Anne Çocuk

Çocuk Aile Arkadaş Okul Sosyal Çevre İlişkisi

Çocuk Okul Aile Arkadaş Sosyal Çevre İlişkisi Aileye Düşen Görevler...

Çocuk Aile,Çocugun Arkadaş Okul Sosyal Çevre Edinmesi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler,Çocuk Okul ve Bu Sırada Aileye Düşen Görevler…

Bu evre boyunca, akranlarla arkadaşlık oldukça önemi ha­le gelir. Çocuklar yaşıt arkadaşlardan oluşan destekleyici bir gru­ba uyum sağlamak ve ait olmak isterler. Bir akran grubuna uyum sağlamak ve yeterli sosyal becerilere sahip olmak, ço­cuğun yüksek benlik saygısına ulaşmasında oldukça önemli bir yer tutar.

Aynı anda hem akranlarına uyum sağlamaya çalış­mak, hem de diğerlerinin yeteneklerinin değerini bildiğini gös­termeye ve kendi yeteneklerine önem verilmesine çabalamak, bu yaş grubundaki çocuklar arasında bir rekabet ortamı yaratır.

Okul yıllarının heyecanlı yönlerinden biri yeni arkadaşlıklar kur­maktır, Çocuk başkaları tarafından sevilmek, oyunlara ve etkinlik­lere kabul edilmek ve değer verilmek İster,

Okulda çocuk, kurduğu arkadaşlıklar sayesinde aile birimi­nin ötesinde ufkunu genişletir, dış dünyaya ilişkin deneyim alıp anmaya başlar, benlik imajı oluşturur ve bir sosyal destek siste­mi geliştirir.

Arkadaş beğenisinin önem kazandığı son çocukluk dönemle­rindeki 8 12 yaşlar aralındaki dilim, “gruplaşma döneminin ön hazırlayıcın olarak bilinir, Takıma bağlılık ve onun içindeki işbirli­ği, bireysel yarıştan üstün gelebilir.Okul çağı ile beraber sosyal roller giderek dahada önemini artırır ve sosyal roller cinsiyet daha belirginleşir.

Çocuklar okul yaşına eriştiklierinde arkadaşlarının kalıcılığıda  artmaya başar kızlar daha sınırlı sayıda çocdda daha kuvvetli arkadaşlıklar kurarken erkekler daha fazla sayıdaki çocukla arkadaşlık ederler.

Rekabet etmek doğal ve değer taşıyan bir güdülenimdir, ama diğer çocukların başarılan ile yeteneklerinin akla uygun bir biçimde kabul edilmesiyle daha ılımlı hale getirilmelidir. Her­hangi bir yanşma ortamıyla karşı karşıya kaldıklannda, bazı ço­cuklar eleştirilme veya reddedilme riskini azaltmak amacıyla et­kileşime girmekten kaçınırlar. Aşırı yarışmacı tutum ile aşırı çe­kingen davranışın her ikisi de, doğal olarak rekabete özendiren bir sosyal çevrede benlik saygısını korumaya yönelik girişimler­dir ve çocuklar için olumsuz sonuçlar doğurur, iu iki tarza ilişkin akranlardan gelen ve zaman zaman sert olabilen geribildirimler, çocuklann yaşıtlarınca nelerin kabul görüp nelerin görmediğini öğrenmelerine yardımcı olabilir. Bununla birlikte, gereğinden fazla veya sürekli yapılan eleştiri ya da reddetme yıpratıcı olup zarar verebilir.

Arkadaşlık yoluyla çocuk; arkadaşının bir olaya (oyuncağım izinsiz almak), öfkeyle tepki vermesine (bağırıp çağırmak ve vurmasına) yol açabilir ve ardından bu olayı olumsuz sonuçlar doğuran bnkhk, kavga-ceza) nasıl yorumladığını düşünup anlamaya başlar. Çocuğun olaylara başka birinin gücüş açısından bakabilmese başka bir inşânın tutum, duygu ve güdülenımlerine ilişkin anlayışına dayanarak kendi davra­nışlarını düzenleyip çevresine uyum sağlamasına fırsat verir. Bu bilişsel gelişimler; sosyal becerilerin ve etkili kişisel İlişki­lerin temelini oluşturan iki yeterliliği çocuğun duygudaşlık kapasitesini ve sosyal yargıda bulunma gücünü artınr.

İlkokul çağı süresince, çocuklar aynı zamanda, kendi cinsiyet­lerine ilişkin görüşlerini de oluştururlar. Çocuklar çoğunlukla ken­dileriyle aynı cinsten oyun arkadaşlarıyla ilişki kurmaya özen gös­terirler ve bu tercih erkeklik-kadınlık kavramlannı geliştirmelerine yardımcı olur. Erken gelişim yıllarında geçirilmiş olan ruhsal ve cinsel çalkantı ve çatışmalar 6-7 yaşından ergenliğe kadar yatışma ve uyuklama durumuna geçer. Bu nedenle bu evre gizlilik dö­nemi adını alır.

Bu evrede çocuklar, kendi kültürlerinde erkeklik ve dişilik kavramlannı ne tür özelliklerin belirlediğine ilişkin daha bireysel gö­rüşler geliştirirler. Bu düşünceler, çocukların genetik yapılarına ve kadınlarla erkeklerin nasıl davrandıklarıyla ilgili deneyimlerine dayanır.

Altı ve on iki yaşları arasında arkadaşlıklar kurmak, son çocuk­luk döneminin en önemli görevlerinden biridir ve bu hayatlan boyunca devam edecek sosyal bir beceridir. Gelişimse) olarak okul çağı çocuğu daha karmaşık ilişkiler geliştirmeye hazırdır. Giderek, duygu ve düşüncelerinden daha çok haberdar olma­ya başlar. Zamana ilişkin geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek kavramlarını daha iyi anlar. Bu yaşta artık aileye eskisi kadar bağlı olmadığı gibi kendine dönük ilgileri de azalmıştır. Artık arkadaşlık konusunda akranlarına daha çok güvenmeye, arka­daşlarıyla birlikte okulöncesi döneme kıyasla daha fazla za­man geçirmeye başlar. Günden güne birbîrleriyle çocukluk döneminin zevklerini ve hayal kırıklıklarını paylaşırlar.

Bir çocuğun hayatında arkadaşların farklı misyonlar üsttendiği görülür: dostluk, duygulan paylaşmak ve zor durumlarda destek sağlamak ayrıca arkadaşlar, sürekle kafalarını kurcalayan ve büyük önem taşıyan “Nasılım?sorusunun cevaplandırılmasında kendilerini kıyaslayabilecekleri ve değerlendirebileçekleri çok önemli bir ölçüttür.

Çocukların arkadaşlıkları çe­şitli evrelerden geçer; önce arkadaşlık kurmaları aynı oyunları oynamaları ve benzer görüntü sergilemeleri yeterli olur, daha sonra ortak değerleri ve kuralları paylaşan çocuk­lar bir araya gelirler; sonunda ergenliğe yaklaşıldığında, baş­kalarını anlama, kendini açma, paylaşılan ilgiler ve daha güç­lü duygusal bağlar üzerine dikkatlerini yoğunlaştırırlar. 14 yaşındaki bir erkek ergenin cümleleri bu noktayı doğrula­maktadır: “Okulda daha mutluyum. Bir sırrımı arkadaşıma anlatmak, aileme anlatmaktan daha kolay.”

Bu ortak gelişim özelliklerine rağmen, çocukların sosyal bece­rileri geliştirme oranlan birbirinden farklıdır. Ayrıca bazıları arka­daşlara diğerlerinden daha fazla arzu ve ihtiyaç duyarlar. Bazı çocuklar zamanlarının çoğunu kendi başlarına, aile üyeleriy­le veya sadece tek bir “en iyi” arkadaşla geçirmek konusun­da oldukça memnunken, diğerleri grup halinde, birçok arka­daşlıklar kurmayı yeğler. Ortalama bir okul çağı çocuğunun yaklaşık beş yakın arkadaşı vardır. Ancak, çocuğun terahleri ve ihtiyaçları seneden seneye ve hatta aydan aya değişebilir. Çoğu durumda bir çocuk arkadaşlarının sayısını sınırlandır­maya karar verdiğinde üzgün veya okul arkadaşları tarafın­dan dışlanmış gözükmedikçe, kaygılanmaya gerek yoktur.

Çeşitli çalışmalar, arkadaşları tarafından sevilen bir çocuğun popüler olmayan bir çocukla karşılaştırıldığında şu özellikleri ta­şıdığını göstermiştir:

  • Akademik açıdan yetenekli: Ana sınıfından başlayarak tüm okul yaşamı boyunca sınavlarda yüksek notlar alır.

  • Fiziksel olarak ilgi çekici, alımlı: Çocuğun görünüşü,güzel yakışıklı ve anlaşmada ki rolü

  • Ailenin en küçük çocuğu: iek doğan çocuğa göre daha az popülerdir

  • Atletik; Spora yetenekii bir çocuğun, yetersiz bir çocuğa göre popüler olma olasılığı daha azdır.

Ana Babaya Not:

Çocuğunuzun başka bir çocuğu sevme nedeni ne olursa olsun, okula başlarken arkadaşlıklar oldukça önemlidir,

Çocuğunuzun okulda arkadaşlarının olması; oyun oynarken ona eşlik edebilecek, sınıfta başına gelenler hakkında onunla ko­nuşabilecek, en son okul söylentilerini paylaşabilecek ve bir soru­nu olduğunda, başı sıkıştığında ona yardıma olacak başka ço­cuklar olduğu anlamına gelir Olgun bir yetişkin olarak sizin bir arkadaşlıkta önem verdikleriniz, çocuğunuzun arkadaşlarında aradıklarından tamamen farklı olabilir.

Araştırmalar, okul çağındaki çocukların şu özellikleri taşıyan arkadaşlar edinme eğiliminde olduklarını göstermiştir:

Aynı cinsiyet

Eş düzeyde duygusal ve sosyal olgunluk

Benzer kişilik özelliklerinin taşınması

Aynı araştırmalara göre, başka eğilimler de ortaya çıkmıştır. Örneğin, tek çocuklar, kalabalık aileleri olan çocuklara oranla arkadaşlıklarını uzunca bir süre sürdürmekte başarılıdır; kız­lar erkek çocuklara göre daha sokulgan görünmektedir.Anaokulu çagndaki çocukların arkadaşlıkları sürekli değişir ve hatta birkaç günden fazla sürmeyebilir çocuğunuz 10-11 yaşlarına ulaştığında arkadaşlıkları daha dengeli, kararlı ve kalıcı olur.

Bununla birlikte çocuğunuzun; (davranışları üzerinde za­rarlı bir etkisi olacagmı düşündüğünüzden ve çocuğun ailesi­ni pek sevmediğinizden) hoşlanmadığınız bir çocukla arka­daştık etmeye başladığın öğrenebilirsiniz. Bu konuda çabuk tepki göstererek gereksiz yere gerginlik yaratmayın. Ne ya­pacağınıza karar verirken acele etmeyin. Çocuğunuzun sınıf­taki başka bir çocukla oyun oynamasını kesinlikle yasaklama ym; çünkü böyle bir yaklaşım, ulaşmak istediğinizin tam ter­si bir sonuç doğurabilir. Çocuğunuza karşı dürüst olun. Bu arkadaşlık konusundaki kaygılannızı anlatarak, başka bir ço­cukla oyun oynamasını yeğlemenizin nedenini ona açıklayın. Arkadaşlarıyla ilgili yanlış ve zararlı olduğuna inandığınız her şeyi sürekli yinelemekten kaçının, yoksa çocuğunuz değer­lendirmenizde tümüyle yanlı davrandığınızı, haksızlık ettiği­nizi düşünecektir. Görüş açınızın dengeli olmasına gayret edin.

Çocuğunuzu bir arkadaşlıktan vazgeçirmeye çalışırken da­ha yararlı olabilecek bir yaklaşım ise, başka bir arkadaşlık kur­maya özendirmektir. Çocuğunuzun zamanını ve dikkatini (baş­ka bir seçenek oluşturan) olası bir arkadaşlığa vermesini sağlayın. Yaşı ne kadar küçükse bunu yapmak o kadar kolay olacaktır. Ör­neğin, çocuğunuza sınıftan (sizin sevdiğiniz) bir arkadaşını hafta sonu birlikte parka gitmeye çağırmasını önerin; bu gezinti öne­risini İlgisini çekecek biçimde sunun. Sonuç olarak yine de, ki­minle arkadaşlık edeceğine çocuğunuz kendi karar verecek­tir; ama belli arkadaşlıkların gelişmesini sağlamaya yönelik karar­lı çabalarınız bir süre sonra istediğiniz sonuçları doğurabilir.

Akadaşı Olmayan Çocuklar

Zaman zaman çocukların bir kısmı yanlız zaman geçirmekten hoşlanır. Bu çocuklar çoğu kez okulda geçirilen uzun veya hareketli bir hafta sonunun ardmdan, kendi başianna kitap okuyarak veya video oyununu oynayarak gecirmeyi tercih eder.

İlkokul çağı çocuğu, çekingen otsa büe yine de kendi yaşla­rınca kabul edilme gereksinimi duyar. Oyun sahasında, okul ko­ridorlarında ve sınıfta çocukla sınıf arkadaştan arasında geçenler, onun okul yaşamından aldığı zevkin yoğunluğunu doğrudan et­kiler. Eğer çocuk, hiçbir arkadaşı olmaksızın yalnız başmaysa, kendini kötü hissedecek, mutsuz olacaktır. Ayrıca okuldaki pek çok öğrenme etkinliği arkadaş ihtiyacını hissettirir, çocukların birbirferiyte işbirliği yapmalarını ve birbirlerinin görüşlerini dinle­melerini gerektirir.

Bir çocuğun hiç arkadaşı yoksa ve kendisini özellikle yalnız ve sosyal açıdan yetersiz hissediyorsa,kaygı duyulacak bir durum söz konusu olabilir.

Çocuk, arkadaş davetlerine hiç çağırılmıyor, okulda öğle ye­meklerinde çoğunlukla yalnız oturuyor, takımın bir üyesi olarak seçilmiyor ve telefonla arkadaşları tarafından aranmıyor olabilir.

Oysa okul çağı çocuğu beğenilmek ister. Ancak bazıları arkadaşlık kurmayı öğrenme konusunda daha yavaştır. Bir kısmı da arkadaşlık kurmaya istekli olduklan halde gruplardan dışlanmış olabilir. Dışlanmalarında veya itici bulunmalarında çeşitli bireysel özellikleri rol oynayabilir. Çocuklar genellikle engelleyici ve sal­dırgan davranışlar sergilediklerinde akranları tarafından reddedi­lir. Bu dışlanan çocuklar, zamanlarının çoğunu yalnız geçirir.

Arkadaşı olmayan bir çocuk, ana-babast için bir sıkıntı kayna­ğıdır. Bu çocuklar kendilerini yalnız ve dışlanmış hissedebilirler ve bunun sonucu olarak duygusal ve uyumla ilgili güçlükler yaşaya­bilir veya akranlarıyla ya da yetişkinlerle ilişki kurmada başarısız olabilirler, Bu durumda çocuk, sizin müdahale etme girişimlerini­zi dikkate alarak problemin varlığını inkâr edebilir. Arkadaşlık ku­ramadığı için acı çekerken, her şeyin yolunda olduğunu söyleye­bilir.

Neden Bazı Çocukların Arkadaşları Yoktur?

Çocuklar çok çeşitli nedenlerden dolayı sosyal alanda sorun yaşa­yabilir. Bunlardan bazıları kendi kontrolleri dışındadır. Aşağıdaki faktörlerden bazıları çocuğun yeni arkadaşlıklar kurması ve/veya bunları sürdürmesi konusunda güçlük yaşamasına neden olabilir:

Çocukla İlgili Etkenler

  • Mizaç özellikleri (utangaçlık gibi)
  • Dikkat problemleri/hiperaktivite
  • Öğrenme güçlükleri
  • Sosyal beceri problemleri
  • İletişim becerileri ile ilgili güçlükler
  • fizik sel, duygusal veya bilişsel gelişimde görülen gecikme­ler
  • Fizikselengel veya itici fizikselgörünüş
  • Kronik hastalıklar, sık hastaneye yatmak, okul devamsızlığı
  • Grup faaliyetlerine katılımı sınırlayan zayi büyük kas bect- ıfileri
  • Duygusal güçlükler (depresyon, anksiyete, düşük benlik saygıu)
  • Çocuğun yanlız kalmayı tercih etmesi
  • Çocuğun sosyal doyumunun ye arkadaşlık ihtiyaçının büyük bir ölçüde aile bireyleri tarafndan karşılanıyor olması.

Aile İlğili Etmenler

  • Ana-babanın tutumunun (aşırı otoriter veya aşırı hoşgörülü, kayıtsız-ılgısız) çocuğun sosyal germim oiumsuı yönde etkilemesi
  • Ana-babanın, çocuğu, arkadaşlık geliştirmek için İhtiyaç duyduğu zamanını, enerjisini ve olanaklarını, onu sınırlayan programlı faaliyet ve görevlerle fazla meşgul etmesi
  • Ana-babanın çocuğun arkadaş seçimi konusunda aşm eleş­tirici ve olumsuz olması
  • Ana-babanın yetersiz sosyal becerilere sahip olması; çocu­ğun iyi bir modele sahip bulunmaması
  • Ana-babanın depresyonda olması, ruh sağlığının bozuk ol­ması
  • Ana-babanın madde bağımlısı olması
  • Ana-babanın eğitiminin şiddet içermesi
  • Ailede stres ve/veya istismarın yaşanması.
  • Ana-babanın çocuğu aşırı derecede koruması veya bulun­duğu etkinliklere aşırı sınırlamalar getirmesi
  • Ana-babanın, çocuklarının bireyselliğini veya özel ihtiyaçla­rını değerlendirme konusunda zorlanması

Çevresel-Sosyal Etkenler ; Ailenin kırsal, izole bir bölgede yaşaması

  • Evin okula uzak bir yerde bulunması
  • Civarda az çocuğun bulunması
  • Ailenin her yaz tatil amacıyla uzak yörelere gitmesi
  • Ailenin ekonomik açıdan sıkıntı yaşaman ve sık şık taşınma
  • Ailenin kültür veya dile ait farklılığının bulunması
  • Çocukları bir araya getirmek ve toplumsallaştırmak için olanak veya programlarının yetersiz kalması
  • Çocukla akran grubu arasında giyiniş, davranış ve yaşam farklarının bulunması.

Böyle Bir Durumda Anne Babanın Yapabilecekleri

  • Çocuğun problemlerinin nedenini araştırın.
  • Ana-baba olarak, çocuğun neden mutsuz olduğunu ya da akranlan tarafından reddedildiğini keşfetmeye çalışın. Yetiş­kin bakış açısından çocuğun dünyası oldukça basit gözüke­bilir, ancak gerçekte karmaşık ve farklı ihtiyaçlarla doludur. Örneğin, çocuğun oyun alanında başarması gereken birçok görev olabilir; bir gruba girmek, konuşmayı sürdürmek, oyunu düzenlemek, sataşma ve diğer engellenme girişimle­riyle başa çıkmak ve diğerleriyle olan anlaşmazlıklan çözüm­lemek. Bunlar ele alınması zor konulardır ve eğer çocuğu­nuz bunlarda başarılı değilse, arkadaşlık kurma ve sürdürme konusunda güçlük yaşayabilir.
  • Arkadaşlarının olmamasının reddedilme, ihmal edilme veya sadece utangaç bir çocuk olmak gibi çeşitli çocuk merkezli nedenleri vardır. Reddedilen çocuklar akranları tarafından açıkça beğenilmeyen ve sürekli hoş karşılanmadıkları hisset­tirilen çocuklardır. Bu çocuklar çoğu kez saldırgan, engelle­yici ve sataşmalara karşı aşırı duyarlı olma eğilimindedirler. Bunlar zarar verici, kuralları ihlal edici olabilirler veya kendi­lerini o kadar huzursuz hissederler ki başkalarının kendileri­ni reddetmesine neden olurlar. Kendi içtepisel ve engelleyi­ci davranışlarından dolayı da reddediliyor olabilirler. Bazıla­rının dikkat bozukluğu ve hiperaktivitesi olabilir.

Diğer taraftan, ihmal edilen çocuklar açıkça reddedilmez ve rahatsız edilmezler ancak çoğu kez önem verilmez, unutulur, ar­kadaş toplantılarına davet edilmez ve bir takıma seçilecek en son kişi olarak düşünülürler. Bu çocuklar yalnızlığı kendileri seçmiş gi­bi algılanabilirler ve pasiflikleri nedeniyle bu duruma düşmüş ol­maktan nefret ediyor olabilirler. Ya da gerçekten yalnız kalmayı tercih edebilirler.

Çocuğunuz arkadaşsız kalmışsa ve bundan dolayı acı çekiyorsa, olabildiğince çabuk müdahalede bu­lunmalısınız.

Kendilerini akranlanna kabul ettirmek, çocuklar için en tatmin edici deneyimlerden birisidir. Tersine, akranlar tarafından redde­dilmek veya alaya alınmak çocuğun benlik değeri ve güven duy­gusu üzerinde büyük bir darbe olabilir.

Çocuğunuza bu yalnızlığının üstesinden gelebilmesi ko­nusunda yardım edebilmeniz için ilk adım, sizin ve çocuğu­nuzun bir problemin varolduğunu kabul etmesidir. Duyarlı ve destekleyici bir tavırla birlikte bu durum hakkında konuşun. İn­kâr, üzüntü, utanç veya makul bir neden bulma, normal tepkiler olsa da sizin ve çocuğunuzun bunlan aşması gerekir.

Çocuğa yardım ederken, gerçekçi seviyede beklentiler oluşturun; çabaları ve küçük gelişmeleri bile çok fazla övgü ve ödülle destekleyin. Çocuğun bu çabalarının en büyük ödülü kurduğu arkadaşlıklar olacaktır.

ikinci adım olarak, kaygılarınızı çocuğunuzla konuşmak için sessiz bir yer bulun. Kendisini endişelendiren konuları dile getir­mesine fırsat tanıyabilecek bazı genel, açık uçlu sorular sorun. Kendisinin yardımıyla, yaşadığı güçlükleri belirleyin. Kendisini değersiz hissetmemesi ve ümitsizliğe kapılmaması için, belirli bir davranış üzerine sakin, destekleyici bir şekilde odaklandığınızdan emin olun. Yetersiz sosyal becerileri sizi veya diğer aile üyelerini rahatsız etse de, onu utandırmamak ve daha da endişeli hale ge­tirmemek önemlidir. “Hiçbir zaman arkadaşın olmayacak.”, “Kimsenin senden hoşlanmamasına şaşırma.” “Bir aptal gibi davranıyorsun.” gibi ifadelerden kaçının. Çünkü “duygusal istis­mar” adını verdiğimiz bu tür bir yaklaşım en az bedensel ceza kadar yıkıcı etki yapar. Benlik değerini örseler. Kendisini değersiz hissetmesine neden olur.

 

Benlik değerini korumak yada  acı ve utanç veren durumlardan kaçınmak için, ne kadar belli olsa da çoğu kez çocuklar ha­yatlarında bir problemin varolduğunu inkâr edeceklerdir Prob­lem kabul edilse bile, bunun sorumluluğunu ve çözümünü kabul etmede zorluk yaşayabilirler Fakat, her iki taraf İçin de duru­mu daha iyi hale getirmek için, ilk önemli olan basamak bir güçlüğün gerçekten varolduğunu kabul etmektir.

Problem bir kere teşhis edildikten ve kabul edildikten sonra çocuğunuzun güçlüklerinin üstesinden gelmesine yardimci ol­mak için harekete geçin. Sosyal beceriler öğrenilebilir. Kendisine anlamlı gelecek sözlerle, suçlamadan, açıklayarak problemlerin ne olduğunu anladığından emin olun. Kötü ve olumsuz tahmin­lerden kaçının ve bunun yerine iyimser ve olumlu bakış açınızı sürdürün.

Anne Baba Diğer Öneriler

Çocuğunuza, davranışlarının sonuçlarına göre düşünmeyi öğretin…

Güçlüğe neden olan davranışların yerine koymak için alter­natif davranışlar saptamasına yardım edin.

Örneğin anlaşmazlıklan diğer çocuklara vurarak çözmeye çalıştığını gördüğünüzde, sıra ile yapma, ortamdan uzaklaş­ma veya işler kızışmadan önce nerede duracağını bilme gi­bi daha yapıcı, sosyal açıdan kabul edilebilir yaklaşım yolla­rını tartışın,

Çocuğunuzun belirli problemini – ve çözümünü – gelecek­te karşılaşabileceği koşullarla itişkMendırin, Ortaya çıkabile cek durumları tahmin etmesine yardım edin ve bunlara na sil tepki vereceğini tartışın ve hatta alıştırmasını yapın. Her şeyin mutlaka planlara göre ilerlemeyeceğini, esnek olmaya ve olaylardaki beklenmeyendeğişikliklere uyum sağiamaya ihtiyaç duyacağım hatırlatın.

 Çocuğunuzu, arkadaşl.k ile ilgili endişelerini ve güçlüklerini açıkça konuşması için cesaretlendirin. Çocuğunuz, sosyal aç.- dan nasıl bir tablo çizdiğinin size göre daha fazla farkındadır, bu yüzden iyi bir dinleyici olun. Çocuğunuzun arkadaşsız kalması aynı zamanda, son derece hassas bir konudur ve zaman zaman problemler çocuğunuz için kabul edilmesi güç olabilir. Kendi içi­ne bakışı ve grup dinamiklerini anlaması sınırlı olabilir.

Çocuğunuz acı çekerken, sadece basit avutma sözcükleri sar- fedlyorsanız onda hiçbir şekilde kendisini anladığınız ve önemsediğiniz kanısını uyandıramazsınız. Örneğin, akranları onu sıkıcı diye nitelendirdiklerinde, onlara aldırmamasını öğütle­meyin. Bu işini kaybeden bir yetişkine endişelenmemesini söyle­mek gibidir. Hiçbir şekilde yargılayıcı olmayın. Onaylayıcı bir şekilde davranın.

Empati ve sorumluluk arasında bir denge kurun:

Birçok durumda çocuğunuz sosyal problemlerini sizin doğrudan müdahaleniz olmadan çözebilir. Çocuğunuzun cumartesi öğle­den sonraları sahada basketbol oyununa alınmaması durumun­da, hiçbir şey sizin arkadaşları yanında ortaya çıkıp onu da oy­natmaları için arkadaşlarına ısrar etmeniz kadar kötü olamaz. Ay­rıca sizin bu koruyucu yaklaşımınız, çocuğun aşırı bağımlı hale gelmesine neden olacaktır. Böylelikle çocuk kendini yetersiz ve aciz olarak algılayacağından, tek başına karar alıp, çözüm üret­mek yerine hayatının her evresinde kendini yönlendirecek binle­rine ihtiyaç duyacaktır.

Bazı anahtar sorular sorun…

Ana-babalar çocuklarına doğrudan sorular sorabilirler, ancak bilğilenmek için zorlayıcı ve sorgulayıcı olmak arasında ince bir çizgj vardır.

Dikkatli bir şekilde çocuğunuzun İçinde bulunduğu durumu nasıl algıladığını anlamaya çalışın. Aşağıdaki örneklerde olduğu gibi sorular ortaya atın:

  • Arkadaş grubunda popüler olduğunu düşünüyor musun?
  • Popüler olan kim? Sana göre onlar neden popüler?
  • Gerçekten konuşabileceğin ve güvenebileceğin çocuklar var mı?
  • Birbirlerine isim taktıklannı bildiğin çocuklar var mı? Ne tür isimler kullanıyorlar? Hiç sana isim takıldı mı?
  • Bir üyesi olmayı istediğin belirli bir grup veya arkadaş olma­yı istediğin birisi var mı?
  • Başkalannın senin hakkında ne düşündükleri konusunda en­dişe duyuyor musun?

Çocuğunuzu gözlemleyin:

Eğer uygunsa  çocuğunuzu utandırmadan  bir lokantada, spor karşılaşmasında veya sinemada bazı akranlarıyla birlikteyken gözlemleyin. Arkadaşlanyla nasıl karşılaştıklannı, hangi davranış­larının anlaşmazlık ve dışlanmaya sebep olduğunu belirlemeye çalışın.

Okuldan bilgi alın:

Çocuğunuzun öğretmenine veya rehber öğretmene diğer ço­cuklarla nasıl etkileşimde bulunduğunu sorun. Sadece sınıftaki değil sınıf dışında da sosyal etkileşimlerini araştınn, örneğin ser­vis şoförü, minübüsteki etkileşimleri hakkında işe yarar bilgiler verebilir.

Öğretmenin sizin çocuğunuzun baskın ya da çekingen oldu­ğu hakkında izlenimleri olabilir. Akranlarının canını yakmak gibi garip alışkanlıklan olduğunu öğrenebilirsiniz. Öğretmenin, arka­daşlık kurabilmesi için ya da benzer ilgileri olan diğer çocukları tanımanız için bazı önerileri olabilir.

Elinizdeki bu bilgiyle, belirli problemler üzerine odaklanabilir ve çocuğunuza uygun bir yönlendirme yapabilirsiniz. Muhtemelen bir grup etkinliğine girmesi için bir strateji geliştirebilirsiniz ve konuşmalara nasıl başlayacağı, bunu nasıl sürdüreceği ve karşı­laştığı anlaşmazlıklarla nasıl başedeceği konusunda alıştırmalar yaptırabilirsiniz. Birkaç dakika, diğer çocuklann bakış açılan, ken­disi hakkında ne düşünüyor olabilecekleri ve neyi önemsedikleri hakkında konuşun. Onu, arkadaşlarıyla karşılaştığı zorluklar üze­rine konuşmak için teşvik etmekle, ona yol göstermek ve bunlar­la nasıl başa çıkılacağını öğretmek için bir fırsat hazırlamış olur­sunuz. Eğer zevk aldığı ve başan gösterdiği alanlarda eğitim ve­rerek daha ileri gitmesini sağlarsanız, sosyal çevrede başanya ulaşmak için ona ortam sağlamış olursunuz.

Çocuğunuzu yönlendirin:

Bu durumdaki bir çocuk, sosyal olaylarda veya etkinliklere başla­mada yardıma ve yönlendirilmeye ihtiyaç duyar. Ona, tanışmak ve arkadaşlık kurmak istediği diğer akranlarıyla aynı ortamlara girmesi için yol gösterin. Çocuğunuzu, sınıfından bir arkadaşını evinize oyun oynamak veya birlikte çeşitli faaliyetlerde bulunmak üzere çağırması veya ailece yapacağınız bir gezintiye davet et­mesi için cesaretlendirin. Arkadaşıyla birlikte tiyatroya gidebil­mesi için önceden biletlerini alın.

Çocuğunuzun başarılı olma olasılığını artırmak için, kendisiy­le benzer mizaca ve ilgilere sahip olan yaşıtlarıyla zaman geçir­mesini önerin. Örneğin, aktif çocuklar kendileri gibi aktif olan oyun arkadaşlarıyla daha iyi arkadaşlık kurarlar. Çocuğunuzu bir­kaç özel arkadaşlık kurmaya yüreklendirerek onun grubun içine girmesini kolaylaştırabilirsiniz. Çocuğunuza en yakın ve benzer mizaca sahip görünen bir arkadaş seçin ve önce daha basit et­kinlikler, sonralan daha az yapılandırılmış etkinliklerle birlikte zaman geçirme fırsatları sağlayın. Kısa ziyaretler ve yapılandınlmış  etkinlikler genellikle en kolay ilk adımlardır.

 

Çocuğunuzun arkadaşını bir spor etkinliği, sinema, tiyatro gibi ikisinin yüz yüze konuşmakta meşgul olmayıp, birlikte yan yana bir şeyler yapabilecekleri bir etkinlikte bulunma lan için davet edin, Sahilde “programsın bir gün” veya “akşam üzeri geçirmek yerine belirgin bir sonu olan bir etkinlik daha çok kaynaşmalarını sağlar. Genellikle etkinliklerin kendisi zevkli ve zaman sınırlan kısa ise başan olasılığı artacaktır, İlk karşılaşma­lar başarılıysa bunları yapılandırmamış faaliyetler İzleyebilir; park, oyun alanı gibi seçilmiş bir yerde veya tamamen evde planlanmamış şeyler yapılabilir. İhtiyatlı olarak ve fark ettirmeden gözlemlemeniz herhangi bir potansiyel problemi önlemeniz açı­sından gerekli olabilir.

Bu arkadaşlık gelişirken, çocuğunuzun oyun arkadaşlarını da­ha iyi tanıyın. Bir yandan çocuğunuzu onları eve oyun oynamak için davet etmesi konusunda desteklerken bir yandan da arka- daşlannın ana-babalarıyla bağlantı kurun. Aileler arasındaki ileti­şim kanallannı açık tutun.

Özellikle yetişkinler arasında büyümekte olan tek çocukların sosyal gelişimlerini, ancak ana-babalannın bu tür özverili prog­ramlarıyla sağlamak mümkündür.

Çocuğunuzun yetenek ve ilgilerini saptayın:

Arkadaş edinmek için yeteneklerini kullanması konusunda çocu­ğunuzu destekleyin. Örneğin, iyi bir espri anlayışı varsa bunu bir sınıf oyununda sergileyerek akranlarının beğenisini kazanabilir. Eğer hayvanlan seviyorsa, aynı ilgiye sahip olan diğer çocuklarla buluşabilir, onlarla hayvanat bahçesine gidebilir, doğa ile ilgili vi­deolar seyredebilir ya da bir grup projesine katılabilir.

Utanca neden olabilecek durumlardan uzak durması için çocu­ğunuzu destekleyin. Örneğin, çocuğunuzun koordinasyonu zayıfsa, organize sporlar iyi bir tercih olmayabilir. Bunun yerine kendi gücünü yeteneğini gösterebileceği oyunlar aktiviteler seçilebilir.

Çocuğunuza, aynı yaştaki bir grup çocukla bir araya galmak ve deneyimlerini paylaşmak için mükemmel bir yo! olan,izcilik programına veya folklor gibi başka bir grup etkinliğine yazılmak isteyip İstemediğini sorun, önceden izci topluluğunun grup ni­teliğine ve etkinliklerine bakarak, çocuğunuzun diğer çocuklara uygun olduğundan emin olun. Aşırı rekabete dayalı, geleneksel arkadaşlığa önem verilmeyen etkinliklerde dikkatli olun.

Bir yaz kampı da utangaç çocukları kabuğundan çıkartabilir.Kamp, çocukları katılımda ve etkileşimde bulunmaya zorlamadı­ğı ölçüde başarılı olabilecektir.

Doğru kampı bulabilmek önemlidir. Çok utangaç veya daha önce evden hiç ayrılmamış ve sıla hasreti çekebilecek bir çocuk için, günü birlik kamp, ilk kamp deneyimi için doğru bir başlan­gıç olabilir. Fiziksel açıdan beceriksiz olan çocuklar için tipik bir kamp iyi bir seçim olmayabilir.

Eğer bir çocuğun sosyal alanda güçlükleri varsa, katılacağı programların yetişkin liderlerine (kamp danışmanı, grup liderle­ri) bunu önceden anlatın. Bu yetişkinlerden, problemler ortaya çıktığında çocuğunuza biraz daha fazla dikkat etmelerini ve size, olanlar hakkında geribildirimde bulunmalarını isteyin.

Bir beceriyi geliştirmek için özel ders aldırın:

Eğer çocuğunuzun bazı becerileri varsa, ancak bunlar kendi ba­şarma ihtiyacını tatmin etmek veya daha iyi becerileri olan ço­cukların bulunduğu bir gruba kabul edilmek için yeterli değilse, destekleyici dersler yardıma olabilir. Beceriye bağlı olarak bir ak­raba, eğitimci, öğretmen veya daha büyük yaştaki bir öğrenci, çocuğunuzun, becerilerini geliştirebileceği ve popüleritesini artı­rabileceği bir noktaya gelmesinde yardıma olabilir. Bu beceriler | spor, müzik ve yazıyı içerebilir. Ya da okullardaki TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Variıklan Koruma Vakvı) ve benzeri kulüplerde çalışmalan, eğer yoksa bu tür kulüp­leri kurmaları ozendirilebilir..

Çocuğunuz arkadaş edinme konusunda zorlanıyorsa ve sizin çabalarınız başarısız sonuç vermişse; uzman bir çocuk psikoloğuğundan yardım isteyin. Çocuğa dönük terapi veya aie terapisi genettüde çocu­ğun daha olumAu artadaşkUar kmbimesi için doğru yönlendir­me konusunda yardımcı olabilirler.

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı