Anne Çocuk

Aile Çocuk Okul Dönemi

Aile Çocuk Okul Dönemi Çocuğun Eğitimi

Aile Çocuk Okul Dönemi Çocuğun Eğitimi İlkokul Ögretmenin Önemi ve Ailenin Dikkat Etmesi Gerekenler

Son çocukluk dömmindeki çocuklar artık düşündük­leri ve merak ettikleri şeyleri olayları becerileri denmeye başlar. Bir anlamda düşündükleri şeylerin gerçekleşmesi onlara büyük haz verir.Son çocukluk dömmindeki çocuklar artık yazı yazmayı öğrenmesi, resimli öykü kitaplarını okuyabilmesi, sayılan toplayabilmesi çocuğa haz veren beceriler arasında sayı­labilir.

Okuma Becerisinin Gelişimi

Okuma, bir görsel motor semboller serisini sözlü veya sözsüz olarak ses dizilerine çevirme süreci olarak tanımlanabilir. Okuma­ya hazırlık, çocuğun okumaya başlamak için gerekli tüm bilgi ve becerilere sahip olması anlamını taşır.

M.Ormanlıoğlu Ufuğ’a göre okumayı öğrenme, yazma ve imla, her şeyden önce duyular arası yoltann iyi bir şekilde iş­leyişini gerektirir. Aynı zamanda motivasyonel olgunluk ve benlik kontrolü ile iyi kas kontrolünü de gerektirir.

Okumayı öğrenirken çocuğun yazılan parmaklarıyla izlemesi, dudağım hareket ettirmesi, yüksek sesle okuması, kelimeleri oku­madan önce harf harf veya hece hece okuması gibi davranışlar elden geldiğince engellenmelidir. Çünkü bu tip davranışlar za­manla alışkanlık haline gelir ve çocuğun düzğün okumasını engeller.

Okumada en etkili olan faktör, görsel ve işitsel dil merkezleri arasındaki ilişkinin iyi bir şekilde gelişmesidir. Ancak, bu durum­da, yazıya bütünüyle bakmak, izlemek, okumak ve anlamak mümkün olacaktır.

Çocuklar, okumayı değişik yaş ve aşamalarda öğrenirler. Bir çocuk anaokuluna başladığında bazı tek sözcükleri okuyabilirken, başka bir çocuk ilkokul döneminin bitimine dek bu gekşim aşamasına ulaşamayabilir.

Çocuğun kitaplara duyduğu ilgi okulöncesi dönemde  ağır­lıklı etkinliklerin çeşitüığince ve zenginleştirilmiş deneyimlerle, yaşamının ilk yıllarında başlar. Ona okunan öyküler, söylenen şar­kılar, mırıldanman çocuk şiirieri/melodilerinin tümü çocuğun ko­nuşma ve yazma diline duyduğu ilginin gelişmesine yardımcı olur. Bu tür etkinlikler de ileriki okuma becerisinin temellerini oluşturur.

Çocuğun okula başlamasıyla birlikte kelime bilgisini artırma, görsel-işitsel alıştırma, ses-sembol algılaması gibi dil mekanikleri­ne önem verilmelidir. Öğretmenin amacı, çocuğu yeni, olduk­ça kanşık bir beceriyi öğreneceğinin bilincine vardırmaktır.

Çocuklar okula başladıklannda alfabeyi öğrenirken, ebevey­nin tutumlan onlan fazlasıyla etkiler. Ebeveynin bu konudaki des­teği çocuğun başansının artmasına yardımcı olabilir. Ebeveyn ve öğretmen işbirliğinde, özellikle çocuğun duyusal motor ve dil yeteneklerini geliştirmesinde, ebeveynden yardım istenmelidir. Bazı çocuklar, çevrelerindeki kişilerin okuma faaliyetlerinden ba­zı şeyler kaparlar. Bu çocuklar okula gidince, daha önce aldıkları uyaranlann etkisiyle çok kısa sürede okumayı öğrenirler. Öğret­menler, okumayı erken öğrenen çocukların çevresel uyaranların etkisiyle mi, yoksa duyular arası iletişimin iyi organizasyonu ne­deniyle erken öğrenmenin mi olduğunu anlamaya çalışmalıdır. Çünkü ikinci haldeki öğrenme ideal olanıdır. Kendiliğinden ve bağımsız olanıdır. Çocuk için iyi bir gelecek vaat eden bir öğren­me şeklidir.

Havighurst (1972) ilkokulun beşinci sınıfının sonuna kadar sesli ve sessiz okuma hızının hemen hemen son gelişim noktası­na gelmiş olduğunu söyler. Okuduğunu anlama yeteneğinin gelişimininse öğrenmeye bağlı olarak devam edeceğini, aritmetik­le ilgili becerinin gelişiminin de 12-13 yaşlarına doğru alt sosyo­ekonomik düzeydeki mesleklerin veya bir işçinin günlük yaşantı­sında kullanabileceği düzeye ulaştığını belirtmektedir.

Okuma Güçlükleri

Sol Eli Kullanma

Ana-babalar, solak bir çocuğun büyük bir olasılıkla yavaş okuya­cağı konusunda sık vık endişelenirler, ama bu kanıyı destekleye­cek hiçbir kanıt yoktur. Bu konuda pek çok araştırma yapılmış ve hepsi aynı bulguya ulaşmıştır: Okuma becerisini ölçen testlerde

solak çocuklar, sağ elini kullanan aynı yaştaki çocuklar kadar yük­sek puanlar alabilmektedir. Bu nedenle, çocuğun yazarken ve re­sim yaparken sol elini kullanmayı yeğlediğini fark eden anne ve babanın endişelenmesine hiç gerek yoktur. Önceden hiç görün­meyen bazı sorunlara yol açabileceğinden, sol eli yerine sağ eli­ni kullanması için çocuğun kesinlikle zorlanmaması gerekir. Ayrı­ca bu durumun doğal ve fizyolojik bir olay olduğu da akıldan çı­karılmamalıdır.

Disleksi

Her çocuk kendi gelişim hızına göre okumayı öğrenir; çocuğu­nuzun ana sınıfında onun okuma düzeyinin ilerisinde olan ço­cuklar varsa, bu konuda endişelenmemeniz gerekir. Bununla bir­likte, bazı çocuklar zekâca normalin üstünde olmalarına, düşün­ce ve duygularını anlaşılır ve etkili bir biçimde ifade etmelerine ve başkalarıyla rahatlıkla sözel iletişim kurabilmelerine karşın, okumayı öğrenirken büyük güçlük çekerler. “Disleksi” ya da “özel okuma bozukluğu” olarak bilinen bu durum, çocukların yaklaşık olarak yüzde beşinde görülmektedir. Dörde birlik bir oranla, erkek çocuklar kızlardan daha çok etkilenmektedir.

N.Razon; Disleksi’yi konu alan araştırmasında şu disleksi ta­nımlamasına ve yorumuna yer verir:

“Disleksi, konuşma ve yazı dilindeki bozukluklardan, algı ve hareket yetersizliğinden, mekânı ve zamanı yapılaştırma güçlü­ğünden doğan, özellikle okuma çıraklığı sırasında görülen bir okuma bozukluğudur. Disleksili çocuklara genellikle zekâları nor­mal olduğu halde okuyamayan öğrenciler arasında rastlanır. Yön­leri ayırt edememeden dolayı harfleri karıştıran, algı hataları ya­pan, analiz-sentez yapamayan çocuğun, görsel-motor bir alışkan­lık olan okumada başarısızlığa uğraması beklenen bir sonuçtur.”

Disleksi’nin sebebi konusunda henüz genel bir görüş birliğine ulaşılamamıştır. Bazı uzmanlar disleksi’nin ana-babadan çocuğa geçen kalıtsal bir bozukluk olduğuna inanırken, diğerleri de onu çocuğun sinir sistemindeki bir anormallikle ilişkilendirirler.Eğer aile bu probleme kendi çabaları ve gayretleri ile bir çözüm bulamıyorsa Dislekinin tam üzerinde durulmadan profosyonel bir yardım alınmalıdır.Bu çocukları uygun müdahalelerle yeniden hayata, bağlamak uyumlarını sağlamak gerekir.

ANA-BABAYA NOT

Çocuğa okuduğunuz öyküler, söylediğiniz şarkılar, mırıldandığınız çocuk şiirleri onun konuşma ve yazma diline duyduğu ilginin ge- kşmesine yardımcı olur. Bu da ileriki okuma becerisinin temellerini oluşturur. Bu nedenle mümkün olduğunca ona sık kitap okuyun. Kitap okuma uğraşını zevkle yerine getiren birer model oluşturun. Ev ortamında televizyonu kapatıp kitap okumaya zaman ayırın. Bu amaçla kitapçı dükkânına gittiğinizde siz kendi ilgi alanınıza giren kitaptan seçerken, çocuğa da sevdiği kitapları seçmesine olanak ta­nıyın. Çocuğunuzu özendirin, ama evde okuma öğrenimini aşın kuralcı bir süreç haline getirerek zorlayıcı olmayın.

Okuma her zaman eğlenceli olmalıdır, bu yüzden okuması için çocuğunuza baskı yapmaktan kaçının; bu tür bir zorlama onu öylesine endişelendirebilir ki eline her kitap verilişinde geri­lir. Neşeli, bol resimli (açıklayıcı örneklerle donatılmış) ve onun yaşındaki bir çocuğun ilgisini çekebilecek türden kitapları seçme­ye özen gösterin.

Yazma Becerisinin Gelişimi

Yazma, “sözlü veya sözsüz konuşma seslerini, karşılıkları olan görsel motor sembollere çevirme sürecidir”, Eli kullanmada yet­kinlik/ tam olarak gelişmiş bir görme yeterliliği, dikkati yoğunlaş­tırma ve dile ilişkin bir kavrayış, ustalıkla yazabilmek için çok önem taşıyan niteliklerdirr,

Yaşamın ilk yılında bebeğin oyunlarının çoğu, sonraki yıllar boyunca gelişecek olan yazma becerisine katkıda bulunur; çün­kü bu oyunlar sıramda çocuk, ellerini ustalıkla kullanmayı öğrenme, oyuncakları parmakları ve elleriyle dikkatle İnceler, bu da onun ellerini kullanma ve becerisini gelişime imkanı verir.

 

18 aylık dolaylarında istedigince karalamalar yapar ve 2 yaşına ulaş­tığında karalamalarını biraz daha eşgüdümlü bir biçimde gerçek­leştirir. Önceden kullandığı gelişigüzel çizgiler yerine uzun düz çizgiler kullanır. Örneğe bakarak dikey bir çizgi çizmeyi bile de­neyebilir. Tipik bir 3 yaş çocuğu bir daire örneğine bakıp kalem veya pastel boyayla aynısını çizebilir.

3 ile 5 yaş arasında eli kullanma becerisi ve genel gelişim, ço­cuğun (örneğine bakarak) şekillerin benzerini çizme aşamasını yavaş yavaş aşmaya başladığı bir noktaya doğru ilerler. Artık, ka­lemini kaldırıp önceden çizdiği yere yakın bir noktadan başlaya­rak devam etmesini gerektiren şekiller çizmeye çalışabilir; bu ge­lişim aşaması yazma becerisinin temel niteliklerinden biridir.

İlkokulun birinci evresinde çocukların büyük ve küçük kasları gelişme süreci içindedir. Bu nedenle çocukların ince ve küçük ha­reketleri çok iyi yapmaları beklenmemelidir.

Aşağıda, okul öncesi dönemde çocuğa yararlı olabilecek bazı yazı-öncesi etkinlikleri sıralanmıştır:

  • Çizim, resim yapma.Ne olursa olsun bir şeyler çizmesi için çocuğun
  • Boyama-Çerçeve çizgisi (sınır çizgileri) belirgin olan bir resmin ya da basit, temel bir şeklin içini boyama alıştırma­ları çocuğun el kullanma becerisinin daha yetkin ve kontrol­lü olmasını sağlar.
  • Nokta-nokta şekiller- Noktalardan oluşan basit bir şekil çi­zimi.
  • Şekli tamamlama.
  • Kum oyunu. (Kum üzerine sopayla yapılan şekiller.)
  • Karalama defterleri,
  • Labirentti bulmacalar- Labirentten çıkış yolunu bulabilme­si, çocuğun yön duygusunu ve elini kullanma becerisini ge­liştirir.

Çocuğun kalem tutuşu da önemlidir, Çocuk kalemi nasıl tu­tarsa tutsun başarılı çizimler yapabilse de, hem yukarıda sözü dilen yazı-öncesi etkinliklerin birçoğunu tamamlayabilmek için ögrenme iç güdüsüne kalmıştır.Birazda konuya kendi açımdan örnek verek devam edecek olursak. Yıl sonu geldiğinde İstanbul’a dö­nünce, aynı mahareti Makbule öğretmenim Ulubatiı Haşan  İlkokulunun 2. sınıfında göstermiş ve dört yıl onun sıcaklığında ilko­kulu tamamlamıştım. Her iki öğretmenim de bu kitapta yer alan “etkili yaşam” ve “etkili öğrenme” ilkelerini harfiyen ve başarıy­la uygulayan iki mükemmel kişiydi benim gözümde. Bugün ge­riye dönüp baktığımda ortaöğrenim kademesinde ismini unuttu­ğum hocalarımın olduğunu, ama bu iki öğretmenimi ve onların yüzlerindeki tebessümü asla unutmadığımı düşünüyorum.

O günden sonra bir eğitimci olarak çocuğun hamuruna şekil veren en önemli mimarların ilkokul öğretmenleri olduğu şeklindeki bil­gilerime olan inancım arttı. Öğrencinin öğretmenini özdeşim modeli olarak aldığını ve taklit ettiğini, bu nedenle ilkokul öğret­meninin davranışıyla, tutumuyla, yaşam biçimiyle, adalet anlayı­şıyla sağlıklı bir model oluşturması zorunluluğunu anladım.

İşte bu duygularla başladığım “Okulda Çocuk” bölümünde, uzun bir eğitim-öğretim maratonu içine giren çocuğu okulda değerlendirmeye çalışacağım.

Öğretmenlik mesleği; cehalete karşı yapılacak sa­vaşta asıl zaferi kazananların ve buna İnananların mesleğidir.

KEMAL ATATÜRK

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı