Saglık

Siğaranın Sağlığa Zararları

Siğaranın Sağlığa Zararı Üzerine

Siğaranın Sağlığa Zararı Üzerine Bir Kaç Hikaye Söz

Siğaranın insan sağlıgına zararları saymakla bitmez bu kısa kısa hikayeler belki bir nebze olsun siğaranın salığımıza olan zaralarını sizlere hatırlatır ve ondan kurtulmanıza yardımcı olur.

– Onları nasıl yendik peki?

–   Biz iş birliği içindeydik diyorum ya!

– Bizim gibi bitkilerin iş birliğinden ne olur be anne!

– Ah bunu anlamak kolay değildir ama, bilmen gerekir ki, İş birliği yapanla­rın güçleri sınırsıza dayamr yavrucuğum,

– Sigaraların arasında nasıl bir iş birliği vardı peki?

–   Yavrucuğum, anlatıklarım kesinlikle doğru,

–   Tamam yavrum, üzülme, o günler çok gerilerde kaldı, artık insanlarla barış içinde yaşıyoruz. Şimdi ne onlar bizi yakıyor, ne de biz onları zehirliyoruz,

–  Ne dedin anneciğim, biz onları zehirliyor muyduk.

–  Herhlde oğlum, boşuna yanmı­yorduk tabi ki. Yandıkça 4000’den fazla türde kimyasal bileşik oluşturu­yor, sonra bizi yakan kişinin içinde iş bölümü içinde çalışıyorduk.

–  Nasıl bir iş bölümü?

–  Aman çok sessiz konuş, bir du­yan olabilir,

–  Bunun ne sakıncası olabilir, artık barış içinde değil miyiz? Biz, her şeyi gizli gizli yaparız. Yaptıktan: sonra da, şunu yaptık demeyiz. Milyarlarca insanı bizim öl­dürdüğümüzü herkes bilir, ama biz kalkıp da, şöyle şöyle yaptık demeyiz. Susmak ve gizlenmek, açıklama yaparken de en azla yetinmek, bizi bugünlere getiren sırdır.

– Sigaralar arasında nasıl bir iş bölümü vardı?

– Sigaralar arasında iş bölümü yoktur, iş birliği vardır. İş bölümü, sigaranın içindeki kimyasal madde­ler arasındaki bir faaliyettir.

– Galiba bu biraz kanşık bir konu. İstersen bu kısmı geçelim.

– Hayır, bu son derece kolay ve anlaşılır bir ba­histir. Bin derecelik sıcaklıkta yanarken, tütünler bin­lerce çeşit kimyasal maddeye dönüşür ve bunların her biri, bir plân dâhilinde kendi görevini yürütür.Tabii gerektikçe iş birliğine de giderler.

–     Onların hareket planlarını sen biliyor musun anneciğim?

–     Evet, biliyorum.

–     İnsanlar da biliyorlar mı peki?

–     Hayır, onlar bilmiyorlar ve hiçbir zaman da öğrenemeyecekler.

–     Niçin? Artık insanlarla barış ve esenlik içinde yaşamıyor muyuz?

–     Evet ama, insanların iradeleri son derece zayıftır. Bundan dolayı, yeniden sigara içmeye başlayabilirler. Eğer böyle bir çılgınlığa kalkışırlarsa aynı şeyleri yeniden yapabilmek için, saldırı ve tahribat plânımızı hiçbir zaman onlara açık­lamayacağız.Peki, bunu ben Öğrenebilecek miyim?

–   Elbette, fakat benim bildiğim kadarını…

–   Sen de hepsini bilmiyor musun anneciğim?

–  Ne yazık ki yavrucuğum, konunun bütün ayrıntılarını ben de bilmiyorum. Sadece ana plânı biliyorum. Fakat bana anlatıldığına göre, ondan sonrasını bil­memize gerek de yokmuş; çünkü bin derecelik ısıda yanarken, o şiddetli acı içinde, her parça, verebileceği en büyük zararı vermenin yolunu bulmaktaymış.

Ama planı çok merak ettim anneciğim. Onu bana anlatacaksın değil mi?  Evet ama, Önce, onu hiçbir zaman, hiçbir yabancıya açıklamayacağına dair söz vermen lâzım.

– Buna inanamıyorum anneciğim, sen bana da mı güvenmiyorsun!

– Prensiplerimizi çiğneyemeyiz.

–  Tamam, söz veriyorum, sırrımızı hiçbir zaman, hiçbir yabancıya açıkla­mayacağım.

– O zaman iyi dinle: Her savaşın planı, düşmanın durumuna ve özelliklerine göre hazırlanır. Bizim can düşmanlarımız ise insanlardır. Bütün insanlar zihin ve bedenden oluşurlar. Onun için biz hem beyne hem vücuda saldırırız.

– Ne kadar ilginç…

– Ordunun asıl gücü beden üzerine sevk edilir. Çeşitli kimyevi maddelerden oluşan bu kuvvetli birlikler dudaklardan başlayarak dile, gırtlağa, nefes borusu­na ve bilhassa da akciğerlere hücum ederler.

– Çok heyecanlı!

– Her sigaranın içinde âdeta kimyasal bir ordu bulunur ve onun askerleri bünyeden atılıncaya kadar çeşitli organlara zararlar vermeye devam ederler.

–  Bu arada insanlar armut mu topluyorlar?

– Oğlum, yapabilecekleri hiçbir şey yok ki. Çünkü artık içlerine girmiş olu­yoruz.

–  O hâlde asıl savaş, insanlar bizi yakıp içtikten sonra başlıyor.

– Aferin, tamamen öyle…

– Sigara içtikten sonra da adam hemen hastalanıp ölüyor değil mî?

–  Hayır, onu bilemedin. Sigara içtikten sonra adama hiçbir şey olmuyor.

–  Ne! O zaman biz boşuna mı yanıp kül ve duman oluyoruz?

–  Ne bir sigara içene bir şey oluyor, ne de biz boşuna kül ve duman olu­yoruz.

– Ne oluyor peki?

–  Adam yaptığı işten büyük bir keyif alıyor.

–  Anneciğim, bu ne biçim plân. Adamın keyfi için mi biz yanıp kül oluyoruz!

–  Hey benim saf oğlum! Biz bunu özellikle yapıyoruz.

–  Nasıl! Böyle saçmalık mı olur ya!

– Evet, yavrum, biz bunu özellikle yapıyoruz. Ordunun beyne hücum eden kısmının ana görevi, her sigara içişinde adama keyif ve mutluluk vermektir.

– İnanamıyorum anne, ne kadar saçma bir plân bu!

–  Ama unuttuğun bir şey var. Kişi böylece sigaraya alışıyor.

–  Eee, o daha da kötü! Herif içip keyif alacak ve keyif aldıkça sigaraya daha di

alışacak, ondan sonra daha fazla sigara içecek, bu arada olan biiim kardeşlerimi­ze olacak Zavallılar hep yanıp duracaklar! Hüngür hüngür. Hüngür hüngür.

–   Sana en başta söylemiştim ya, her sigara içişinde adam aarar görüyor diye.

–  Zarar görüyorsa adamın bundan vazgeçmesi gerekir.

–  Zarar görüyor ama, o bunu görmüyor, yani fark etmiyor.

–  Hiçbir zaman mı?

– Çok sonra. En az beş on yıl, tiryaki pek bir şey hissetmiyor.

– Böylece süreklilik sağlanmış oluyor ha!

– Aynen dediğin gibi.

–  Peki zararlarını fark ettikleri zaman ne olacak?

–  Onun da önlemini alıyoruz, beyne giden kimyasallar bağımlılık oluş­turduklarından. zararlarını fark ettikleri zaman bile insanlar sigara içmekten vazgeçemiyorlar.

– Korkunç bir tezgâh! Böylece tiryakiler kapana kısılmış gibi oluyorlar.

– Hıh, aferin! Şimdi her şeyi anladığını zannediyorum, /et, gayet iyi anladım, keyif vermek mecburiye- ieymişiz, yoksa adam sigara içip zehirlenmeye levam etmeyecektir.

– Çok doğru, ucunda yem olmadıkça ba­lıklar oltaya dönüp bakmazlar bile. Bundan dolayı ne zaman eğlenceli, hoş, kolay ve güzel şeyler görürsen hemen onun ardına

– Anneciğim, bizim bu insan katliamı­mız ne kadar sürdü?

– Bence bu soruyu, insanların sigara katliam» ne kadar sürdü şeklinde sorma­lıydın?

– Bizim onlara verdirdiğimiz zarar, onların ize verdikleri zarardan daha büyük değil mi? onunda pes etmeleri de bunun böyle olduğunu ispatlıyor bence.

–  Bir bakıma haklısın, bizim onlara ver­digimiz zararın daha büyük olduğu kesin.

– Ancak, aramızdaki muharebeyi başlatanın onlar olduğunu göz ardı etmemek lazım. İnsanlar milâttan sonra 1500’lerden baş­layarak, 2500’lere kadar hemen hemen 1000 yıl boyunca sigara içtiler.

–   Bu uzun süre zarfında kim bilir ne çok sigara içilmiştir.

–   Bu miktar ancak yaklaşık olarak hesaplanabilir. Bazı dö­nemlerde günlük sigara tüketimi milyarlarca paket idi.

–   Felâket!

–   Peki ölen insanlar?

–   Onlar da ancak yaklaşık olarak hesaplanabilir. Meselâ Milenyumun ilk yıllarında her sekiz saniyede bir kişi, sigara yüzünden ölmekteydi.

–   O da çokmuş..

–   öyle olmasaydı, bu savaş bitmezdi.

–   Anneciğim, sana son bir şey daha soracağım.

–   Buyur yavrucuğum.

–   Bizi sigara şekline getirenler kimlerdi?

–   İnsanlar.

–   İçenler?

–   insanlaaar?

–   Bu nasıl oluyordu peki?

–   O da işin bambaşka bir yönü yavrucuğum.

Bizim bağımlılık yaptığımızı gören fırsatçılar, sigara üretip satmak suretiyle tütünle tiryakiler arasında­ki büyük savaşın zenginleri oldular. Zaten başından beri sigara alışkanlığını yaygınlaştıranlar onlard».

–   Bizler manga manga yanıp kül olduğumuza, tiryakiler de bölük bölük ölüp gittiklerine göre gali­ba bu savaşın onlardan başka galibi de yok

–   Kesinlikle öyle. Tiryakilerle sigaralar asırlarca boşu

Bizim çocukluğumuzda sigaranın zararları ya iyi bi­linmiyordu, ya da bu konu üzennde özellikle hiç durulmuyordu ama artık mallesef üzerimize çok gidiliyor her yerde siğaranın insan sağlıgına zararları üzerine kampanyalar gösteriler yapılıyor.

Bir Kızıldereli Macerası

Büyük bir kanoya sahip olan bir Kızılderili, günlerce yol aldıktan sonra Afrika kıtasına vardı ve eyvah, çok sıcak bir yere gelmişim bütün insanlar güneşten kapkara olmuşlar diye söylendi.

Bir kıtayı keşfetmiş olduğundan, Kızılderili’nin hiç haberi olmadı. Kızılderili, kanosunda getirdiği tabaklanmış yumuşak tütün yapraklarını güzelce sarıp bir çubuk hâline getirdi. Sonra yerlilere sordu:

– Ateşiniz var mıydı?

Afrikalılar, ateş diye bir şey duymamışlardı bile. Şaşkın şaşkın birbirlerinin yüzlerine baktılar. Sonra kendilerinden iki kuru odun isteyen yabancının isteğini yerine getirdiler.

Kızılderili, yere bağdaş kurup, iki kuru odunu birbirine sürttü, sürttü ve önce ince bir duman çıktı, sonra yedilerin şaşkın bakışları altında odunlar tutuştu. Kızılderili, çubuğunu yakıp kanosuna bindi:

– Sizin ateşten bile haberiniz yokmuş, ben buralarda duramam; hadi Allaha ısmarladık.

Yerliler, ardından seslendiler.

– Hey, yabancı, bu yaktığın ateş ne olacak?

–  Kuzu çevirin, külbastı yapın. İşinize yarar.

Kızılderili, çubuğunu tüttürerek ağır ağır yoluna devam ederken, kendi ken­disine, bu kara cahillerin arasında kalmamakla iyi ettim, diye düşünüyordu.

Bu olayın üzerinden asırlar geçtikten sonra, Eski Dünyanın gemicileri Amerika kıtasına varır varmaz:

– Yahu, dediler, kaç bin yıldır ateşimiz var. fakat tütünümüz yok. Sizi nihayet bulabildik Amma da uzakta oturuyormuşsunuz. Bize biraz tütün verir misiniz?

Gemilerini çubuklarla, tütün tohumlarıyla dolduran Eski Dünyalılar, o günden sonra sigaraya öyle kötü bir şekilde alıştılar ki, Kızılderililerden çok daha fazla sigara içtiler. Dumanla mistik atmosferler oluşturdular. Sohbetle­rinde; aynı salonda, aynı masanın başında bulundukları hâlde, Kızılderililer­den gördükleri şekilde, birbirleriyle duman diliyle anlaştılar.

Siğara Sağlık ve Aynadaki Sen

Sigara sizi deştiriyor. Siz, aynada gördüğünüz kişi değilsiniz. O kişi, sizin sigara içen hâiniz. Sigara içmeyen sağlıklı hâliniz oldukça farklı. Eğer onu görebil­meniz mümkün olsaydı, kendisine ister istemez büyük saygı duyardınız Çünkü onun sizden daha üstün bir sosyal sınıfa mensup olduğunu ilk bakışta fark ederdiniz Aynı şeküde. sigara, sizin ruhunuzu ve kişiliğinizi de değiştiriyor. Önce olumlu yönde değiştiriyor. Sıcak, sohbete yatkın ve kalender kılıyor. Ama sonra sinirli, huzursuz ve münzevi hâle getiriyor. Fakat siz ne o çok konuşan, âdeta sarhoşça yaşayan kişisiniz, ne de her zaman gamlı, bakışları her zaman dert yüklü suskun şahıssınız Sizin sigara içmeyen hâliniz yani gerçek yaratılışınız bambaşka. Ancak, onu şimdi hiç kimse btimiyor. Çünkü o şahsiyet açığa çıkmadı. Çünkü sigara sizi değiştirdi ve siz başka biri oldunuz

İnsanların siz zannettikleri kişi, gerçekte siz değilsiniz Onların gördükleri, sizin sigara içen halinızdir. Ve ne yazık ki, sizin de bildiğiniz tek hâliniz o. öteki hâlinizi, asi hâlinizi kenttiniz de bilmiyorsunuz. Sigara içtiğiniz için başka biri oldunuz. Daha doğrusu olmaktasınız ve giderek farklı birisi oluyorsunuz.

Ne Dediler

Mine Mahmuz Kuaför

Boş sigara paketlerini iyice kırıştırarak çöpe atan tiryakiler bilmelidirler ki, ezip buruşturdukları o paket de, kendilerinin yü­zünü tıpkı o şekilde iyice kırıştırıp buruşturmaktadır.

Funda Üstel Sekreter

Sigara içmeye bayılıyorum. O kadar lezzetli, o kadar hoş ki, içenler bir yıl içinde ölseler gene içerim. O benim en tatlı meşguliyetim. Sigaram ve çak­mağım hep yanımdadır. Onlar benim en iyi arkadaşlarındır. Ben dünyada sigaradan daha büyük bir zevk düşünemiyorum. Varsın içmeyenler ot gibi yaşasınlar, ben ömrüm boyunca sigara içmeye devam edeceğim. 5-10 yıl daha az yaşayacakmışım, hiç umurumda değil.

Siğara ve Sağlık Bilmeniz Gerekenler

Sigara; akciğer, solunum yollan, dil ve gırtlak kanserine yol açmaktadır. Esrar, kokain, eroin gibi uyuşturucuların sebep oldu­ğu hastalık listeleri, sigaranınki kadar uzun değildir ve o listelerin hiçbirinde kanser kelimesine rastlanmaz. Çeşit çeşit kanserden başka; müzmin bronşit, kalp ve damar hastalı klan; sigaranın se­beplerinden biri olduğu 50’den fazla hastalığın en bilinenleridir.

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı