Saglık

Mantarlar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler…

Mantarlar ve Bilinmesi Gerekenler

Ülkemizde olduğu gibi dünyanın her yerinde mantar toplamak aslında bilinenin aksine doğada hayatta kalma öğretil­erinden önce düzenli bir iştir ve kesinlikle ciddiye alınması gerekmektedir. Bazı Kuzey Avrupa ülkelerinde mantar topla­mak toplumca milli spor kabul edilmiş yüzlerce kulüp kurs oluşturulmuş,toplanışı gibi satışıda kanun hükmünde yasal düzenlemelerle toplumun mantar işini dahada ciddiye al­ması sağlamıştır.

Ülkemizde ise durum biraz farklı..Sanırım mikolog mantar bilimcilerimizin sayışırım az olduğundan olsa ge­rek , henüz doğadaki insanlarımızın kuşaktan kuşağa ak­tardığı bilgi birikimlerinden faydalanılmaktadır. Ancak bazı üniversitelerimizde mantarlar hakkında yeni yeni çalışmalar yapılıyor olması biz meraklı amatörler için umut vaat edici, öte yandan satışı çarşı, pazarlarda zabıta kontrolünde halen naylon torbalarla yapılmakta olup henüz yasal bir düzenleme yoktur.

Tanımadığımız bilmediğimiz her mantar zehirlidir bu böyle biline..

Açılışı böyle bir gerçeklikle yapmakta fayda var ürkütücü temkinli tedbirli cümlelerin gölgesinde usulca mantarlar aleminin büyülü dünyasının kapısını aralayalım.

Yağmurdan Sonra Buluşalım..

Mantarlar çok geniş kapsamlı bir konu ancak bizim ilgi alanımızda olanlar şuan için 2mm den büyük olan şap­kalı mantarlar.Şapkalı Mantarlar zehirli mantarlar ve zehirsiz man­tarlar olmak üzere ikiye ayrılır demek istemiyorum.

Çünkü bilinenin aksine bir takım zehirli öldürücü mantarlar var ve bunların panzehiri tedavisi yok.

Öte yandan öldürmeyen birçok zehirli mantar türüde bulunmaktadır. İlla öldürmeleri gerekmez süründüredebilirler.

Kimi mantar 2-3hafta hastaneden çıkarmaz kimide 3 gün tuvaletten.O durum göreceli..Yani mantarın kendis­inden, pişirme usulüne kişinin kilosunda ısırığın gramına varana kadar değişkenlik gösterebilir.

Aslında açıkçası ishal bile olsanız bu bile zehirlenme belirtisi kabul edilmelidir. Bu durumda yapılacak tek şey en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak olacaktır.Yapacak başka bir şey yok!! Birçok formda birçok moleküler yapıda ülkem­izde yaklaşık 10-12bin civarı mantar türünün fışkırdığı tah­min edilmekte olup ağaç altlarında yüksek çayır düzlüklerde genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında yağmur yağışlı yaz aylarında yetişebilmektedir.

Kimileri yüzeye çıkmak için tamamen yaban ortam ararken kimileri biz insanların izini sürerler. Aynı fami­lyadan olanların aralarından bile zehirli ve zehirsiz form­ları çıkabilmektedir. Bu kadar değişkenlik gösterebilen bir konuya ilginiz varsa ciddiye almakta fayda var çünkü doğa hatayı affetmez. Mantarlar lezzetli olmalarının yanı sıra min­eral ve protein deposudurlar.Demek yine yanlış olur. Min­eral bakımından oldukça zengindirler bu doğru. Ancak pro­tein söz konusuysa dişinizin kovuğuna yetmez..

Et kadar besleyicidir sözü ise sizi yine hayal kırıklığına uğratacağım ama malesef doğru değildir. Sanırım ısırıldığında ağızda lifli et hissi verdiği için söylenmiş olabilir. Ve naçi­zane mantarlarımızın yüzde 98i sudur.

Ağzımız Sulanmadan..

Mantar toplamak yaşadığımız yüzyıl şartlarından ötürü kimine göre yürüyüş,kimine göre fotoğrafçılık, kimine göre lezzet avcılığı gibi arttırüabilir keyifli bir aktivitedir.Çok çok nadiren künt topluluklar için hayatı idame ettirmede be­sin amaçlı toplanmaktadır. Ancak tecrübe bilgi birikim ger­ektirir.

Nitekim tecrübeli mantar toplayıcılarının bile yanıl­ması sonucu oluşan kötü sonuçlar dünya gazete arşivlerinde örneklerle yer almaktadır.Bir bölgede bir ülkede zehirsiz olan bir mantar türü ,başka bir bölgede bir başka ülkede zehirli olabilir. Eğer bir mantarı kesinlikle bildiğinize emin­seniz yemelisiniz ,yemeliyiz.Onun dışında bilmediğiniz her mantar zehirli kabul edilmelidir Aksi halde dünyalar arası ,dünyadan da alemler arası yolculuğa çıkabilirsiniz..

Yolculuk demişken yeni yıla kavuştuğumuz şu sıralar elbette mantar toplama serüveni bitmiş belki mantarların üzerine karlar düşmüş olacaktır. Aramızda “boşversene .metropolün orta yerinde mantarlarla ne alakam olur ° diye düşünenler vardır elbet.

Şöyle düşünüyorumda alakamız olmayan birçok şey­den daha çok alakadarız ashnda..Nasıl mı? şöyleki..

Batı dünyası ve Amerika gibi noel furyasına kapılan pek müslüman ülkemizde çam ağaçlarını süslemekten, uçan geyik masallarına .Şömine başı asılı çorap içi hediyelerden, bacadan girme hikayelerine, efsanelerden çizgi film karak­terlerine varana kadar mantarlar alemiyle köylü çocuğu ol­masak bile haşır neşirliğimiz olmuştur.

-”Eee iyide yeni yıl, mantar falan yine ne alaka?

-madem öyle alakaya maydanoz .serüvenimize Sinek Mantarı ile başlayalım..

Sinek Mantarı-Gelin Mantarı  (Amanita Muscaria)

Gelin Mantarı olarakta bilinmektedir..İskandinavyadan Kuzey Avrupaya Sibiryadan bizim yaylalara kadar büyük bir üne sahip olan bu mantarı yemesekte görmezlikten gelemeyiz .

Zaten görünüşü itibariyle istesekte görmemezlikten gelemeyiz. Sinek mantarı ;Birçok çizgi film, masal ve hikaye kitaplarında gördüğümüz elma şekeri gibi kıpkırmızı doku­su üzerine beyaz puantiyeleri olan insanın içten içe ısırmak istediği halüsinojen ve ölümcül riskler taşıyan zehirli bir mantar türüdür Nitekim Alice’i harikalar diyarına götüren, yediğinde Süper Mario yu büyüten, Santa’nm yani namıdiğer Noel babanın geyiklerini uçuran, vikinglerden şam anlara ay­inlerinde kullandığı bu mantar türüyılbaşı çam ağaçlarındaki süslemelerden olan kırmızı elmalarında semboli olduğu bilin­mektedir. Ne büyülü bir mantar değilmi..Nede çok hayatımızdaymış..Ünlü mantarbilimci James Arthur un Mantarlar ve insanoğlu kitabında Türkiyede de kozalaklı ağaçların altında yetiştiğinden bahsettiğini anımsar gibiyim .

Benimde Sinek Mantarı ile karşılaşmam Bolu ilinin yüksek yaylalarında yağışlı bir kasım ayı dev bir çam ağacı al­tında olmuştu.. Uzaktan ilk gördüğümde sisin içerisinde önce yerde bir elma var zannetmiştim .Çektiğim fotoğraftaki man­tarın ilk gözüme çarpan özelliğiyse üzerindeki beyaz puanti yelerin oluşturduğu (dikkatli bakarsanız görebilirsiniz )gülüm­seyen bir suratın bana baktığıydı., o an büyülenmiştim bile Kesinlikle uzak durulması gerekilen dünya çapında şirinmi şirin bir mantar türüdür..

Şirinleride unutmayalım yahu şimdi hatırladınız değil­ini şirinlerin evleride sinek mantarıydı ve Şimdi anlayabiliyo­rum o meşhur cümlenin nereden nasıl geldiğini..

“İyi bir çocuk olabilirseniz birgün şirinleri bile göre­bilirsiniz..” Şirinleri görüp, yazıp çizenler nasıl bir düşünced­eyse artık :).Bu hikaye ve masalların neredeyse tümünün sinek mantarı etkisiyle oluşan hayal eseri olduğu düşünülmektedir,gerisini var siz düşünün.. Kullanımı ölümcül olabilir.

Trompet, Borazan Mantarı

Görünüşü itibariyle oba gerek bu ban verilmiştir.Ancak renginin ve dokusunun korkutucu olduğuna aldan mayın Aldanmayın diyorum, diyorum ama bende ilk karşılaştığım da sadece fotoğraflamış yanından geçip gitmiştim .. Son­ra öğrendim lezzetli ve ticari olarak pahalı bir mantar türü olduğunu. Aile bünyesinde zehirli formları bulunmakta olup. Doğru olduğuna emin olmadan yenmemeli.

Post eki Mantarı (Sobelen Mantarı) -Coprinus Cama tut Sobe, oval olmasından dolayı bu isim verilmiş olup Şap­ka dokusunun koyun postunu andırdığı için posteki de de­nir. Üzerinde dantelimsi beyaz pullar bulunur. Bu pullar en tepede sarı kahverengindedir Çürümeye yakın yaşlandıkça postu koyulaşıp mürekkepleşerek şapkasının uçlarında yırtıl­malar gözlenir.

Ülkemiz dışında diğer dillere çevirilerde adının karşılığındaki mürekkep kelimesi de buradan gelir. Bizde nedense pek mürekkeple ilişkilendirilmemiştir. Biz İnsan­ların ayak izlerini takip eder, meşe kayın ormanlarında düz çayırlıklarda yeni gübrelenmiş çim alanlarda dahi çıkabilme­ktedir. Taze, sobe, genç kapalı formdakilerin yenmesi tavsiye edilir. Alkolle birlikte tüketilmesi sakıncalıdır.

Aslan Yelesi (Dede Sakalı) Hericium Erinaceus

Genellikle meşe ağaçlarının gövdesinde yerden yüksekte yetişir.Ve yine görünüşü iti­bariyle isimlendirilmiştir.

Diğer mantarlara nazaran bünyesinde her yüz gramında yaklaşık 26gram protein bu- lundurur.Proteinin yanısıra mineral ve vitamin içermektedir.Çin ve Japonya gibi ülkeler bu mantarı tıp alanında halen kullanmaktadır.

Ağaçta yetişen bir kaç türü vardır ve emin olmadan yenmemeli.

Köygöçüren Mantarı (Amanita Phalloides)

Amanita ailesinden olup seri bir katildir. Sert bir söylem olduğunu düşünüyorsanız isminin neden Köygöçüren olduğunu araştırabilirsiniz. Ülkemizdeki mantar zehirlenme vakalarından ölümle sonuçlananların yüzde 95 ini bu mantar üstlenir. Görünüşünden bahsedecek olursak Am­anita türlerinin bariz özelliklerini taşırlar. Eğer Gördüğünüz mantarın Amanita phalloides old­uğundan şüpheleniyorsanız mantarı çakınızla kes­mekten ziyade ayırt edebilmek için köküyle çıkar­mak gerekmektedir. Mantarın toprakla temas ettiği kök kısmında çorap yada zarf denilen bir yumru kapsülü bulunur. Bu kapsülün içinden çıkan ve şapkaya doğru kalından inceye doğru yükselen sap kısmının üzerinde, sapı saran bir zar tabakası bulunur. Bu zar tabakasının bir kısmı, mantar büyüyüp yerden yükseldikçe şapkayla birlikte kapanırken kalan kısım kopup yüzük şeklini alır. Lamelleri ince sık aralıklı beyaz dokumalıdır.Şapka üzerinde ise orta noktasında sarımsı kurşuni bir renk bulunur. Eğer elinizdeki mantar bu tariflere uyuyorsa usulca yere bırakabilirsiniz. Kesinlikle ölümcüldür.

Sezar Mantarı(Amanita Caesarea)

Hatırlayacağınız gibi Köygöçüren Mantarı(Amanita Phalloides) ve Sinek Mantarı (Amanita Muscaria) aynı aileden kardeştirler.

Sezar mantarıda Amanita ailesinin bir üyesidir an­cak tek bir farkla; Sezar mantarı yenilebilmektedir.Vakti zamanında Roma imparatorunun favorisi olduğu için Sezar veya, İmparator isimleri verilmiştir.Çok belirgin ayırt edici özellikleri olsa bile aynı aileden geldiği için temkinli olmakta fayda var.

Tadının keskin, balığa benzediği de söylenir. Lez­zetli nadir ve pahada değerli bi mantardır. Görünüş iti­bariyle sapı sarı şapkası gençken koyu turuncudur. Şapka altı lamelleri altın sarısına yakın sarı renktedir. Diğer Am­anita aile bireyleri gibi köklerinde çorap (zarf), saplarında yüzük (halka) kısımları bulunur.

Amatör toplayıcılara tavsiye edilmez.

Tellice Mantarı (Ramaria Spp)

Gördüğümde mercanları anımsatmıştı.. Saçak saçak tel tel dallı budaklı bir mantar türüdür.Mantarın ilk toprak yüzeyine çıktığı filiz haliylede karşılaşmıştım muazzam kükürt sarısı turuncuya çalan bir renge sahip- ti.Bu renk giderek turunculuktan sıyrılarak altın sarısı olarak kalabilir. Çam ve kayın ağaçlarının altını pekte sev­er.

Litaratürlerde koyu sarı kirli siyaha yakın kahv­erengi küçük boyutlu olanlar yenmemeli diye kayıtlıdır.Güneş almayan bölgelerde beyaz renktedirler.Ülkemizde genellikle sarı tonlarda olup pembe renkte olanlarıda bulunmaktadır.Bildiğinize çok emin olduğunuz durumda dahi haşlanıp suyu dökülüp ikinci kez pişirilmesinden sonra tüketilmesi tavsiye edilir.

Yenilebilen telliceye göre daha gevrek olan aynı görünüme sahip karıştırmaya çok müsait Ramaria Pallida isimli formu öldürücülüğü kanıtlanmasada zehirlidir.

Reishi Mantarı

Genellikle meşe kütüğünün üzerinde olup nadir denilse bile benim Bolu ilinde sık karşılaştığım ilaç sanay­ii ve tıp alanında iyi bir yeri olan mantar türüdür.

Cilalı kırmızı- kahverengi tonlarında parlak bir yapısı vardır belli başlı sapı bulunmayıp,sapsızda olabilir .Yenilebilen bir mantar değildir.Tadı odunumsu serttir.

Yetiştiriciliğinin yapıldığı süre zarfı dahi en az 6ay sürmektedir. Alternatif tıp alanında kullanılır.Konuyla ilg­ili uzmanların özel hazırladığı esanslarla tüketime uygun hale getirilebilir.

Kanlıca (Melki) Mantarı-(Lactarius Deterrimus)

Gerçekten bu ilgiyi hakeden bir mantar türüdür.Yurdumuzun bir çok bölgesinde ye­tişebilmektedir. Özellikle batı karadenizde sonbaharda yağmurdan sonra toplamazsanız onlar toplanıp size ge- ürler diyebilirim. İsminin Kanlıca olmasının sebebi ise büyük bir porsiyon tüketiminden sonra idrar renginin kırmızılaşmasından ötürüdür Nemli, az güneş gören ormanların köknar ve çam ağaçlarının altlarını sever. Görünümünü tarif edecek olursak genç formdayken şap­ka uçları içeriye doğru kıvrık,ortası çukur, zaman geç­tikçe açılmaktadır.

Kanlıca olduğunu düşündüğünüz mantarı çakını­zla sapından İrisini? En belirgin özelliği elinize aldığınızda şapkasındaki turuncu rengin bir boya gibi elinize bulaşmasıdır

Ters çevirip bakıldığında sap kısmında kesilen bölgede yine turuncu bir halka, halka içi delik yada beyaz olmalıdır. Mantarı, şapkasından sapma dikey bir düzlemde keserseniz halkanın devam edip çevrelediğini görebilirsiniz. Kesilen kısımdan akan sıvının rengi önce turuncudan şarap kırmızısına sonrada yeşile döner. Ken­dine has, hoş bir konusu vardır. Tüketim kısmından bah­sedecek olursak ben şahsen sonbahar yürüyüşlerimde kamplarımda sırtçantamda bir yumru büyüklüğünde te- reyeğı bulundururum. Yani seçimim tereyeğmda tavada..

Unutmuş olsam bile yolumun üzerindeki bir yay­laya uğrar, tereyağını bulur kendimi dünyanın seçilmiş insanlarından biri olarak hissetmemi sağlarım.. Ülke­mizde kanlıcaya benzer birkaç mantar türüde bulun­maktadır bu yüzden yine bilgili, tecrübeli mantar to­playıcılarından mikologlardan yardım almakta fayda var.

Çörek Mantarı- (Boletus Edulis)

Ayı Mantarı olarakta adlandırılır. Lezzetli ve pahada değerli bir mantardır. Kayın meşe ladin ağaçlarmm altında özel­likle sonbaharda düşen kuru, çürümüş yaprakların altında yetişir. Rengi kestanemsi kahverengi olup açıklığı koyuluğu değişkendir.

Sap kısmı kalın, ortasından bombeli şapkası tümsek yay­van kadife dokusundadır. İyi kabarmış çöreğe benzerliğinden dolayı bu isim verilmiştir. Etli kısmı önce beyaz sonra gün geç­tikçe sararmaktadır. Benzer türleri olup karıştırılabüir.Amatör toplayıcılara tavsiye edilmez.

Kav Mantarı- (Fomes Fomenterios)

İsminden de anlaşıldığı gibi yüzyıllardan buyana ateş başlatmak amacıyla toplanmaktadır, özellikle kayın meşe kavak ağaçlarının gövdesine tutunur. Odunumsu sert bir yapıdadır.

Şekli at nalını andıran asalaktır. Ağaçtan ayrılıp ikiye kes­ildiğinde mantarın katmanları görülebilmektedir.

Kav olarak kullanılan kısım ise mantarın en dış, üst sert katmanın altındaki orta süngerimsi dokudur. Bıçak gibi bir cis­imle ufalanalabilir. Mantardan kav elde etmek için önce yanmış meşe ağacının külüyle kaynatılır. Ardından uzunca bir süre ku­rumaya bırakılır. Kuruyunca tokmakla dövülerek sıkılaşıp liflen­mesi sağlanır. Temin edebilirseniz potasyum nitrat solüsyonuyla ıslatıp tekrar kurutulursa daha da yanıcı bir hal alır. Yeterli ge­lecek şekilde parçalara ayırıp kav kesenizdeki çakmaktaşı ve çelik,demirinizin yanına koyabilirsiniz..

Ayrıca deride küçük keşi ve sıyrıklarda kanama durduru­cu bir etkiside vardır.

Ağaç gövdelerinin kütük, kabuk kısmını hızlıca çürütür. Bu nedenle sağlıklı bir ağaç için zararlıyken, kurumuş çürümekte olan ağacın doğadaki geridönüşümü için bir nevi faydalıdır.

Not:Siz siz olun ,eger mantar konusunda bir uzman kadar bilğili değil iseniz uzak durmanız en sağlıklı olanıdır.

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı