Nedir Ne Değildir ?Saglık

Deniz Sporları ve Sağlığımız

Denize dönme vakti:Deniz Sporları ve Sağlığımız

Denizin gücüne karşılık kas ve beyin gücü… Bedensel direnci son noktasına kadar zorlayan aktivitelerin başında gelen deniz sporları ülkemizde gün geçtikçe daha fazla seviliyor ve tatbik ediliyor. Yelken ve dalış sporuyla ilgilenenlerin sayısında hızlı bir artış gözlemlenirken, uçurtma sörfü (kitesurf), uçurum dalışı gibi biraz daha ekstrem kaçan sporlara yönelik merak da artıyor.

Yüzme, yelken, rüzgar sörfü, uçurtma sörfü (kite surf), kürek ve dalış konu­larını farklı kaynaklardan derlediğimiz bilgiler ışığında, deniz spor­larının sağlığımıza faydaları­nın yanı sıra, ne denli keyif verebileceğini de keşfede­ceksiniz.

Vücuttaki tüm kasların çalış­masını sağlayan yüzmeden, buz hokeyinden sonra dün­yanın en zorlu sporlarından biri sayılan kürek sporuna, uçma ve kayma.duygularını aynı anda yaşatan uçurtma sörfünden insan ruhunu din­ginleştirirken zih^Mİde dur­maksızın çalıştıran. ; yelken ve rüzgar sörfüne kadar altıp farklı deniz sporu… Dosyamızda kullandığımız görsellerin büyük bir kısmını Redbull fotoğraf arşivinden aldık. Dünya çapında yarış­malar düzenleyen Redbull gibi firmaların artmasıyla de­niz sporları daha da gelişe­cek. Dünyanın en, önemli yelken yarışlarından biri olan Volvo Ocean Race’i düzen­leyen Volvo da deniz sporla­
rına destek veren kuruluşla­ra bir başka örnek. Ülkemiz­de de deniz sporlarına des­tek veren firmalar bulunu­yor. Vakko’nun düzenlediği yelken yarışı Vakko Sailing Cup, Sabah gazetesinin sponsorluğunda gerçekle­şen Deniz Kuvvetleri Sabah Açık Deniz Yat Yarışı gibi… Bunlardan söz ediyoruz çün­kü ülkemizde deniz sporları­nın gelişmesi için daha fazla kuruluşun bu etkinliklere destek vermesi gerektiğini düşünüyoruz.

Kuruluşların bünyelerinde basketbol ve futbol takımla­rı barındırdıkları gibi, deniz sporlarından birine ait bir ta­kımları neden olmasın, diyo­ruz. Örneğin, Şişecam Kü­rek Kulübü gibi. Her zaman söylendiği üzere, denizlerle çevrili ve de nüfusunun yüz­de 70’e yakını sahil kentle­rinde yaşayan ülkemizde her çocuğun bir deniz spo­ruyla ilgilenmesi lüks sayıla­bilir mi? Denizden korkma­yan ama onu seven ve koru­yan, ruhen ve bedenen de­nizden beslenen sağlıklı ku­şaklar için yüzümüzü denize dönme vaktimiz gelmedi mi?

Yüzme Deniz Sporu

Temel sporlardan biri olan yüzme, bedenin bütün kaslarını çalıştırması bakımından önemli bir ayrıcalığa sahip. Çok küçük yaşlar­dan itibaren yapılabilen yüzme sporunun sa­dece bedensel değil manevi gelişime de kat­kı da bulunduğu uzmanlarca belirtiliyor. Birey­sel güveni geliştiren bu spor dalı, yaşam di­siplini de sağlıyor.

Yüzmek daha çok denizle birlikte anılan bir eylem olmakla birlikte yüzme yarışları genel olarak standart boyutlardaki (50 metre, 8 kul­var) havuzlarda gerçekleşiyor. Bedenin kulaç ve ayak hareketlerinden başka bir yardım al­madan, her yarışmacının kendi kulvarında, serbest, sırtüstü, kelebek ve kurbağa stilleri­nin her birinde veya dördü birden karışık ola­rak, 50,100,200,400,800,1500 metrelerde bireysel veya ekip olarak yaptıkları yarışmala­ra yüzme sporu deniyor.

Sağlığa sayısız faydası olan ve her yaştan in­san tarafından yapılabilen yüzmeyi spor amaçlı yapmak için haftada üç gün yüzülmesi öneriliyor. Temel yüzme eğitiminde nefes alış veriş teknikleri ve yüzme stilleri öğretili­yor. Temel yüzme eğitimi almayan kişiler, yüzme mesafesi uzadıkça nefes kontroli yapamadıklarında  daha hızlı yoruluyor. Bağışıklık sistemini uyaran, metabolizmam düzenli çalışmasını sağlayan ve su içinde yapıldığı için hem bedeni çalıştırıp hem de ruh­sal dinginlik veren yüzme sporuyla ilgileniyor ve temel eğitim almak istiyorsanız, Galatasa­ray ve Fenerbahçe spor kulüpleri, Türkiye Spor Yazarları Derneği, Marmara Spor Kulü­bü, Göztepe Yüzme Kulübü gibi kurumlardan birine başvurabilirsiniz.

Yelken Deniz Sporu

Yediden yetmişe herkesin yapabileceği sporlardan biri olan yelken, başta deniz ve rüzgar olmak üzere, dalga ve akıntıya karşı mücadele gerektiren bir spor. Son yıllarda, yelken sporu yapmak için bir yelkenliye sa­hip olmak gerektiğine dair yanlış düşüncenin silinmeye başlamasıyla daha fazla insanın il­gisini çeken bu spor dalında eğitim veren ku- rumların sayısı da oldukça fazla. 2003-2005 yıllarına ait rakamlar incelendiğinde, yelken sporuyla ilgilenenlerin sayısında 9 kat artış olduğu görülüyor. Yelken okulları yaz ayların­da full eğitim veriyor. Yelken dersleri İstan­bul’da genellikle Anadolu yakasında Cadde­bostan, Fenerbahçe kıyılarında veriliyor. Temel Yelkencilik Eğitimi’nde genellikle bir saat teorik, 15 saat denizde pratik eğitim ve­riliyor. Eğitimlerde özel eğitim tekneleri kul­lanılıyor.Bu süreçte yelkencilik terimleri, denizci düğümleri, yelkenli mantığı ve gü­venli seyir teknikleri öğretiliyor. Eğitimin so­nunda kursiyerler, orsa, apaz ve pupa seyir­lerinde rahatlıkla, yelkenliyi idare edebiliyor­lar. İsteyenler temel eğitimden sonra ileri yelkencilik eğitimi de alabiliyorlar.

Ülkemizde ve dünyada pek çok yelken yarışı düzenleniyor. 350 deniz mili mesafede gerçekleşen Deniz Kuvvetleri Kupası Yarışı ülkemizdeki en önemli yarışlardan biriyken Volvo Okyanus Yarışı da dünya çapındaki ya­rışların en zorlusu.

Türkiye’nin deniz olsun olmasın dört bir ya­nında var olan yelken kulüplerinin adres ve telefonlarına Türkiye Yelken Federasyo­nunun sitesi www.tyf.org.tr’den ulaşabilir­siniz.

Dalış Serbest Dalış Deniz Sporu

Su altının sessiz dünyasında huzur, ma­cera ve eğlence arayanların tercih ettiği da­lış sporu, ülkemizde son yıllarda en fazla il­gi gösterilen deniz sporlarından biri. Dal­mak için tüm dünyada kabul gören PADI ve CMAS kurslarını bitirmek gerekiyor. Baş­langıç kursları genel olarak, akademik bilgi, havuz çalışmaları ve deniz dalışları olarak 3’e ayrılıyor. Dalış kurslarına başlamak için en az 14 yaşında olmak ve dalışa engel sağlık sorununa sahip olmamak gerekiyor. Dalış yapmak için çok iyi bir yüzücü olmak şart değil; yüzmeyi bilmek ve suda rahat hissetmek yeterli. Başlangıç kursunu (PADl veya CMAS) bitirmiş bir kişi maksimum 18 metreye inebiliyor. Türkiye’nin en göz­de dalış merkezleri; Kaş, Kalkan, Bodrum, Fethiye, Datça, Alanya ve Marmaris.

İyi bir yüzücü olmayı gerektiren serbest da­lış sporunda ise tüp kullanılmıyor. Tüp yeri­ne akciğerlerde depo edilen hava kullanılı­yor. Serbest dalışın ilgi çekici sınama fırsatını bulmaları. Serbest dalış temel kategoriye ayrılıyor: Herhangi bir ağırlık almadan ve dalış hattına dokun maksızın yalnızca paletler yardımıyla dalış. Sınırlı safra ve indirme hattıyla yapılan dalış; Sınırsız safra ve indirme hattıyla yapılar dalış. Serbest dalış için eğitim veren kurs larda dalış fizyolojisi, malzeme ve dalış tek niği gibi bilgiler teorik olarak veriliyor, pratik olarak da havuz ve deniz çalışmaları yapılı yor. Bilinçli yapılması gereken bu spor ha­yati tehlike içeriyor.

Rüzgar Sörfü Deniz Sporu

Denizde, özel bir tahta üzerinde, rüzgar yar­dımıyla hızla ilerlemek… Sörf tahtası üzerine takılmış yelkenden oluşan düzeneğiyle rüzgar sörfü bir kez deneyen için vazgeçilmez deniz sporlanndan biri. Zevkli ancak sabır gerektiren bir spor. Dengeyi kaybetmekten ve düşmek­ten yılmamak gerekiyor. Rüzgar sörfünü öğ­renmenin en iyi yolu sörf okuluna gitmek. Bu sporun geliştiği ülkelerdeki okulların çoğunda, karada bulunan ve özel bir sistemin yardımıyla su yüzündeymiş gibi kullanılan sörf donanım­lar bulunuyor. Bunların yardımıyla sörf, ıslanılmaksızın öğreniliyor.

Rüzgar yönü, akıntı, ağırlık kullanımı noktaların­da kuralları yelken sporuna benzeyen rüzgar sörfünde ustalaşmak zaman alıyor. Temel ku- rallan öğrenip zamanla ustalaşan sörfçüler, sörf tahtasının üstünde akrobatik hareketler de yapmaya başlıyorlar.

İlk kez 1984 yılında olimpiyat sporları arasında yerini alan rüzgar sörfü, ülkemiz sahillerinde de yapılıyor. Hazirandan eylüle kadar Saros körfezinin birçok noktasında rüzgar sörfü yapı­labiliyor. Gelibolu’ya 12 kilometre uzaklıktaki
Güneyli sörfçülerin yakından tanıdığı bir bölge. İstanbul’a bir saat uzaklıkta, Karadeniz kıyısın- daki Gümüşdere de plajı sörf için ideal bir yer Alaçatı plajı yalnızca Türkiye’nin değil dünyanın da en iyi rüzgar sörfü alanlarından biri. Sörf  için müthiş elverişli rüzgarı olan bu plajın uzun bir mesafe boyunca derinleşmemesi yüzme bil­meyenlerin bile sörf yapabilmesine olank sağlıyor. Çeşme Ilıca Plajı yeni başlayanlara,içinideal. Bunlar dışında Bodrum Akyarlar, Bitiz ve Datça sahillerinde de rüzgar sörfü yapılabiliyor.

Uçurtma-Kite Sörf  Deniz Sporu

Uçurtma sörfü anlamına gelen kite sörf, hem denizde hem de havada yapı­lan gerçek bir adrenalin sporu. Kite sörf rüzgar sörfündeki yelkenin yerini  büyük bir uçurtma alıyor. Sporcular ayaklarından board’larına sabitleniyor ve uçurtmalarına asılıp su üzerinde yol alıyorlar.

Board deniz üzerinde yol alma imkanı verirken, elde tutulan uçurtma sporcu­ları yerden 30-40 metre yükselmesini sağlıyor. Sporcular akrobatik hareketlerle suya iniyor ve sörf yapıyorlar. Sonra yeniden havalanıp taklalar atarak yeni­den suyu iniyorlar. Bu ekstrem spor ad­renalini zirveye çıkararak bu şekilde de­vam ediyor.

Kite Surf, Fransa’da 15 bin, Hollanda’da 8 bin, Belçika’da 4 bin kişi tarafından aktif olarak yapılıyor. Bu ülkelerde kite surf yapmak için ehliyet şart.

Türkiye’de kite surf yapanların sayısı 30-40’ı geçmiyor. Ülkemizde, rüzgar ve dalga kondüsyonlarının oldukça iyi oldu­ğu Çeşme’de, özelikle Ilıca ve Pırlanta plajlarında yapılan kite surf, bu sporu yapanlar tarafından, ‘bağımlılık yaratan spor olarak tanımlanıyor.

İnsanın en eski rüyalarından biri olan uçmayı denizle bütünleştiren uçurtma sörfüne başlamak için en az 1500-2000 dolarlık ekipman almak gerekiyor.

Dünya genelinde pek az marka bu ko­nuda iyi malzeme üretiyor. Kite surf’ü merak edip denemek isteyenlerin yolu­nu Çeşme’ye düşürmesi gerekiyor.

Kürek Deniz Sporu

İnsan vücudunun sınırlarını zorlayan bir dayanıklılık sporu olan kürek, sanıldığının ter­sine yalnızca kol gücüne dayanmıyor. Kol gücünden daha fazla bacak gücü gerekiyor. Bacak gücünün önemi, tekne içinde kürek­çinin raylar üzerinde hareketli olan bir oturağa oturması ve geriye doğru kendini iterken bacaklanndan güç almasından kay­naklanıyor. Bacak ve kol gücünden sonra, omuz gücü de önem taşıyor.

Fiziksel kondisyonun çok önemli olduğu bu spor dalında üst düzey bir kürekçi olmak için çok iyi antrenman yapmanın dışında, bazı fiziksel özellikler de gerekiyor. Erkekler için en az 1.85 cm, bayanlar için ise en az 1,75 cm boy gerekiyor. Kol uzunluğu da kürek için çok önemli.

İyi bir kürekçi olabilmek için küreğe başlama yaşı 12. Bu yaşlarda (12-17 yaş) önerilen ant­renmansa ergometre (salonda kürek çekme aleti) çalışmaları, kürek tekniğinin oturtul­ması, jimnastik gibi çalışmalar. Kemik gelişimi tamamlanmadığından bu yaşlarda ağırlık çalışmaları önerilmiyor. 17 yaşından sonra yoğun kürek çekme, koşu, ağırlık çalış­maları gibi antrenmanlara ağırlık verilmesi gerekiyor. Bir kürekçinin en verimli olduğu yaş aralığıysa 19-24. Kürek yarışları (2000 m) 5.20- 8 dakika kadar sürüyor. Bu kadar kısa zamanda çok fazla efor harcanıyor. O neden­le enerji ihtiyacı oldukça fazla.

Kürek, sağlıklı bir yaşam için spor olarak yapılabiliyor. Bunun için herhangi bir baş­lama yaşı yok. Kaç yaşında olursanız baş­layabilir, kollarınızı ve bacaklarınızı hareket et­tirebildiğiniz sürece kürek çekebilirsiniz.



Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı