Anne Çocuk

ÇOCUK AİLE İÇİ ŞİDDET VE AKRAN ŞİDDETİ

ÇOCUK AİLE İÇİ ŞİDDET VE AKRAN ŞİDDETİ YAPILMASI GEREKENLER

ÇOCUK AİLE İÇİ ŞİDDET VE AKRAN ŞİDDETİ YAPILMASI GEREKENLER ;AİLE İÇİ ŞİDDET ÇOCUKLARI ZORBA YAPAR

Zorbalığa herkes uğrayabilir ama yalnız,arkadaş desteği olmayan, öz güveni zayıf,dez avantajlı gruptakiler yani engelli, göçmen çocuklar mağdur olmaya daha açık. Akademik başarısı düşük olupsosyal destek görmeyençocuklar da yine riskgru bunda.

Dünyada ortalama her dört çocuktanbiri akran zorbalığına uğruyor. Ailede şiddet bir çözüm aracı gibi kullanılıyorsa, çocuk da ilişkilerinde zorbalığı aynı şekilde görüyor. Her yaşadığı sorun ya da çatışmada zorbalığı bir araç gibi kullanabiliyor. Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tolga Arıcak,ailelerin çocuklarına saygı, empati ve merhamet duygularını kazandırması gerektiğini belirterek,“Bu üç güdüyü duygusal düzeyde kazanan çocuktan kimseye zarar gelmez.” diyor.

Akran zorbalığı, çocuk sahibi her ebeveynin,onu yetiştirirken direktveya dolaylı olarak duyacağıbelki de yaşayacağı bir sorun.Dünyanın her yerinde farklıboyut ve şekillerde görülüyor.Ortalama her dört çocuktan biriakran zorbalığına uğruyor. Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr.Tolga Arıcak, zorbalığın aslında saldırganlık yani insanın kendinikorumak için doğuştan getirdiğibir güdü olduğunu belirtiyor.Saldırganlıkta her zaman birgüç dengesizliği bulunmadığını,karşılık verme imkânı olduğunudile getiren Prof. Dr. Arıcak,akran zorbalığında ise en önemli unsurların güç dengesizliği vezarar verme niyeti olduğuna dikkatçekiyor.

GÜÇ DENGESİZLİĞİ İLK KOŞUL

Saldırganlığa akran zorbalığı denebilmesi için üç temel koşulun oluşması gerektiğini vurgulayanProf. Dr. Tolga Arıcak şunlarısöylüyor: “Bir davranışın zorbalıkolabilmesi için güç dengesizliği şart. Yani zorbalık yapan kişinin mağdur olan kişiye göre fiziksel,psikolojik ya da sosyal açıdan avantajlı durumda olması gerekiyor. İkinci olarak zorbalıkyapan kişinin karşısındakinefiziksel, ruhsal veya sözel;mutlaka bir zarar verme niyetiolmalı. Üçüncü koşul ise en aziki kere tekrar etmesi.” Akran zorbalığının pek çok nedeni olduğunu vurgulayan Arıcak,“Birincisi karşıdakindenintikam alma duygusu. Çocuk veya genç zorbalığa uğramışsa,aynı şeyi kendisi de farklışekilde göstermek için zorbalıkyapabilir. Bir diğeri; kendisine saygısı, öz güveni düşük çocuklar, öz güven kazanmak için bunu sağlıksız bir yol olarak kullanabilirler. Yani çocuk başkalarına zorbalık yaparak kendini değerli, güçlü görmek isteyebilir.”

AİLE İÇİ ŞİDDET ÇOK ÖNEMLİ

Prof. Dr. Tolga Arıcak, çocuğunaile içinde yaşadığı şiddet,çatışma, anne-baba ile arasındakiilişki sorunlarının da akranzorbalığına neden olduğunu dilegetirdi. Tüm bunları yaşayan çocukların aynısını başkalarına gösterme eğilimine girebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Arıcak,“Ailede şiddet bir çözüm aracıgibi kullanılıyorsa, çocuk dailişkilerinde zorbalığı aynı şekildegörür. Her yaşadığı sorun yada çatışmada zorbalığı bir araçgibi kullanabilir. Yani düşününki küçük bir çocuk en ufak bir hatasında anne ya da babasındandayak yiyor. Bunu sıradanlaştırıpnormal bir davranış gibi görüyor.

Ve bu şekilde kendi hayatınauyguluyor. Bunun dışında akademik başarısı düşükse,okulda yakalayamadığı başarıyızorbalık yaparak, arkadaşları,öğretmenleri arasında bu şekilde edinmek istiyor. Bunu arkadaşları arasında bir statü olarak görüyor.”diyor.

SOSYAL BECERİLER İKİNCİ PLANDA KALMAMALI

Akran zorbalığının diğer bir yönünün de dürtü kontrol bozukluğu olan çocuklarolduğuna dikkat çeken Prof.Dr. Tolga Arıcak, “Karşıt olma,karşıt gelme yani psikiyatrik dediğimiz türde sorunları olan çocuklar var. Bunların biyolojiktemelleri mevcut. Yani çocuktakendisinin elinde olmadan zorbalık gösterme eğilimi ortaya çıkabilir.” diyor. Arıcak şöyledevam ediyor: “Bir de yetersiz sosyal beceriler, gelişmemiş değerler de zorbalık üzerinde etkili. Biz okullarımızda daha çok akademik eğitim veriyoruz.Değerler ve sosyal becerilerbizim için ikinci planda kalıyor.Örneğin çocuk oyun oynarken arkadaşıyla bir anlaşmazlığa düşüyor. Zorbalığı mı bir çözüm aracı olarak kullanıyor yoksa arkadaşıyla konuşarak, tartışarakmı bunu çözmeye çalışıyor?İşte buna sosyal beceri diyoruz.Sosyal beceriler ikinci planda kalmamalı.”

DAVRANIŞLARIN HEPSİNİÖĞRENİYORUZ

Akran zorbalığının, çocuklarınzarar verdiklerinin bilincindeolduğu, zarar verme kastı veniyetinin var olduğu dönemdebaşladığını kaydeden Prof. Dr.Tolga Arıcak, “Şöyle düşünün;küçük bir çocuk kreşte yemekyerken arkadaşı gelip onunekmeğini alırsa o da dönüparkadaşına tokat atabilir. Diğerbir çocuk, aynı durumdaarkadaşına vurmayıp ağlamayabaşlayabilir.

Başka bir çocuk ise sadece ‘Ekmeğimi geri ver!’diyebilir. Burada olay aynı amatepkiler farklı. Vuran çocuk,muhtemelen aynı davranışı modelolarak ya annesi ya babası yada arkadaşında gördü.

Ama birçocuk vururken diğer çocuk niye vurmuyor? Ağlayan niye ağlıyor?Çünkü biz bu davranışların hepsini öğreniyoruz. Ya da başka bir çocuk uygun bir tepki vermeyi öğrenmiş. Annesi veya öğretmeni,‘Birisi senin zorla bir şeyini aldığızaman ona, bana lütfen geri verirmisin?’ diyeceksin şeklinde doğrutepkiyi öğretmiştir. O yüzden çocuk hangi tepkileri öğrendiyse onları uyguluyor.”

ÖZ GÜVENİ ZAYIF ÇOCUKLAR RİSK GRUBUNDA

Akran zorbalığında en önemli unsurların güç dengesizliği vezarar verme niyeti olduğuna vurguyapan Prof. Dr. Tolga Arıcak,“Zorbalığa herkes uğrayabilir ama yalnız, arkadaş desteği olmayan,öz güveni zayıf, dezavantajlıgruptakiler yani engelli, göçmençocuklar mağdur olmaya dahaaçık. Akademik başarısı düşükolup sosyal destek görmeyençocuklar da yine risk grubunda.”diyor. Arıcak, zorbalığa uğrayançocuklarda görülen belirtileriise şöyle sıralıyor: “Bu çocuklarinanılmaz derecede mutsuz,içe kapanık ve depresif bir halsergileyebilir. Okul başarısı iyiya da normalse hızlı bir düşüşgözlenebilir. Dalgınlık, içine kapanık kalma, önceden yaptığ etkinlikleri yapmama, iştahsızlık,okula gitmek istememe gibi davranışlar çocukların zorbalığa uğradığına dair belirtiler olarakkarşımıza çıkıyor. Ama fiziksel bir zarar görüyorsa vücudunda morluklar oluşması da mümkün.Ya da zorbalık yapanlar aldığı içineşyaları kaybolmaya başlar sık sık.Çocuk, ‘Unuttum, düşürdüm’ diyeyalan söyler.”

Bir davranışın zorbalık olabilmesi için güç  dengesizliği şart. Yani zorbalık yapan kişinin mağdur olan kişiye göre fiziksel, psikolojik ya dasosyal açıdan avantajlı durumda olması gerekiyor. Zorbalık okulda genelde kimsenin görmediği yerlerde yapılıyor. Soyunma odaları, merdiven altları gibi gözlerden uzak, öğretmenlerin gitmediği yerlerde çocukları sıkıştırıyorlar. Buyüzden de öğretmenler çok uyanık olmalı, okulun görünmeyen yerlerini teneffüs veya öğlen aralarında teftiş etmeli.

ÖĞRETMENLER ÇOK DİKKATLİ OLMALI

Akran zorbalığına karşıöğretmenlerin çok daha dikkatli olması gerektiğinin altınıçizen Prof. Dr. Tolga Arıcakşöyle devam ediyor: “Anne-babalar okulda göremez, ama öğretmenler çocukları daha iyi gözlemleyebilir. Zorbalık okulda genelde kimsenin görmediği yerlerde yapılıyor. Soyunma odaları, merdiven altları gibi gözlerden uzak, öğretmenlerin gitmediği yerlerde çocukları sıkıştırıyorlar. Bu yüzden deöğretmenler çok uyanık olmalı,okulun görünmeyen yerlerini teneffüs veya öğlen aralarında teftiş etmeli.”

SUÇLAYICI DİLDEN UZAK DURUN

Bazı çocukların, korksalar bilebu durumu ebeveynleriyle paylaşabildiğini kaydeden TolgaArıcak, bu çocuklara nasılyaklaşılması gerektiği konusundaşu tavsiyelerde bulunuyor:“Aileler öncelikle suçlayıcı dilden uzak durmalı. Akran zorbalığınamaruz kalmış çocukların anne-babaları onların durumuna üzüldükleri için genellikle ilktepkileri suçlayıcı oluyor; ‘Niyeizin verdin, senin elin armut mutopluyordu, ne biçim çocuksun,böyle mi yetiştirdik seni?’ gibiyargılamalar başlıyor. Bu, zatenıstırap çeken çocuğun sıkıntısınıdaha da artırıyor. Buradayapılması gereken; öncelikleçocuğu dinlemek ve anlamak.‘

Ne zamandan beri oluyor bu?Kimler yapıyor? Ne hissettin?Nasıl oldu? Bunu öğretmeninya da okul müdürüyle konuştunmu?

Konuşmadıysan da korkma;biz senin yanındayız.’ diyerekonun yanında olunduğunun hissettirilmesi önemli. Akran zorbalığına uğrayan çocuklar inanılmaz derecede mutsuz, içe kapanık vedepresif bir hal sergileyebilir. Okul başarısı iyi ya da normalse hızlı bir düşüş gözlenebilir. Dalgınlık,içine kapanık kalma,önceden yaptığıetkinlikleri yapmama,iştahsızlık, okula gitmekistememe gibidavranışlar çocuklarınzorbalığa uğradığına dair belirtiler olarak karşımıza çıkar.

”ZORBA OLANLARINDA YARDIMA İHTİYAÇLARI VAR

“Zorbalık olmayan okulyok dünyada. Az ya da çok mutlaka var” diyen Prof.Dr. Arıcak, buna karşın iyi,eğitim hassasiyeti yüksek okulların bu konuda uyanık olduğunu vurguluyor. Bu türokullarda tüm öğretmenlerin akran zorbalığı konusunda eğitildiğini dile getiren Prof.Dr. Arıcak, sonuç itibarıylazorba çocukların da yardımaihtiyacı olduğuna dikkat çekiyor.Zorbalık yapan çocukla birebir öğretmen veya müdürün görüşmesi gerektiğini belirtenProf. Dr. Arıcak şöyle devamediyor: “Duruma göre zorbalık yapan çocuğun ailesinin deokula çağırılması ve görüşülmesi gerekiyor. Zorbalık yapan çocuğun rehabilite edilmesi önemli. Uyarıldıktan sonra halen dürtü kontrol problemivarsa, o zaman zorbalık yapan, çocuk psikiyatrisineyönlendirilmeli ve ilaç tedavisine başlanmalı. Zorbalığı niyeyaptığını anlamamız lazım.Eğlence, popülarite olsun, kendibaşarısızlığını maskelesin diyemi yapıyor? Zevk olsun diye miyapıyor? Yoksa tıbbi nedenlerlemi? Bunu şaka, oyun, eğlence olsun diye yapıyorsa çocuklakonuşmak yeterli olur.”

HER OKUL BİR EKİP KURMALI

Her okul mutlaka bir ekipkurmalı; istenmeyen davranışlamücadele ekibi” diyen Prof.Dr. Tolga Arıcak şu önerilerdebulunuyor: “Bu ekibin başınamüdür ya da müdür yardımcısı,okulun rehber öğretmeni, sınıföğretmenleri, zümre başkanları,okul aile birliği temsilcisi, varsa öğrenci temsilcisi getirilmeli.

Mutlaka tüm öğrenciler,öğretmenler, aileler bu konuda eğitilmeli. Buna rağmen halenzorbalık yapan ya da mağdurolan çocuk olursa, hızlı biriletişimle rehberlik servisine alınmalı. Öğretmen bire bir onunla görüşmeli, mağdurçocuğun yanında olduğu mesajını vermeli. Zorbalık yapan çocuğada davranışıyla ilgili uyarıda bulunmalı ve ailesiyle görüşmeli.Çocuğu buna iten problemlerin ortadan kaldırması için çalışılmalı. Buna rağmen devamediyorsa bu konuda disiplin süreciişletilmeli. Veya yargıya yansıması gereken bir durum varsa savcı haberdar edilmeli. Bunlarzorbalıkla mücadelede adımadım uygulanması gerekenler.Maalesef bazı müdürler diyor ki;bizim okulumuzda böyle şeylerolmaz. Ben iddia ediyorum akranzorbalığının olmadığı bir okulyok. Azdır, ama vardır. İnsanındoğasında olan bir şey. O yüzdeneğitimin amacı insanlarda doğrudavranışlar yaratma sürecidir.Eğer okulda amacımız öncelikledavranış eğitimi değilse maalesefzorbalığa da çanak tutmuşoluyoruz.”

YA ZORBALIĞI YAPAN SİZİN ÇOCUĞUNUZSA?

Çocuğunun akran zorbalığıyaptığını öğrenen anneleriçin de tavsiyelerde bulunanProf. Dr. Tolga Arıcak, “Onuyargılamadan, karşılıklı konuşmamız lazım. ‘Senin bazıdavranışlarda bulunduğunuöğrendim. Bunu bir de senden dinlemek istiyorum. Nasıl veneden yapıyorsun bunları?’ diye sormamız, gerekçelerini onun ağzından dinlememiz lazım.Çocuk bunu hangi düşüncelerle,duygularla yaptı bilmemiz lazım.Bir de tabii kendi kendimizi de sorgulamamız lazım. ‘Ben acaba kızıma ya da oğluma yeterince zaman ayırıyor muyum? Onunbu davranışı model almasınıa neden olacak bir davranıştamı bulundum?

Onu çok muyalnız ve ilgisiz bıraktık ki butarz davranışlara yöneldi?’ gibikendi içimizde de bu sorularınyanıtını bulmamız lazım.Şunu da anlamaya çalışmamızgerekir anne-baba olarak; acabaçocuk yaptığı bu davranışınyanlış olduğunun farkında mı?Çocukta merhamet duygularıçalışıyor mu yoksa hırs, öfke,kin, nefret gibi duygular mı devrede? Belki çocuğumuzabir arkadaşı zarar verdi, ozaman öfke kin duygularıkabardı. O duyguları anlamamız lazım. Zorbalığın boyutubüyükse yine çocuğumuzunduygusal, psikolojik olarakyanında olmalıyız. Ama birceza alması gerekiyorsa,orada da yine çocuğumuzunyanında olmalı, gereken cezayıkolaylaştırıcı olmamız gerekiyor.Çünkü burada sadece bizimçocuğumuzun alacağı bir ceza,belki hakkındaki bir soruşturmaileride belki daha büyük dahaciddi şeyleri engelleyebilir.”diyor.

SAYGI, EMPATİ VEMERHAMET DUYGULARI KAZANDIRIN

Prof. Dr. Tolga Arıcak sözlerinişöyle tamamladı: “Ceza ilkplanda ailenin vermesi gerekenbir şey değil. Cezadan önceçocuğun mağdurdan özürdilemesi lazım. Ondan sonrabu yaptığı davranışın sonucu neyse, okulda bu bir disiplinsuçuysa bunun cezasını görmesigerekli. Ama çocuk böyle yaptıdiye, ‘Sana bisiklet yok!’ demek,harçlık kesmek…Bu tür şeyleryanlış. Zaten çocuğun ihtiyacıolan şeyleri anne -baba olarakkarşılamamız gerekiyor. Sırfzorbalık yaptı diye örneğinharçlığını kesersek bu da doğrubir yol değil. Bu tür durumlarda,aileden çok okulda yapılacakmüdahalelerin daha güçlüolduğunu düşünüyorum. Aileler çocuklarına saygı, empative merhamet duygularını kazandırabilmeli. Bu üç temelduygu çok önemli. Eğer çocukbunları duygusal düzeyde kazanırsa bu çocuktan kimseye zarar gelmez, merak etmeyin.

İnci NEŞELİ ÖZOĞLU

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı