Alışverişİcatlar&Buluşlar

Patent Savaşı;Ben buldum,Hayır, Ben!

Patent Savaşı X: İlk ben buldum! Y: Hayır, ben!

Teknoloji gelişiyor; patent geliyor cihazlar akıllanıyor, her gün inovatif bir yaklaşım daha hayatımıza dahil oluyor patent savaşı.

Ancak bununla birlikte markalar arasındaki patent savaşı da alevleniyor. Tam ateşkes ilan edilecek derken yeni bir hande daha geliyor, “tik ben buldum”, “Hayır, ben!” kavgası, pazar ve rekabet koşullan bu kadar sert olduğu sürece biteceğe de benzemiyor.

Patent, bir ürünün ya da buluşun sahibinin icat ettiği ürünün satışı, pazarlaması, çoğaltılması gibi konularda ayrıcalıklar sunan resmi bir belge. Ancak dünya markaları arasındaki rekabet, patent konusunda, bir “tik ben yaptım” kavgasım da doğurdu. Bilişim teknolojileri alanında “patent savaşları” jargona dahi yerleşti. Patent icat olduğu günden bu yana “üreten” insanların haklarının korunacağı düşünülüyordu. Çünkü aslında patente göre önemli olan ürün değil, fikir!

Günümüzde büyük teknoloji firmaları oldukça çetin bir “patent savaşı” veriyorlar. Çünkü teknoloji çok hızlı gelişiyor ve bununla birlikte insanoğlu için çok daha hızlı ürün yetiştirmek gerekiyor. Bu da firmaları rakibinin ürünlerinden, fikirlerinden siz deyin esinlenme, biz diyelim taklit etme, özetle fikri bir yerinden çalma sonucuna götürüyor. Üstelik öyle ilginç bir durum söz konusu ki herhangi bir firma diğer bir firmaya dava açtığında, diğerinin de eli armut toplamıyor. Hemen bir karşı dava açabiliyor. Ve bu davaların sayısı her geçen gün artıyor.

İlk akıllı telefonu piyasaya Apple sunmadı belki ancak ilk iPhone modeliyle mobil teknolojilerde Apple’ın bir çığır açtığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Birçok farklı cihazla yapılan işleri tek bir mobil cihaza sığdırmayı başaran iPhone, yeni kullanım şekli ve donanım özellikleriyle de piyasayı şekillendirdi.

Yeni teknolojiler için patent gerekli

Yeni fikirlerin gelişmesi ve yeni teknolojilerin üretilebilmesi için patent gerekli bir sitem çünkü firmalar ve şahıslar ürünlerinin patent belgesiyle ödüllendirilmediği ortamlarda yeni buluşlar geliştirmek için motive olamıyorlar. Patent sistemi kişi ve markaları motive etmesinin yanında rekabeti de pekiştiriyor.Sonuç olarak bu durumdan en çok kazanan tüketiciler oluyor. Firmalar rakiplerinim önüne geçmek, için durmadan yeni ürün ve . fikirler geliştirdikçe tüketiciler de ker geçen gün fonksiyonel ve daha estetik ürünlere kavuşuyorlar.

Teşvik için patent Bazı firmaların çalışanlarım patente özendirmek için patent teşvik sistemi uyguladığını biliyor muydunuz’ Bu şirketlerden biri de Sony. Şirket, markasına katkı sağlayan, değerli patentler geliştiren çalışanlarına 200.000 dolara kadar ödül veriyor. Takeda Kimya Endüstrisi firması, satılabilir bir ilaç patenti geliştiren çalışanına 5 yıllık sürede 68.000 dolarla 455.000 dolar para kazandıracak şekilde patent teşvik sistemi uyguluyor.

Diğer yandan patent savaşı yalnızca yeni ürünler ve fikirler üzerinden de gitmiyor bazı firmalar patent konusunda başarılı firmaların patent bilgi ve stratejilerini izleyerek uyguluyorlar. Buna örnek ola dünyanın en çok patent alan firmalarının başında gelen HITACHI firmasının bir uygulaması gösterilebilir. Firma 1981 yılında, diğer ülkelerin de üretim yapabilmek için kullanmak zorunda kalacakları, stratejik patent sayısını ikiye katlamayı hedefleyen bir kampanya başlattı ve patentlerini altın, gümüş ve bronz olarak üç kategoriye ayırdı. Altın kategorisinde, diğer şirketlerin kullanmak zorunda oldukları dünya çapındaki başlıca teknolojinin üretilmesinde kullanılan patentler bulunuyordu. Bu bağlamda HITACHI, dünyada stratejik patentin önemini ilk fark eden şirketler arasında yer aldı. 1985 yılında, şirket stratejik patent sayısını ikiye katlayan 2. kampanyasını, 1990 yılında ise aynı amaçlı 3. kampanyasını gerçekleştirdi.

Özetle, günümüzde pazarda rekabet etmek için patent stratejilerini uygulamak büyük önem taşıyor. Bunun için de mutlaka her şirketin bir patent stratejisi olmalı. Öte yandan hem sektörü iyi analiz etmek hem de rakiplerin patent stratejilerini izlemek oldukça önemli.

Apple ve Samsung’un Bitmeyen Kavgası

İlk akıllı telefonu piyasaya Apple sunmadı belki ancak ilk iPhone modeliyle mobil teknolojilerde Apple’ın bir çığır açtığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Birçok farklı cihazla yapılan işleri tek bir mobil cihaza sığdırmayı başaran iPhone, yeni kullanım şekli ve donanım özellikleriyle de piyasayı şekillendirdi. Ancak elbette piyasada yalnız kalmayacaktı. Akıllı telefonlar yaşama daha çok dâhil oldukça, diğer markalar da pastadan payını almak için birer birer gelecekti. Öyle de oldu ve diğer markaların arasından bir tanesi sıyrılarak Apple’ın en güçlü rakiplerinden birine dönüştü: Samsung. Apple, o yıllardan bu yana Samsung‘un Apple patentli özellikleri kullandığını iddia ediyor. Özellikle iPhone 4 teki yuvarlak köşeli tasarımının söz konusu olduğu davada oldukça zorlu bir süreçten sonra, Samsung için 1 milyar dolar ceza istemişti. Bunun üzerinde Samsung pes etti mi dersiniz? Elbette hayır! Davayı temyize taşıyarak bir avantaj elde etti. Bunun üzere Anayasa Mahkemesi çözümü, cezanın ürünün tamamı üzerinden değil, taklit edilen parçaların ayrı ayrı değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğine karar verdi. Böylece Samsung’un ödemesi gereken ceza, yarıya düştü.

Samsung’un ödediği fazladan tazminatın Apple tarafından geri ödenmesi konusunda yapılan yorumlar ise şöyle: “Davayı Apple kazandı ama zafer Samsung’un.”

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı