Kültür-Sanat

AYA IOANNIS THEOLOGOS KİLİSESİ

AYA IOANNIS THEOLOGOS KİLİSESİ

İZMİR;AYA IOANNIS THEOLOGOS KİLİSESİ

 

Şehirde bir nokta vardı ki birbirinden çok farklı olduğu ifade edilen üç etnik grubu aynı odakta birleştiriyordu. Bu nokta, bugün Agora’nın biraz yukarısında bulunan İzmir Aya Ioannis Theologos Kilisesi idi. Bu Ortodoks mabedi, şehrin Türk ve Yahudi nüfusunun yaşadığı bölgenin tam ortasında kalıyordu. Gerçek bir toplumlararası etkileşimin ve birlikte yaşamın parıldadığı bir yerdi burası.

İkiçeşmelik, 1500’lü yıllardan itibaren İzmir’de Müslüman Türklerin ve Seferad Yahudilerinin yan yana, koyun koyuna yaşadığı bir semt olarak ön plana çıktı. İşte bu semtte İzmir’in çok kültürlü ortak yaşamının kalbinin attığı bir noktaydı Aya Ioannis Theologos Kilisesi. Ulusal devletlerin ortaya çıkmaya başladığı 1800’lerin başlarına kadar Levant’ın tüm şehirleri gibi İzmir’in de çok kültürlü ve “kosmos-politis” ağırlıklı (1) bir yaşam merkezi olduğu söylenebilir. Söz konusu çok kültürlü yapı, ulusal devletlerin ortaya çıkmasıyla varlığını sürdürmekle birlikte “ortak yaşam” paydaşları azaldı. Çünkü artık tüm dünyada ve İzmir’de farklı etnisiteler (2), uzaklarda bir yerlerde kendi ırkdaşlarının kurduğu devletlerin kültürel hegemonyasına girmeye başlamıştı. Herkes yine İzmir’de yaşamayı sürdürüyordu, bununla birlikte şehirde etnik grupların mahalleleri ayrılmış ve etnik gruplar arasında kitlesel temaslar azalmıştı. Ama bir biçimde yüzlerce yıldır etkileşiyordu adı geçen topluluklar. Şehirde bir nokta vardı ki birbirinden çok farklı olduğu ifade edilen üç etnik grubu aynı odakta birleştiriyordu. Bu nokta, bugün Agora’nın biraz yukarısında bulunan İzmir Aya Ioannis Theologos Kilisesi idi. Bu Ortodoks mabedi, şehrin Türk ve Yahudi nüfusunun yaşadığı bölgenin tam ortasında kalıyordu. Gerçek bir toplumlararası etkileşimin ve birlikte yaşamın parıldadığı bir yerdi burası.

İkiçeşmelik bölgesi, camilerle sinagogların koyun koyuna bulunduğu bir alandı ve hala öyledir. Zaman içinde bu bölgede yaşayan İzmir Yahudileri ya İsrail’e göçmüş, ya da Alsancak ve Karataş semtlerine taşınmıştı. Geride kalan sinagoglar, çoğu yıkık dökük halde bugün de varlıklarını sürdürüyorlar. Camiler de öyle elbet. Yılların ve insanların aşındırdığı inci taşı İslam ibadethaneleri bugün hala ayakta ve ibadet ediliyor içlerinde. İşte böyle bir bölgenin tam ortasında yer alan Aya Ioannis Theologos Kilisesi ise 1922 sonrasında yok olup gitti. Bugün sadece avlusunun bir bölümü ve giriş kapısı duruyor.

Kilisenin ana yapısının bulunduğu yerde ise İsmet Paşa İlköğretim Okulu yükseliyor. Üst kısımda ise tarihi kartpostallarda da görülen eski bir Rum dini okulunun varlığı söz konusu. Bu bina bugün ayakta ve halk eğitim merkezi olarak hizmet veriyor. Aya Ioannis Theologos Kilisesi’nin adının bazı kaynaklarda St. Jean olarak geçtiğini de ekleyelim. Sevgili dostum Reha Alan ile kilisenin kalıntılarını bulup birkaç fotoğrafını çekmek üzere İkiçeşmelik’te ağırlıklı olarak Roman ve Kürt vatandaşların yaşadığı sokaklarda dolaşıyoruz. Köşe başlarında, sokağın ortasında nargile içen gençler tarif ediyorlar “Şu taraftan ağabey” diyerek. Kapı önlerinde rengârenk kıyafetler içinde çiğdem çitleyen Roman kadınlarının selamlarını alarak yürüyoruz. Öncelikle İsmet Paşa İlköğretim Okulu’nun müdür yardımcısı Gökhan Bey ile buluşuyoruz ve bir zamanlar kara cüppeli Ortodoks papazların sohbet ettiği avlunun kalıntılarını dolaşıyoruz. Ardından dışarı çıkıp arka sokaklara dönüyoruz ve uzun bir sokağın sonunda bir zamanlar üzerinde kilisenin çan kulesinin yükseldiği ana kapı karşımıza çıkıyor. Aya Ioannis Theologos Kilisesi’ni önemli kılan nokta, bulunduğu konum. İzmir’in Müslüman ve Yahudi Mahallelerinin orta yerinde yükseliyordu bugün yerinde yeller esen 19. yüzyıl yapısı çan kulesi.

Kapı alınlığında Yunanca olarak “Burada 1859 Ağustos ayında inşa edilmiş olan çan kulesi Agia Ioannis Theologos Kilisesi’nin güzelleştirilmesi için Ortodoksların katkısıyla yapılmıştır” yazısı bugün de varlığını sürdürüyor. (3) Mahalle sakini Romanların yapıdan “tarihi kilisemiz” diye söz etmelerini not ediyoruz. Büyülenmiş halde Kestelli Yokuşu’na çıkıp arkadaşların yanına döndüğümüzde “Delirdin mi?” diyorlar, “Ne işin vardı oralarda?” Kiliseden bahsedince etkileniyorlar, yıllardır yaşadıkları kentin kültürel dokusuna dair böylesi bir detayı öğrenmek hoşlarına gidiyor. Ama sonra devam ediyorlar hayatlarına kaldığı yerden. Sanki Aya Ioannis Theologos Kilisesi hiç var olmamış gibi…

Notlar: (1) Yunanca “kosmos: dünya” ve “politis: vatandaş” kelimelerinin birleşiminden oluşan “kozmopolit” terimi, esasen “dünya vatandaşı” anlamına geliyor. Kültürel açıdan İzmir, kozmopolitlerin yaşadığı bir şehir idi. (2) Ethnos: Millet. Bugün dilimize girmiş kabul edilen “etnisite” terimi, ırklar, milletler anlamında kullanılmakta. (3) Aktaran: Hakan Kazım Taşkıran, Kemeraltı’nın İzmir’i. Tepekule Kitaplığı Yayınları, Mayıs 2008, İzmir.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı