Saglık

Siğara Sağlık İnsan Piskolojisi İlişkisi

Siğara Sağlık ve Neden Bırakamıyorlar

Siğara Sağlık İnsan Piskolojisi ve Neden Bırakamıyorlar

Peki insanlar neden kolay kolay bu illetten kurtulamıyor bir çırpıda elinden atamıyor.Çünkü sigara alışkanlığına yakalananlar, sigaradan uzak kaldıklarında gergin ve sinirli  olurlar iç sıkıntısı iştahsızik sinir bozuklukları gibi problemler yaşarlar.

Bundan dolayı da. sigaradan vazgeçemeyeceklerini düşünürler. Böylece hem kendilerini sağlıklarını geleceklerini mahvederler,hem çevrelerine kötü örnek oluştururlar. 

Siğara içen çevrelerde büyüyen çocuklarda vücut dirençleri düşük, hastalıklara yakalarıma oranlan ise yüksektir. Büyüme döneminde sigaraya başlayanların bronşlarında tıkanmalar oluşur, göğüs kafeslen yeterince gelişemez ve böylece hayata daha yeni başlarken kaybetmiş olurlar diğer insanlara göre daha zayıf ve direncsiz olurlar. Dikkatin bir noktada yoğunlaştırılması da, sigara içenlerde diğer insanlara göre daha zor olmaktadır.

Siğara tuzağına düşmüş olan sigara gencler alışkanlığına, masum bir duygusuyla başlamaktadırlar. Sigara dumanınıni dumanla meşgul olmanın zevki ve nikotinin oluşturduğu etki kişiyi sürede birer sigara tiryakisi haline getirmeye yeterlidir.

Ailede ve arkadaşlar arasında sigara içilmesi, çocukların ve gençlerin sigaraya başlamala­rında en önemli etkendir. Sigara içme ile stres arasında da anlamlı ilişkiler bulunmuştur, An­ketler, gergin, problemli kimselerin sigaraya sıklıkla yöneldiklerini açıkça göstermiştir Butun yaş gruplarında, sigara içenlerin, sigara içmeyenlere nispetle stres düzeyleri yüksek pknvştr. Sigara içen bir çocuk ve genç, genellikle mutsuz ve problemli bir çocuk ve gençtir. Sigara içen bir yetişkin de, genellikle gerilimli ve huzursuz bir çocukluk yaşamış bir insandr.

Sigaranın son derece zararlı bir alışkanlık okluğunun açıkça anlaşamaandan itibaren ge­lişmiş ülkelerde sigara tüketimi azalmaya başlamıştır. Aynı seyr.topfornlann kendi içinde de gözlemlenmiş, varlıklı, eğitimli, düzeyli ve ruhen sağlıklı insanlar arasında sigara içme nispeti düşmüştür Ancak, geri kalmış îopiumîarda ve topiumiann problemli tabakaları olan alt sınıflarında sigara bağımlılığı azalmak yerine artmıştır. Aynca, sigara içen kımselenn; alkol ve bağımlılık yapıcı diğer zararlı maddelere yönelme açsndan da en riskili grupta görülmüştür.

Sigara ve diğer zararlı maddeleri kullananların genellikle dayanıksız ve güçsüz bir ki­şilik yapısına sahip olduktan, kaygıdan ve realiteden kaçış içinde olduklarından sevgi hoş­görü ve güven duygusu içinde yetiştirilemediklerinden duygusal bakımdan olgunlaşamadıklarından çoğunun içe kapanık, kendisini değersiz ve önemsiz gören kimseler olduktan gözlemlen­miştir.

Bağımlılığa temayüllü kimseler genellikle içten denetimi, yani yaşadığı olaylardaki sorumluluğu görebilen fertler değil, dıştan denetimli, yani yaşadığı veya karşı karşrya kaldığı olayların hep kenefi dışındaki sebeplere bağb olduğunu düşünen loşıfercfirier Insanlan sigara gibi zararlı alışkanlıklardan sakındırmak ve kurtarmak için ba­ğımlılık yapıcı zararlı maddelerin yol açtiğ problemleri topluma sürekti olarak anlatmak, her ferdi zararlı alışkanlık  hususunda  bilinçlencdirmek, problemli kişilerin ekonomik ve sosyal problemlerini çözebi­lecekleri şartlan hazırlamak, fertien kişilik bakımından güçlendirmek, bütün şiddet ve baskılan yok et­mek; becerisini, hayattaki fonksi­yonunu ve sosyal etkinliğini art­tırmak suretiyle herkesi yararlı, yüksek ideal sahibi şahsiyetler haline getirmek lazımdır.

Hlll, KURT GELDİ

O günler aklıma geldikçe içimdeki merdane kalbimi sikiyor. Köyün he­men dibindeki yemyeşil fundalıklarda koşuşuyorduk. En aklımda kalan, çi­menlere uzanarak dinlendiğimiz… Ba­zen iki üç arkadaş 180 derecelik bir açıyla baş baş başa vererek yüzükoyun soh­betler ederdik.

Yazlarımız o fundalıklarda geçerdi diyebilirim. Dünyanın iklim dengesinin bozulmasından önceki son yazlardı. Benzerlerini şimdiki nesillerin ancak belgesellerde izleyebilecekleri hariku­lade ortamlardı.

Fakat ne yazık ki, sigaraya da o mın­tıkada başladk. Köyümüzün top saha a da oradaydı.Bazen bizden epeyce büyük ağabeylerin yarana sokulur, bir nefes siğara çekmek için yalvarırdık.

Çokmu şakacıydılar yoksa birer profesyonel siğara içtirme misyonerleri miydier bize her nefesten sonra hiii kurt geldi  dememizi şart koşarlardı işte bu muhabbetlerle siğaraya başlamış olduk…Ama o kurt beni bizi gercekten yavaş yavaş yedi bitrdi.

– Hii, kurt geldi!
– Hah hah hah ha!,..
Kimi zaman bu latife-lerimi, içimde kendi kendime oynadığım küçük skeçle­re dönüştürdüğüm de olur!
– Amca, o kurt beni yedi!

DOST ALIŞKANLIKLAR

Alışkanlıklara, zıt alışkanlıklarla egemen olunur. Epictetos

Canlıların canlan akılır. Hiçbir zaman eylemsiz kalmak istemezler. Hoşlarv na gidecek kolay şeyler arar ve bulurlar. Bundan dolayı birçok insan, sırf can akıntısından dolayı, işine harcaması gereken gücü, alışkanlıklarını beslemek için kullanmak zorunda kalır.

Can sıkıntısı, bütün kötü alışkanlıklann kaynağıdır. Arthur Schopenhauer, devletlerin en mühim görevlerinden birinin, halkın can sıkıntısını önlemek ol­duğunu söyler.1 Can sıkıntısı rutubet gibidir, küflendirmeyeceği yürek, çürüt­meyeceği toplum yoktur.

Alışkanlıklar, can akıntısından doğar ve can sıkıntısıyla beslenirler ve çoğu zaman insan bedenini canla bir­likte terk ederler. Kötü alışkanlıkların, ömürleri bo­yunca, insanların iç yakıtlarına ve vakitlerine ortak olmasına o sebep olur.

Şu halde, can sıkıntısına boş alan bırakmaya­cak aktif bir hayata, bütün vakitleri faydalı ve yararlı şeylerle dolduracak güzel faaliyetlere ve dost alışkanlıklara ihtiyacımız vardır, can sıkıntısına kendimize düşman alışkanlıklara değil

İnsanın sırf can sıkıntısından dolayı, bir şey olmaz, diyerek olabilecek kötü şeyleri görmezden gelip zararlı bir ahşkanlığa ilk adımı atmasanından daha yanlış bir karar olamaz.

PEKİ SİĞARA İÇİN NE DEDİLER?

Abdülvahap Yaren Banko memuru Sabahları lavabonun başında sigaradan nefret ediyorum, kahvaltı yı etikten sonra ise bir an önce sigara içme isteği duyuyorum, Çoğu zaman, ritmik olarak sigara yakıyorum. Sanki içimde bir saati var, o saat gelince adeta farkında o!madan içiyorum. Çalışırken bir bakıyorum elimde sigar zamanı yakmışım, kesinlikle bunun tam olarak faI da olmuyorum. Kül tablasında biri tüterken öbt nü yaktığım bile oluyor, sonra da kendi şaşkınlığın kendim şaşıyorum.

SİGARAYI BIRAKMAYI DÜŞÜNMEYEN GENÇ

Gerçekten büyük bir keyif ala ala sigara içen bin gence, söylediklerime pek aldırmayacağım bile bile,  tuttuğu yolun yanlış olduğunu hatırlattım ve ondan tahminime uygun bir cevap aldım:

– Çok lezzet alıyorum, bundan dolayı, şimdilik, bırakmayı dü­şünmüyorum.

Bağımlı gencin beyninde sigara aleyhinde bir klasör açmak, eğer belleğin­de öyle bir klasör varsa o zaman da ona bir dosya veya en azından birkaç cümle ilâve etmek için:

– Gayet normal, dedim, çünkü şimdilik çok sağlıklısınız.

Ne demek istediğimi anlamadı, Biraz bir şeyler anlasın diye dedim ki:

– Sağlıklı olduğunuz müddetçe sigaradan büyük bir tat almaya devam edeceksiniz, Sigaradan tat aldıkça bırakmayı düşünmeyeceğinize göre, her hâlde siz, sigarayı sağlığınız bozulduktan sonra bırakacaksınız.

TÜTTÜKÇE SAĞLIK DA İŞLER DE KARIŞIR

Tüttükçe işler karışır. En iyisi birdenbire bırakmaktır. İskender, Engürü’ye geldiğinde, yıllardır hiç kimsenin çözemediği bir kördüğümü önüne çıkardılar. Bunu ancak siz çözebilirsiniz, dediler. İskender, büyük­lüğünü hemen gösterdi. Onu çözme­ye uğraşan akılsızların boş çabalarıyla daha da karışmış ipe şöyle bir bak­tıktan sonra hiç düşünmeden kılıcı­nı çekti ve bir hamlede kördüğümü parçalayıp açtı. Oradakiler bakakaldı­lar. İskender, her şeyi ağır ağır ve usu­lünce yapmayı itiyat edinmiş o uyuşuk, aciz ve korkak insanların, “Neden böyle yaptınız hünkârım?” bile diyemeyeceklerini bildiğinden, kendisine hiçbir şey sorulmadan şöy­le dedi:

Çözümüne akılsızların karıştığı işler karmakarışık olur. Bu müdahaleler çoğaldıkça ortaya bir kördüğüm çıkar. O za­man en akıllı bile, üç düğüm çözer, sekiz ilmik ekler. Kör­düğüm safhasına gelmiş bir durumu çözmeye çalışanlar, ne kadar güçlü ve kabiliyetli olurlarsa olsunlar, problemi büyütmekten başka hiçbir şey yapamazlar. Kılıca işte bun­dan dolayı sanldım. Çünkü kördüğümle uğraşmak ahmaklık, bir kişiyi buna mecbur bırakmak ise haksızlıktır. İnsanların ne günahları vardır ki, binlerce kişinin yanlışını çözmeye uğraşıp yıp ransınlar ve sonunda da hüsrandan başka bir şey elde edemesinler. Üstelik kendilerinden sonrakilerin işle- rinİ daha da güçleştirdikten için tanhe akılsız kim seter olarak geçsinler.

Efendiler, unutmayın, çözümsüz problemlerin çözümü, her şeye yeniden başlamaktadır.Her kış bir ihtilâl, her bahar yeni bir başlangıç olmasaydı, şu dünyada hayat olmaz­dı. Her ölüm, ilâhf kılıcın, kördüğüm olmuş bir başın üzerine inişidir.

Dumandan Bir Ağ

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı