Anne Çocukİnsan ve Yaşam

Çocuk ve Din

Çocuk ve Din Eğitimi

Çocuk ve Çocuğun Dindeki ,İslamdaki Yeri ve Çocuk Yetiştirken Dikkat Edileckler

Çocuk ifadesinin İslam’da mana ola­rak ne ifade ettiğini, kavramsal olarak nasıl bir karşılık bulduğunu anlamaya çalışalım. Kur’an-ı Kerim’de çocuk kelimesinin karşılığı olarak “tıfıl” ve “sabi” ifadeleri bir kaç yerde kul­lanılmıştır.

Fakat çocukla ilgili meseleler farklı kelimeler çerçevesinde geniş bir şekilde ele alın­mıştır. Omek verecek olursak ibn, veled, evlad, gulam, sağır, zürriyet, hafede, ehl, yetim gibi keli­melerdir. Bu ifadeler genel olarak kullanıldıkları yerlerde, henüz buluğ çağma ermemiş kişi olarak kastedilmektedir.

Yani henüz ergenlik dönemine ulaşmamış kendi hür iradesi ile haraket edeme­yen ve sorumluluk yüklenmemiş kişi olarak tabir edilmektedir. Bu çerçevede sahip oldukları hak ve hukuklar anlatılmıştır. İnsanoğlunun doğumu ile başlayan ve hayatının ilk basamaklan olan dö­nem hayatımızın temelini teşkil etmektedir.

İnsan hayatının doğumla başlayıp ölümle son­lanan yaşamının önemli bir merhalesi olan bu ço­cukluk dönemi, İslam dini açısından da üstünde durulan bir konu olmuştur. Gazzâli, İslam’a göre

evlenmenin gayelerinden birisi, hatta en önemli, si çocuk sahibi olup neslin devamını sağlamaktır diye ifade etmiştir. Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de ise insanlar, Allah’tan “kusursuz, iyi bir çocuk taleb ettikleri” (Araf Sûresi 189,190), bazı peygam­berler ve salih kulların, Allah’ın kendilerine “İyi bir nesil, temiz bir soy ve soylarından O’na kulluk eden milletler vermesi” için dua ettikleri (Baka­ra Sûresi 128; Ali İmran Sûresi 35,38; İbrahim Sûresi 35,40 görülmektedir.

Peygamberimiz (SAV) her doğan çocuğun fıtrat üzere doğduğunu, ancak anne-babasının sahip olduğu dine göre çocuğun da o dini benim­sediğini ifade etmektedir. Bir dinde en önemli et­ken, o dinin kutsal kitabıdır. İslam dini içinde bu Kur’an-ı Kerim’dir. Bu sebeple kitabımızda ifade edilen emirler çerçevesinde çocuk eğitimine ve aile içi sevgi şefkat meselesine dikkat edilmelidir.

Ebu Hanife hazretleri çocukların, üzerine her türlü yazmın yazılabileceği boş bir levha gibi iman ve küfür niteliğinden soyutlanmış ancak her bi­rini kabul edebilecek bir tabiatta doğduklarını belirtir.Hayatın merkezînde önemli bir nesne alarak çocuk vardır. Şüphesiz ki çocuk dünya Özerindeki gelmiş geçmiş milletlerin temel ana unsurunu oluşturmaktadır. Çocuktan iyi yetişti’ filmiş, eğitilmiş bir millet yannlanna her zaman güvenle bakabilmektedir. Çocuktan iyi yetişmiş bir aile de mesud ve bahtiyar olabilmektedir.

Umut  ve Çocuk

Medeniyet, insan merkezli ve dünya düzeni- ne dayalı bir olgu ve değer ise, çocuk bu olgu­nun temelini, çekirdeğini oluşturur, insanlık ta­rihinin kaydettiği gelişmeler, değişmeler temelde genel olarak çocuklara hazırlanan hayatın veya dünya hayatının yönlendirmesiyle hayatı değer­lendirme girişimlerinin neticesinde oluşmuştur. Geleceğe yönelik ümitler, beklentiler, istikbalde umut edilen düşünceler, sistemler ve dinler as­lında tamamen çocuklar üzerine inşa edilmiş bir projedir. Çünkü gelecek, yeni nesillere ait zaman diliminin adıdır. Bundan dolayıdır ki çocuğu ol­mayan insan, aile ve uluslarm ve onların sahip olduklan medeniyetlerin geleceğinin olamayaca­ğı aşikardır. Çocuk bir dünya görüşü ve medeni­yet projesidir. “Hangi şanlar altında ve hangi ana bahadan doğarsa doğsun, dünyaya gelen her çocukla beraber, insan neslinin potansiyeli yeniden doğar” ifadesi çocuğun önemini ve gerekliliğini ortaya koymaktadır.

İslam’da çocukların yetiştirilmesi ve eğitimi o kadar önemsenmiştir ki sonsuzluğa giden yolda geleceğe sahip çıkmak yada çıkmamak konusun­da verilecek karar mertebesinde bir durumdur. Çocuk deyip geçilecek bir durumun olmadığı ve her yetişkin insanın bir zamanlar çocuk olduğu unutulmamalıdır. Bir başka şekilde söylemek ge­rekirse insanoğlu, geleceğini çocukta yaşamak isteyen bir tercihin sahibidir şeklinde ifade ede­biliriz.7

Dua’da Çocuk

Şimdi de peygamberlerin dualanndan örnek­lerle çocuk nasıl bir ehemmiyet arz etmektedir görelim. Hz. Nuh (AS) “ Rabbiml Yeryüzünde ka­firlerden hiç kimseyi bırakma! Çünkü sen onları bı­rakman sonucu  sapamlar Yalnız ahlaksız, nankör çocuklar doğurur, yetiştirirler” demiştir.

Hz. İbrahim ve oğlu İsmail (AS): “Ey Rahbimiz. Neslimizden sana itaat eden bir ümmet çıkar… Ey Rabbimiz’ On­lara içlerinden senin ayetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitap ve hikmeti öğretecek, anlan temizleyecek bir peygamber gönder…“ diye yaptıkları dua yeni bir dünya ve medeniyet temennisi iken, Hz. Nuh peygamberin ki kötülüğün son bulması için onla­rın geleceğinin olmaması temennisidir.

Hz. Muhammed (SAV) efendimiz ise; çektiği sıkıntılar ve ızdıraplar karşısında kendisine gelen Cebrail’e şöyle nida eder: “ Hayır ben, onlarm toptan helak edilmelerini değil Allah’tan, bunlarm soyundan ge­lecek yalnızca Allah’a kulluk edecek inançlı bir nesil getirmesini diliyorum.” Hz. Peygamber bu ifadesiy­le İslam medeniyetinin Allah’ın birliğine inanan ve sadece Allah’a kulluk edecek inançlı nesiller üzerine inşa edileceğini söylemektedir. Çünkü medeniyetin ruhsal temeli inançtır; beşeri temeli ise o inancı ve o inançtan kaynaklanan değerleri paylaşan topluluktur.

Sonuç olarak diyebiliriz ki; bir çocuk bir aile, bir aile bir toplum, bir toplum bir medeniyet demektir. Kısacası çocuk medeniyettir. Çocuk “insan” eksenli medeniyetin hem temeli hem de geleceğidir. Bu yüzden geleceğimizi inşa eder­ken sağlam ve dinamik temeller üzerine kurmayı unutmayalım. Bir çocuğun sadece çocuk olmadı­ğının farkında olalım

Kaynak:Rengerenk Dergisi

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı