Saglık

Sağlık Siğara ,Sirkte Siğara Projesi

Sağlık Siğara Alışkanlığı Sirkte Siğara

Sağlık Siğara Alışkanlığı Sirkte Siğara Projesi

Zararlı zevkler zevzekler içindir der bazıları kimne göre dogru kimne göre yanlış olabilir…

Kalender bir dostum vardı. Onunla bir sirk işlettiği günlerde tanışmıştım. O aralar, işleri gayet iyiydi il il dolaşıyor, renkli gösterilerle, çocukları ve büyükleri eğlendirip güldürüyordu.

Aradan on iki yıl geçti ve biz birbirimizi hiç görememiştik. Yalnız bir ara, işlerinin pek iyi gitmediğini haber almıştım.

Geçenlerde, gittiğim büyük bir şehirde, kalabalık caddelerin birinde karşılaş­tık. O, beni tanımayıp geçecekti. Durdurdum. Tanıdı, hemen birbirimize sarıldık Aman Allah’ım, ne hoş bir tesadüftü. Kendisini yeniden görmüş olmaktan büyük bir mutluluk duydum.

Ben, hayatımda onun kadar atak, onun kadar çalışkan, onun kadar kabiliyetli bir başka insan tanımamış olduğumu söyleyebilirim.

Kendisiyle uzun uzadıya konuşabilmek için, vaktinin müsait olup olmadığı­nı sordum. Gülümseyerek,

Gönlün rahat olsun, hiçbir işim yok, dedi.

Birlikte, bir parkta oturduk. Fakat, halini hiç iyi bulmamıştım.

Dostum ne oldu sana böyle?

Dtrlrı bir ah çaktıktan lonrı anlattı:

– Hiç sorma, birkaç yıldır, na yaptıysam tutturamadım, Artık hiçbir şey çocukların İlgilini çekmiyor,

Allah Allah dedim, niya öyle olsun kİ, benim bildiğim, çocuklar slrklere bayılırlar,

Doğru, eskiden öyleydi ama, şimdi, cambazlıkları kandilarl yapıyorlar, Bi­sikletleriyle, kimsenin geçemeyeceği yerlerden gidiyorlar, Oyun bahçelerinde İncecik demirlerin üzerinde yürüyorlar, Hapsinin otomatik ve uzaktan kuman­dalı harika oyuncakları var, Çeşit çeşit çizgi film yüzünden, olağanüstülüklere alışıyorlar, Kısacası, hepsinin şaşma duygulan kaybolmuş,

–  Bir ara sihirbazlıkla bol müşteri topiuyordun, o iş ne oldu?

–     Güldürme adamı, Bugünün cingöz çocukları şapkadan tavşan çıkarma gibi numaralan hiç yutarlar mı?

– Hint fakirlerinin, urganı havaya dikip dimdik durdurduklarını, sonra bu uzun İpe tırmana turnana en üste çıkıp gökyüzünde kaybolduklarını, sonra, yerde kalan yardımcılarının göğe bir hançer fırlattığını, hançerin geri gelme­diğini, sadece yere birkaç damla kan düştüğünü dinlemiştim, Bence bu gibi numaralar herkesin ilgisini çeker.

–      Çok iyi numaraymış ama, ben o kadarını yapamam, Zaten ben bugüne kadar hep olabilecekleri yaptım…

İster istemez güldüm,oda biraz alındı.

Niye güldüğünü anlayamıdım, dedi.

Böyle bir şoy söylemeye niyetim almağı halde mecburen döşüncemi açıkladım:

Senin neden müşteri toplayamadığın anlaşılıyor olabilecek şeyleri yaparsan elbette seyircin olmaz.

–     Yıllar önce, köy ve mahalle meydanlarında ayı oynatırken, inan ki şimdi kinden çok daha fazla kazanıyordum,

Doğru eğitilmış hayvanlar, çocukların daima dikkatini çeker,

–     Doğru söylüyorsun,

Nasıl devam edebilirdim, çocuklar sıkılmaya başladılar, Ayılar, çok fada yey öğrenemiyorlar, Ayığı katkıyorlar, yat denince yatıyorlar, hamamda nasıl yıkanılacağını gösteriyorlar, Bir de def eşliğinde oynuyorlar,

–      İyi İşte,

İyi olur mu hiç, etrafımıza toplanan zamane veletleri, ayıdan çok bize gülüyorlar. Maskara durumuna düştük vallahi, Hala bu adam, modası geçmiş eğlencelerle gösteri yapmaya çalışıyor diyerek, kimi acıyor, kimi gülüşüyor.

Atılım yapmazsan böyle olur…

Atılım yapmaz olur muyum! İpte yürüyen genç bir kıı yetiştirdim, Bir müddet, süper para kazandım,

–      Sonra ne oldu?

–      Her türlü aksilik de bizi bulur,

–      Kız evlenip gitti mi yoksa?

–     Hayır, öyle olmadı, İpten aşağı düştü, Elindeki değnek de benim kafama çarptı, Üç gün şişi inmedi,

–      Kıza ne oldu peki?

–      Bell incindi, ayağı burkuldu; bir daha da ip üstünde yürüyemedi,

–      Çok kötü olmuş sevgili dostum,

Sorma, ne demezsin,

–      Peki kız ipten nasıl düştü? iyi yetiştirememiş olmalısın.

–      Çocuklar baş belâsıdır, veledin biri, yanında küçük bir fare getirmiş, Kız ip üstünde yürürken salıveriyor… Ah, onu yakalayamadım, Eğer yakalayabilseydim eşek

 

-Kışım bizim işler yavaşlar. Durma noktasına gelir, Bir aslanı beslemek, onu gitmekten çok daha zordur. Her aslan günde kaç kilo et yer bilir misin?

–          Nerden bileyim, hiç aslan beslemedim.

–          Valfa ben beş kilo kadar veriyordum. Ama, versen on kilo da yer, daha da yer.

–          İyi de, aslanın çok et yemesinin ne zararı var?

–         işler yavaşlayınca, ben. aslanın etini gün gün azaltmak mecburiyetinde ktkhm. Bu, beş-on gün böyle sürdü. En nihayet, bizimkinin tayinini 250 gram kıymaya kadar düşürdüm.

–        Eeee

–        Eeesı, btrgün, temizlemek üzere kafesine girdim, Girmez olaydım, Meğer melun hayvan, böyle bir fırsatı beklıyormuş. Kafesi açtığım gibi, kükreyerek üzenme saldırdı, Can havliyle kendimi dışarı zor attım. Hemen kapısını sür­güledim, Birkaç gün sonra da o canavarı yok pahasına bir hayvanat bahçesine sattım. Hâlbuki onu çok iyi eğitmiştim. İri bir kürdanla dişlerini kendi ellerimle temizlerken, çocukların bazıları çığlıklar atardı.

-Her hâlde son işin bu olmuştur?

~ Hayır, son olarak, çok büyük bir proje üzerinde çalıştım, Başarabilsey- dim zengin olacaktım,

Merak ettim, neydi bu1

– Bugüne kadar hiç kimsenin aklına gelmemiş bir şeydi, Hayvanlara sigara içmeyi Öğretip, sirkimle şehir şehir, köy köy dolaşacaktım, Eminim, yurt dışın­dan bile gösteri teklifleri gelecekti,

– Çok güzel bir düşünceymiş, Uygulasaydın ya,

‘-Ah ne çok uğraştım bilsen, işe maymunlarla başladım, Sigara yakıp verdim,

-Hemen atıp sörtdürüler. Günlerce yanlarında sigara içtim.

-Özenirler isterler diye, siağara üstüne siağara yaktım

-Yoksa maymunları sigaraya alıştramadm mı?

–  Ne alıştırma,ne kadar zorladıysam, bir nefes çektirmeye bile muvaf­fak olamadım.

–   Allah Allah, çok garip,

Hiç de garip değil kardeşim, Bu hayvan milleti, vücuduna zarar verecek şeylere dönüp bakmıyor bile,

Bak sen

–  Aynen öyle. Üstelik, maymunlar çok da akılldırlar. Onlardan bana ha­yır gelmeyeceğini anladım, En iyisi akılsız hayvanlar üzerinde çakşmak dryerek iki eşek satın aldım,

Bak onlar mutlaka içmişlerdir,

Eşekler de İçmediler, Belki Amerikan sigarası içerler de dim; dudaklarına tutuşturdum, derhal tükürdüler sonunda pes ettim,

–  Niye pes ediyorsun ki Başka hayvanlarda da denedeydin ya. Mesela tavuklar,,, Sigara içen tavukları düşünsene) Ne kadar kmlk ulur

–   Denemediğimi mi sanıyorsun,

–   Onlar da mı İçmediler yoksa?

– Ne inekler kaldı  denemediğim nede, koyunlar.

Nefes alan ne kadar canlı varsa. Hiçbiri, sigara içmeyi kabul etmi­yor.

– Biraz zorlasaydın canım. Alışınca içerlerdi. İnsanlar da, önce öksürüyorlar filan ama, alıştıktan sonra bir daha ömür­lerinin sonuna kadar içmeye devam ediyorlar. Hatta iste­seler bile bırakamıyorlar. Bana sorarsan, sen o parlak projeni boşu boşuna yanda kesmişsin. Bir müddet zor­la içirecektin. Alıştırdıktan sonra, hayvan kendisi gelip senden sigara isterdi. Dostum, anlattıklarıma acı acı güldü:

– Sonunda milyarlar olacak da ben her yolu denemeyeceğim ha! Sen benim gözlerimin içine baksana. Ben, hayatımı para kazanmaya adadım. Dediklerini yapmaz olur muyum. Köpeklerin burnuna günlerce sigara mı sokmadım, inekle­rin ağzına puro mu tıkmadım, ağzına yanan sigara bağlayarak kedileri mi yakma­dım. Nefer denedim neler. Fakat olmadı. Sonunda şunu kesin olarak anladım ki, hayvanlar asla sigara içmezler. Sigaraya ancak insanları alıştrrabiliriz.

–         Şu halde artık doğru dürüst bir iş bulsan iyi olacak.

–         Sana hiçbir işim yok demiştim ama, aslında önemli bir işim var.

–         Nedir o?

–         İş aramak.

Dostuma bir iyilikte bulunma zamanımın geldiğini görmüştüm. Sevinçli bir sesle:

–       Yanımda çalışabilirsin, dedim.

Hiçbir şey söylemedi. Elindeki iki metal parayı şıkırdatarak çevirdi.

Olur mu, dedim. Yanımda çalışır mısın? Senin gibi girişimci ve atılımcı bi­riyle iş arkadaşlığı yapmak, benim İçin kârlı ve zevkli olacaktır.

–      Olur ama, istediğim zaman ortaklıktan ayrılırım.

–      Nedenki?

–       Çünkü, beni zengin edebilecek büyük bir projem daha var.Neyle ilgili bu?

–   Yine sirk işi.

–   Eğer sır değilse biraz söz edebilir misin?

–         Son projemi beş on yıl sonra yeniden uygulayacağım.

–         Hangi son projeni?

–         Sirkte sigara projemi canım.

–          Biraz önce, hayvanlan sigaraya alıştırmak şöyle dursun, hiçbirine tek bir sigara bile içirtmeye muvaffak olamayacağımızı kendi ağzınla ifade etmiştin, Ne çabuk unuttun?

–         Bu defa, hayvanlara değil, sirkte insanlara sigara içirteceğim.

–         Hiç parlak bir fikir değil,

–         Büyük düşün dostum. Uzun vadeli düşün, ileriyi gör.

–          Seni anlamakta güçlük çekiyorum.

–          Bak arkadaşım, hayvanların asla sigara içmek istemediklerini görünce, bu saçma ve zararlı alışkanlığın, çok kısa bir süre sonra tarihe karışacağından emin oldum. O zaman sigara bile üretilmeyecek. Fakat ben, sigara üretimine son verilmeden önce, bol miktarda sigara satın alıp stok yapacağım*

–          Ne olacak peki bunlar?

–          Yeryüzünde sigara içen hiç kimse kalmayınca, sigaraya alıştınlabilecek kadar saf bir insan bulacağım.

–          Eee?

–          Eeesi mi var, paraya para demeyeceğim. Bizimki sahnede pofur pofur sigara içtikçe, çocuklar, gençler, kadınlar, kızlar, adamlar, yaşlılar kahkahadan kınlacaklar.

–          Sen gerçek bir dehasın dostum.

–          Ortağım olur musun?

–          Eğer 200 yıl yaşayabilmek mümkün olsaydı, hiç düşünmeden, teklifine evet derdim.

–          Çok kötümsersin.

Alışkanlık basit bir dairedir…

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı