Anne Çocuk

Çocuk ve Alışkanlık Edinme

Çocuklık Alışkanlık Edinme,Zararlı Alışkanlıklar

Çocuk Alışkanlık Edinme Zararlı Alışkanlıklardan Vazgecirme ve Ailenin Yapması Gerekenler…

Çocuğunuz Yeni Alışkanlıklar Davranışlar Edinmesi Zararlı Davranışlardan Vaz Geçirilmesi Bunu İçin Neler Yapılmalı?

Ana-babaların zaman zaman çocuklarında tedirgin edici buldukları ve başa çıkmakta zorlandıkları bazı davranış örüntüleri vardır. Bazen ebeveynin ilk müdahaleleri başarılı olmayabilir ve olayları daha kötü hale getirebilir. Ana-babalar davranışı değiştirmek üzere ne yapabilirler?

 

Örneğin; sürekli olarak küçük kardeşi üzerinde baskı kurmaya çalışan bir çocuk düşünün. Bu çocuğun, böyle bir baskıya izin verilmediğinin; fakat bu tür anlaşmazlıkların ve tartışmaların normal ve kabul edilebilir olduğunun öğrenmeye ihtiyacı vardır. Uygun, alternatif davranışı (tartışma, paylaşma, sıra ile yapma) açıklayın hatta gösterin.

Daha sonra da kardeşine tekrar saldırgan bir tutum sergilediği takdirde, uyarı alacağını ve sonra bir imtiyazını (bir günlüğüne TV seyretmemek; bir arkadaşını ziyaret edememek) kaybedeceğini anlamaya ihtiyacı vardır. Eğer davranış tekrarlanırsa ana-babalar davranışı değiştirmek üzere ne yapabilirler?

Yukarıdaki örneği göz önüne aldığımızda ilk olarak, bu çocuğun böyle bir baskıya izin verilmediğinin; fakat bu tür anlaşmazlıkların ve tartışmaların normal ve kabul edilebilir olduğunun öğrenmesi gerekir.

Bunun için uygun alternatifleri uygulaması beklenir. Daha sonra da kardeşine tekrar saldırgan bir tutum sergilediği taktirde, uyarı alacağı ve ardından sevdiği bir şeyden (bir günlüğüne TV seyretmemek; bir arkadaşını ziyaret edememek..) mahrum kalabileceği anlatılır.

Eğer davranış tekrarlanırsa; kararlaştırılan sonucu veya cezayı uygulayın. Ceza ve sonuçlar; davranışa, çocuğun yaşına uygun olmalıdır ve aşırı olmamalıdır. Ceza (ödülde olduğu gibi) gelecekteki problemi azaltmak için davranıştan hemen sonra verilmelidir. Çocuğun cezası, bir imtiyazı bir sonraki ay değil de, o gün veya ertesi gün için kaybetmek olmalıdır. Etkili disiplin ve ödüllendirme konusunda ana-babaların anlaşma içinde olmaları gerekir.

Bazı davranışlar için ana-babalar, bir davranış değiştirme programı yürütebilirler. Bu yaklaşım, çocuğun olduğu kadar, ana-babanın da davranışını değiştirmesini içerir. Buna, olumsuz davranıştan vazgeçirip, olumlu davranışı destekleyerek ulaşılır. Davranış değiştirme programını kendi başınıza yürütüyor olsanız bile, bir çocuk psikologuna, tavsiyesini ve desteğini almak için danışabilirsiniz.

Beklentiler Koymak 

  • Beklentiler koyarken ve bunları ifade ederken aklınızda bulundurmanız gereken bazı yol göstericiler şunlardır:
  • Beklentiler başarılabilir ve akla uygun olmalıdır.
  • Ailenin beklentisi ile çocuğun beklenti ve becerisi arasında uyum olmalıdır.
  • Ana-baba ve çocuk düzenli olarak, hedefe ulaşılacak kısa süreli hedefler koymalıdır. Bu hedefler, hem ana-babayı hem de çocuğu tatmin edecek şekilde başarıya ulaşmayı sağlamalıdır.
  • Beklentilerle tamamıyla örtüşmese de çocuğunuzun gerçek çabalarını onaylanmalıdır. Değişimdeki ufak çaplı artışlar önemlidir ve daha gerçekçidir.
  • Çocuk sürekli olarak ana-babanın beklentileri ile örtüşemiyorsa, belirlenen beklentiler üzerinde tekrar düşünmeye ve değişiklik yapmaya çalışılmalıdır.
  • Aile toplantıları; uygun beklentilerin, hedeflere ulaşmada kullanılacak metotların, ödüllerin ve cezaların tartışılması için ideal bir ortam sağlar.

Ödüller Yoluyla Olumlu Pekiştirme

Bazı çocuklar onaylanma ve övgüden daha fazlasına ihtiyaç duyarlar. Ödüller, özellikle beklediğiniz belirgin, olumlu davranış hedeflerini net bir şekilde tanımladığınızda, son çocuklukta (10-13 yaş) etkili olabilir. Ödüllerin daha etkili olabilmesi için bazı etkili stratejiler şunlardır: Bazı etkili stratejiler şunlardır: İstenen davranışı tanımlayan, günün hangi zamanında gerçekleşmesi gerektiğini belirten veya davranışın gösterilmesi gereken durumu ortaya koyan bir tablo yapın. Takvim; tüm haftayı veya bazı davranışlar için daha uzun zamanı kapsamalıdır. Her gün değerlendirilecek faaliyet veya hedefi içermelidir.

Olumlu bir davranışın kaç puan alacağına karar verin. Özet sütunda puanları toplayın. (Takvimin üzerine yapıştırılmış kâğıt yıldızlar okul çağının ilk yıllarındaki çocuklarda daha çok işe yaramaktadır) Daha büyük çocuklarda puanlar ve kontrat (sözleşme) sistemleri daha başarılı olmaktadır.

Önceden kararlaştırılmış miktardaki puanlara her günün veya haftanın sonunda küçük hediyeler verilebilir, büyük hediyeler daha uzun bir zaman periyodu veya daha büyük sayıdaki puanları için saklanır.

Davranış tablosunu göze çarpan bir yerde bulundurun, böylelikle olumlu pekiştireç ve övünç kaynağı olarak işe yaramasını sağlayın.Çocuğunuzun belirli sayıdaki puanlara ulaşması karşılığında alacağı ödüllerin listesini yapın. Hediyeler çocuğunuz için anlamlı olmalı ve çocuk bunların seçiminde etkin olarak katılımda bulunmalıdır.

Ödül kazanmak için kaç puan elde edilmesi gerektiği, davranışın değişimi için kaç güne veya haftaya ihtiyaç duyulacağı konusunda açık olun.Çocuğunuzun ilerlemesini, günlük olarak yakından izlemek önemlidir. Davranışı mümkün olduğunca sık pekiştirerek coşku düzeyini yüksek tutun. Tablonun bir başarı ölçütü olarak kullanılması gerektiğini unutmayın. Bu programa, çocuklar davranışlarını içselleştirdiklerinde aşamalı olarak son verilebilir.

Diğer Yaklaşımlar 

Tek bir yaklaşım tüm çocuklar veya problemler için yeterli olmayacaktır. Aşağıda basit, belirli problemler için kullanılabilecek davranış değiştirme tekniklerine yer verilmiştir.

Söndürme veya Görmezden Gelme

Bu yaklaşım, kısaca tüm dikkatin çocuktan uzaklaştırılmasını gerektirmektedir. Ağlayan, huysuzluk yapan veya sinirlendiren çocuklarda kısmen etkili olmaktadır. Tekniğin bir parçası olarak, ana-baba çocuğa kullanması için uygun alternatif davranış sağlar, çocuk bu yeni davranışı edindiğinde, ana-babanın dikkatini tekrar kazanır.

Olumlu Pekiştirme

Çocuğun olumlu davranışını yakalayın, tanıyın ve olabildiğince çabuk ve sık olarak ödüllendirin. Ödüller sevginin gösterilmesini, övgü sözlerini, göz kontağını, puanları, nadiren maddi objeleri, özel yemekleri ya da etkinlikleri içerebilir. Çocuğa belirli davranışlar için belirli geri bildirimlerde bulunun.

İyi Davranış Göstermek

Ana-babaların davranışları sözlerinden daha etkilidir. Ana-babalar olumlu davranışı göstermelidir. Kastettiğiniz şeyi söyleyin. Hareketlerinizi ve sözlerinizi olabildiğince tutarlı ve olumlu devam ettirin.

Kontratlar

Ebeveyn ve çocuk arasında yapılan kontrat, değişen davranış üzerinde etkili bir araç olabilir. Özellikle on yaşındaki veya daha büyük yaştaki çocukların, başarmak, kendilerini daha yetkin ve bağımsız hissetmek ve daha fazla kişisel girişim ve sorumluluk göstermek istediği bir dönemde olmaları nedeniyle, kontrat yöntemi bu çocuklar üzerinde başarıya ulaşır.

İlk olarak, sadece potansiyel veya beklenen bir problem olsa da ortak endişe uyandıran bir problem belirleyin. Çocuğunuza kontratı zorla kabul ettirmeyin. O,sadece hazırlamada katılımcılardan birisi olmalıdır. Çocukların kesin ve kararlı düşünceleri, fikirleri ve duyguları vardır; olanak tanındığında oldukça düzeyli tartışmalar yapabilirler. Önce çocuklar sonra ana-babalar ihtiyaç, arzu ve sorumluluklarını belirtmelidir. Daha sonra hem çocuk hem de ana-baba, çocuğun davranışı, düşündükleri, uygun ödülleri, cezaları veya sonuçları belirtmelidir.

Ardından hepsi birlikte muhtemelen herkesin kabul edebileceği ortak bir noktada anlaşır. Kontrat yazılı olmalıdır. Çocuğun ve ana-babanın neyi kastettiğini net bir şekilde anlatmalıdır. Kontrat, hedeflere ulaşılana kadar düzenli zaman aralıklarıyla gözden geçirilmeli gerektiğinde değiştirilmelidir.

Peki ya Ceza

Davranış değiştirmede ceza, en son başvurulacak yöntemdir. Önemli olan ceza korkusuyla bir eylemi yapmaktan alıkonmak yerine sevdiği ebeveynini üzmemek için o eylemi yapmamaktır. Başka bir deyişle, etkin faktör dıştan gelen baskı yerine içten gelen sevgi olmalıdır. Çocuğunuz, sizin onun arkadaşı değil, ana-babası olmanıza gereksinim duyar.

Çocukların sevilmeye ve sevmeye ihtiyacı vardır. Eleştirilen onun kişiliği değil, yanlış davranışları olmalıdır. Bu yüzden sadece belirli bir davranış üzerinde durmak ve zorunlu durumlarda cezalandırmak gereklidir. Bunu yaparken çocuğun utanmasına, kendisini beceriksiz görmesine ve sevilmeyi hak etmediğini düşünmesine yol açabilecek bir şekilde onu suçlamayın ya da eleştirmeyin. Böyle davranmakla çocuğun davranışını kabul etmediğinizi bildirirken, kendisini değersiz hissetmesine de fırsat vermemiş olursunuz. Örneğin “seni sevmiyorum” yerine “yaramazlık yapmanı sevmiyorum” demek daha anlamlıdır.

Cezalandırma çocuğun davranışını değiştirmeyi amaçlayan her yaklaşımda önemli bir unsur olabilir. Çeşitli cezalandırma şekilleri vardır ve seçilen cezalandırma şekli ihtiyaca ve eyleme uygun olmalıdır. Çocuklar ana-baba denetimine ihtiyaç duyarken, bu denetim farklı yaş ve gelişim basamaklarına göre çeşitlilik göstermelidir.

Altı yaşındaki bir çocuk için kullandığınız disiplin şekli, bu çocuk on yaşına geldiğinde işe yaramayabilir veya uygun olmayabilir. Belirli bir davranışı ödüllendirme ve cezalandırma söz konusu olduğunda, sadece davranış üzerine odaklanın ve bu davranışı onun bütün kişiliğine genelleyerek eleştiride bulunmayın.

Örneğin “Sen kötü bir çocuksun.” yerine “Yaramazlık yapmandan hoşlanmıyorum.” demeyi tercih edin. Cezalandırmaya nadiren başvurmalı ve sadece duygularınıza hâkim olduğunuz zaman gerçekleştirilmelidir. Fiziksel cezalar zararlıdır ve verimli değildir. Şunu unutmamak gerekir ki cezalar genellikle olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Onun için cezadan ziyade sevgi ile problemi çözmek gerekmektedir.

Yaygın cezalandırma şekilleri şunlar olabilir:

Doğal Sonuçlar

Çocuğun kendi hareketlerinin doğal bir sonucu olarak, birisi mü­dahale etmedikçe belirli sonuçlar ve tepkiler kendiliğinden olu­şacaktır. Örneğin, bir oyuncağa özen göstermemek bu oyunca­ğın kullanılamayacak hale gelmesiyle sonuçlanabilir.

Oyun arkadaşlannı kızdırmak çocuğun arkadaşlannı kaybet­mesine, diğer çocuklar tarafından tartaklanmasına veya sataşıl­mama yol açabilir.

Mantıklı Sonuçlar

Bazı durumlarda doğal sonuçlar çok tehlikeli olabilir. Örneğin, bir caddede bisiklete binmek kaza veya yaralanma ile sonuçlananır. Bu nedenle, onun yerine ana-baba, mantıklı gözüken bir ceza veya sonuç hazırlar ve davranış ite sonuç arasında akla uy­gun bir ftşftd gösterir. Örneğin, çocuk kalabalık bir caddede bisik­letine binerse, bu bisiklete binme haklanın bir hafta boyunca efenden afenmasvyfa sonuçlanabilir.

Davranış Cezası

Davranışın doğal veya mantıklı bir sonucu olmaması durumun­da, ılımlı bir cezalandırma davranışa tepki olarak verilebilir.

Ceza, çocuk için anlamlı olmalıdır. Örneğin, eğer çocuk hay­vanına bakmıyorsa televizyon seyretme imtiyazını kaybedebilir. Davranış cezaları uygulanmadan önce sakin bir şekilde tartışıl­malıdır. Kurallar ve beklentiler açık olmalı, tercihen önceden ta­sarlanmalı ve bir sürpriz, tehdit veya ceza gibi sunulmamalıdır.

Ara Vermek

Çocuğu önceden seçilmiş güvenli, sıkıcı ve evin hareketli alanla­rından uzak bir yere göndermek şeklinde tanımlanır. Ara verme­de, çocuğun eğlenceli veya korkutucu bulduğu yerleri kullanma­yın. Çocuğu oraya sürüklemeyin. Kapıyı kilitlemeyin. Karanlıkta bırakmayın. Bu, genellikle vurmayı, hiddet nöbetleri geçirmeyi, oyuncaklarını fırlatmayı, diğer çocuklara isimler takmayı, ağlama­yı, sözünü kesmeyi, küçük düşürmeyi veya yapılan davranışa son vermesi istendiğinde doğrudan itaat etmemeyi içeren, çocuğun içtepisel, saldırgan veya düşmanca davranışlarıyla başa çıkmada etkin bir yoldur. Somurtan, ağlayan veya çok hareketli olan ya da bir şeyi verilen talimatlara göre yapmak konusunda başarısız olan, dikkat eksikliğine sahip bir çocuk için kullanışlı değildir.

Ara verme yöntemi

Ara verme yöntemi, çocukların davranışlarına yöneltilmiş olan dikkati ortadan kaldırır ve böylelikle davranışı pekiştirmez. Ana- babanın ve çocuğun sakinleşmesini sağlar, olayları kızgın bir şe­kilde karşılama ve güç mücadelerine girişme olasılıklarını azaltır, etkileşimlerin hızlı bir şekilde normale dönmesine fırsat verir.

Ara verme yöntemi ile ilgili aklınızda tutmanız gereken diğer noktalar şunlardır:

  • Ara verme yönteminin kullanılması ve buna neden olan be­lirli problem davranış hakkında çocukla tartışın. Davranışta­ki değişimler ölçülmelidir, böylece her ikiniz de ara verme­nin başarılı olduğunu bilebilirsiniz.
  • Ara verme yöntemini belirli davranış meydana geldikten hemen sonra uygulayın. “On artı çocuğun yaşı” kuralını uy­gulayın (bu çocuğu ara vermeye neden olan kötü davranış­tan sonra on saniye içinde, on kelimeden fazla konuşmadan [sakin bir şeklide] göndermektir). Ara verme, 11-12 yaşına kadar, yaklaşık her yıl için bir dakika gelecek uzunlukta sür­melidir.
  • Ara vermenin sonunda görebileceği veya çalma sesini duya­bileceği portatif bir saat kullanın. Kalma ve ayrılma sorum­luluğunu çocuğun üstlenmesini sağlayın.
  • Ara vermeden sonra, her ikiniz de sakinleştiğinizde, çocu­ğunuzla ara vermeye neden olan davranış hakkında konu­şun. Eğer çocuk h&IA kızgınsa veya surat asıyorsa, yatışması İçin daha fazla zaman verin, öfkeli davranmayın, özür dile­meyin veya özür dilemesini de İstemeyin.
  • Ara verme yöntemi, davranış değiştirmede etkili hale gel­meden önce alıştırma gerektirebilir.
  • Ara verme yöntemini reddeden, bitmeden odayı terk eden, odaya zarar veren veya verilen aralara rağmen aynı davra­nışı tekrarlayarak devam ettiren çocuk için uzman görüşü alın.

Ba/ı ana-babalar, ara verme yöntemini ev dışında kullanmak konusunda güçlük yaşarlar. Böyle durumlarda ara verme yönte­mini çocuğunuzla birlikte uygulamak durumunda kalabilirsiniz. Bir lokantada ara vermek sizin ve çocuğunuzun bir müddet ara­bada birlikte oturmasını gerektirebilir. Sokakta siz onun yanında dururken bir bankta oturabilir; parkta veya hayvanat bahçesinde ara vermek için yer olarak bir bank veya taş kullanın. Araba kul­lanıyorsanız, yolun kenarında arabayı durdurun ve çocuğunuz j sakinleşinceye kadar sessizce oturun. Bir otele lokantaya veya dinlenme yerine ulaştığınızda ertelenmiş ara vermeyi Uygulaya-.

Azarlamak veya Ayıplamak

Azarlama, çocuğun utanç duymasıyla, içerlemesiyle sonuçlana­bilecek; aşağılayıcı, alaycı veya iğneleyici bir üslupla asla yapıl­mamalıdır. Bu cezalandırma yöntemi, istenmeyen davranışın hemen ardından ve belirli davranışa odaklanılarak uygulanmalı­dır. Bu duygusal açıdan sert tepkilerin verildiği bir ortamda, ger­çek davranışa yönelik olması gereken tepkiden sapabilir. Ana- babanın kızgın olması normaldir fakat aşırıya kaçılmamak veya verilen tepki çocuğun kızgınlığa yol açan davranışından farklı bir ölçüde olmamalıdır.

Fiziksel Ceza

Ana-babalar sıklıkla, “Çocuğuma hafifçe vurmalı mıyım?” diye sorarlar. Bazı ana-babalar sabırları taştığında Öfke ve korku için­de çocuklarına hafifçe vurabilirler. Örneğin, eğer bir çocuk cad­deye fırlarsa, ebeveyn çocuğu çekiştirebilir ve çocuğun İyiliği için endişelendiği bir anda, durumun önemine dikkati çekmek veya duyulan endişeyi belli etmek İçin çocuğa hafifçe vurabilir.

Hafifçe vurmak, ana-babanın düş kırıklığını o an için hafifletir ve İstenmeyen davranışın kısa bir süre için bastırılmasını sağiar. Ancak bu disipline etmenin en etkisiz yoludur. Hem ana-baba, hem de çocuk için duygusal açıdan zararlıdır. Çocuklara şiddetin disiplinde bir yöntem ve kızgınlığı ifade etmek için uygun bir yol olduğunu da öğretir. Davranışı geçici olarak durdururken, alter­natif davranışı öğretmez. Ayrıca güvenin, emniyet duygusunun ve etkili iletişimin gelişimine de engel olur. Çocuğun şiddeti uy­gulayan yetişkine öfke duymasına neden oiduğu gibi ahlak gelişimini Önler.

Amerikan Pediatri Derneği çocuğa vurmaya şiddetle karşı çık­maktadır. Eğer hafifçe vurmak kontrolsüz olarak meydana gel­mişse, ana-baba daha sonra sakin bir şekilde neden bunu yaptıklarını, buna neden olan belirli davranışı ve kendilerini ne kadar I kızgın hissetiklerini açıklamalıdırlar. Çocuklarından kontrollerini kaybettikleri için özür dileyebilirler, çünkü bu çocuğun hafifçe vurmayı anlamasına ve kabul etmesine genellikle yardımcı ol­maktadır.

Kaynak:Yavuzer, Haluk

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı