Anne Çocukİnsan ve Yaşam

Çocuğunuzu Nasıl Alırdınız?

Çocuğunuzu Nasıl Alırdınız? Çocuk Sizlere Yük Olmasın...

Çocuğunuzu Nasıl Alırdınız? Çocuk Sizlere Yük Olmasın…

Her insan dünyaya kalıcı şeyler bırakmak ister. Bazıları bir kitap, bazıları bir resim, bazıları bir söz, bazıları bir tutam gübre, bazıları bir çocuk bırakır geride. Emek ve sabır isteyen çocukların nasıl ve ne zaman büyü­düğü tarihin ilk dönemlerinden beri sorula gelen bir sorudur. Hiçbir üniversite sınavında bu soru çıkmasa da araya yıllar giren ilişkiler içinde insanlar ilk buluşmalarından bu soruyu birbirlerine sorarlar: ‘Çocuklar nasıl da büyüyor değil mi?

Zaman çabuk geçiyor. Daha yeni doğmuşlardı. Ne ara serpildiler?..” Muhabbet geniş bir düzlem üzerinedir. Bıraksan bir sahurluk gider. Bu konuda Aristo’nun birkaç sözü vardır yoksa bile uydurur bizimkiler. Hal böyle olunca biz de iki farklı bakış açısını sayfalarımıza taşıyalım dedik. Aslında taşıdık mı ben de bilmiyorum. Editöryaz dedi, maileme düştü bir şeyler. Okuyun ilham alın.

Beyhan İsmet Ekoseoğulları (Modacı)

Camianın önde gelen isimlerinden oldu­ğum için sık sık sorulur bu soru bana. Ço­cuk ister misiniz? İsterim tabi ama büyümüş ve çekirdeksiz üzüm kıvamında olursa olur yani yoksa uğraşamam canım. Böyle bir dün­yaya çocuk getiremem ayol. Öyle bir gücüm de var mı bilmiyorum. Pardon. (Burada kırıtıldı ve gülündü.) Yani düzen bozuldu, insanlık öldü kal­dıranı yok. Yani şimdi organik süt lazım, sütanne lazım. Eee bizim bir Hollanda yapıp Fikrettin ile evlenmemiz lazım. Malum Türkiye şartlan demok­ratik, laik ama özgür değil. Süzgeç gibi bizi üste bı­rakıveriyorlar. Ne yapalım dünya böyle. Kendi arzu­larımızın önünde kapılıp gidemiyoruz. Biz uzaydan da gelmedik.

Şimdi bu konu çok uzayıp gider. İleride şartlar de­ğişirse bir evlatlık da edinebiliriz. Biz de bu dünyadan göçer iken dikili bir ağacımız olsun diye çabalayaca­ğız tabi, (espri: Ferhat Bey her zaman göçüyor ama, gülüşmeler) Önümüzdeki maçlara bakacağız diyeyim mi, demiyeyim mi? Dedim gitti.

Bizim için özel bir semt kurulursa belki çocuk yapmayı, satın almayı düşünebilirim. Malum ortalık yetim kaynıyor. Aynca eğitim şart, spora önem ver­meli ve sağlıklı beslenmeliyiz. Ülkece bugünlerde desteğe ihtiyacımız var. Birlik Zamanı.

Sosyal Sorumluluk Projesi Yürütüyorum;Sadık Hamur (Bireysel Yük Operatörü)

Aslında halk dilinde “hammal” diyorlar ama ben Cağaloğlu’ndaki Berketay Ötekileştirmeyengil-lerden ahimizin “bireysel yük operatörü” tanımla­masını çok daha şık buluyorum. Sözlüklere girecek bir saptama sanki. Bazen benim kafa bulduğunu düşünsem de afili bir kelime.

Konuya gelince ben en az bir voleybol takımı kurmayı düşünüyorum. Şu an dört çocuk yaptım. Şükür hanımın sağlığı yerinde. Ev annesi zaten. Malum çocuk olunca annelikten başka bir şey ya­pılmıyor. Üstüne Nouma pardon kuma getirmeyi düşünüyorum. Hem onu hem forveti rahatlatmam. Geleceğimizi daha parlak olacak. Çocuk rzkıyla geliyor. Bakıyorum her gün onlara. Bakışımı hiç esirgemem. Hem büyüklerin kıyafetlerini giyen kü­çükler sayesinde ülkedeki geri dönüşüme de büyük katkı sağlayarak israfı önlüyorum. Yardım kuruluş­larından yardım alarak insanların sevaba girmesini sağlıyorum. Ben olmasam kurbanda et dağıtılacak fakir bulamayacak mahalleli. Aynı zamanda dev­letin sıcak elinin halkın üzerinde görünmesini de bir fiil ben ve ailem sağlıyor. Bunun altını dikkat­le çizmek istiyorum. Vicdanlan rahatlatıyorum. 0 sebeple evliliğimin ilk yılında başlattığım bu sosyal sorumluluk projesini sürdüreceğim.

Kaynak:Rengarenk Dergisi

 

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı