her gün kipini örer ve sonunda onu, koparamayacağımız kadar güçlü yaparız,
Alışkanlıklalımız, hayatımızın en ileri gelen hakimleridir.
İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur.

İlk gördüğümüzde korktuğumuz birçok şey vardır ki, zamanla alışır, hic aldırmaz oluruz.
Eger nisanlar senin bir şeye alıştığını fark ederlerse, o şeyi senin   yuların olarak kullanırlar.
Gençlikte kazanılan alışkanlıklar, yaşlılıkta ahlâksızlık sayılır.
Alışkanlık pek yaman bir öğretmendir, ama hiç vazgeceni yoktur.
Alıştığımız için, dünyanm ve bütün gökcisimlerinin boşlukta motorsuz, çarksız dönüşleri bile bize normal görünüyor. İnsan  kendisini satan çemberin içinde döner, durur.
Lucretius
Her alışkanlık elimizi daha becerikli, dehamızı daha beceriksiz kılar.
Birgün, adam, sokakta maskaralık eden bit ço­cuğu azarlamış. Çocuk; beni çok önemsiz bir şey için neden azarladınız, demiş. adam, cevap vermiş: Sima alışkanlık önemsiz bir şey değildir,
Alışkanlıkanlıklarımız bizimle birlikte büyürler ama  bi­zimle birlikte yaşlanıp hastalanmazlar; fakat bizimle birlikte ölürler.

SİĞARA VE GÖNÜLLÜ AJANLAR

Beni sigaraya alıştıran, arkada­şım oldu, Yanımda sürekli olarak sigara içiyordu. İnsanın ağzından duman çıkması ilgimi çekiyordu.

Bir defasında ondan bir sigara is­tedim. Seve seve verdi. Birlikte o gün çok eğlenmiştik.

Kokusu hoşuma gittiği ve arka­daşımla birlikte eğlenceli zamanlar geçirmemizi sağladığı için sonraki günler de tek tük sigara tüttürmeye devam ettim. Tüttürmeye diyorum, çünkü baştan, içime çekmiyordum. Fakat bu tüttürme faslı bir hafta kadar devam etti. Birgün arkadaşıma, bak ben de ciğerlerime çekeceğim, de­dim. İlk defa içine sigara dumanı çeken insan mutlaka bir delidir. Organizmaya öyle aykırı bir şeydi ki, öksürmekten gözlerim yaşardı.

Bu oyunların ne zamandan itibaren ciddiye döndüğünü hatırlayamıyorum, İlk zamanlar arkadaşımla birlikte “bahar” sigarası içiyordum. Paket alırken ben de para katmaya başlamıştım.

Kendi başıma aldığım ilk sigara, Ronson diye pek duyulmamış bir markadır, Her türlü tütünün kokusu bana hoş geliyordu.

İlk defa sigara içişimin üzerinden iki yıl veya biraz daha fazla bir zaman geçmişti. Birgün, arkadaşım, “Biliyor musun Turgut, dedi, senin sigaraya alış­manı istiyordum. Böyle düşünmüş olacağı, öldürseler aklıma gelmezdi. O ise, sözlerine son derece olağan bir edayla devam etti:

İnsan, sigarayı arkadaşıyla birlikte içmek istiyor, birimizde olmasa da diğe­rinde mutlaka sigara oluyor. Ayrıca, yanındaki kişi içmeyince, insan kendisini, akılsızca davranan biriymiş gibi hissediyor.

Bu konuşmadan sonra sigarayı bırakmak için fırsat kollamaya başladım. Bir kaç teşebbüste de bulundum ama şimdilik sonuç alamadım. Arkadaşım, ne yapsan nafile diyor.

SİĞARA VE İNTİHAR FEDAİLERİ

Önceden, insanlar bizi yakıyorlar mıydı?

–  Sigara mı dedin, sigara ne demek anneciğim?

– İnsanlar bizi kesip kuruttuktan sonra ince ince kıyıp, kâğıtlarla, silindirik biçimde sarıyorlardı. Bir kurşun kalem kalınlığında olan bu tütün çubuklarına sigara adı veriliyordu.

–  Niye bizi o şekilde sarıyorlardı?

–  Yakmak için tabi ki.

–  Peki bizi nasıl yakıyorlardı? Ocaklara, fırınlara, sobalara mı dolduruyorlardı?

–  Hayır yavrucuğum, insanlar bizi ağızlarında yakıyorlardı.

–  Ağızlarında mı? İnsanların ağızlarında ateş mi yanıyor?

–  Hayır oğlum, insanlar sigaranın bir ucunu dudaklanyla kıstırıp, öbür ucunu da çakmak, kibrit veya korla tutuşturuyorlardı.

~ Sigarayı dudaklarına niye kıstırıyorlardı?

–  Nefes alırken çektikleri hava içinden geçince tütünler daha hızlı yansın ve daha çok duman çıksın diye.

Korkunç bir işkence! Peki, insanlar bunu niye yapıyorlardı?

–  Aslında doğru dürüst bir sebepleri yoktu. Sadece ağızlarından duman

çıkmasından hoşlanıyorlar ve bu dumanın kokusunu seviyorlardı.

–  Bizi bundan dolayı mı yakıyorlardı?

– Evet bundan dolayı. Bir de bizim kanımız olan nikotinin kendi kanlarına karışması onlara keyif veriyordu.

–  Vay zalimler, vay canavarlar!

–  Çok şükür ki vazgeçtiler.

– Peki, hoşlandıkları hâlde bizi yakmaktan niye vazgeçtiler? Merhamete gelip bize acımaya mı başladılar?

– İhtiyaçları söz konusu oldukça, insanların merhamet duygulan asla faaliyete geçmez, insanlar bizi yakmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyeceklerdi. Fakat biz onlara karşı destansı bir mücadele vererek, dünyada sigara içen bir tek Allah’ın kulu bırakmadık.

–  Vay be, nasıl yapmışız bunu anne?

– insanoğlu ile, asırlar sürecek bir savaşa giriştik. Bizi yakmalarının intikamım almak için, nesiller boyunca yanmayı yakılmayı göze aldık Hatta, daha fazla sigara içmeleri için onlan tahrik ettik?

Niye?

–  Çünkü intikamımızı ancak bu şekilde alabilirdik

– Anneciğim anlamadım, daha fazla sigara içilmesi bizim zararımıza değil miydi?

– Evet, zaranmızaydı; fakat intikamımızı alabilmek ve insanların kesin bir şekilde el­lerini üzerimizden çekmelerini sağlamak için başka bir seçeneğimiz yoktu.

–    Sonunda insanlara ellerini kesin bir şe­kilde üzerimizden çektirmeyi başardığımız meydanda. Peki intikamımızı da alabildik mi?

–    Evet, oğlum, fazlasıyla aldık Milyarlar­ca insanı öldürdük milyarlarca insanı sakat bıraktık çeşitli hastalıklara uğrattığımız insan sayısını kimse hesaplayamaz. Nice aileleri perişan ettik nicelerin yıllarca parasını çar çur ettirdik

–    Sonunda insanlar yenildiler mi?

–    Yenilmek ne kelime, pes ettiler, pes

HAYDİ ŞİMDİ SİĞARAYA DUR DE

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı