Anne Çocuk

Çocuk Aile Okul Arkadaş Ailleye Düşen Görevler

Çocuk Aile Okul Arkadaşlık İlişkisi Aile Bağları

Çocuk Aile Okul Arkadaşlık İlişkisi  Aileye Düşen Görev ve Yapılması Gerekenler

İnsan hayatı boyunca arkadaşa ihtiyaç duyar. Peki çocukluk döneminde arkadaşlık ne kadar önemli? Çocuklarıyla arkadaş olduğunu söyleyen anne-babaların bu tutumu ne kadar doğru? “Çocuğun kendini mutlu hissetmesindeki en önemli faktörlerin başında arkadaşlarıyla ilişkisi geliyor. Ebeveynlerin, çocuklarıyla arkadaş olduklarını söylemeleri yanlış” diyen Uzman Doktor Arzu Çiftçi, ailelere önemli tavsiyelerde bulunuyor.

İnsanoğlu topluluk içinde,birlikte yaşaması gereken bir canlı. Doğduğu andan itibaren dış dünya ile iletişim halinde olan bireylerin sağlıklı bir ruhsal yapı geliştirebilmesi için diğer insanlarla kesintisiz iletişim kurması büyük önem taşısa da yeterli değil; aynı zamanda iletişimin niteliği vekalitesi de çok önemli. Uzman Doktor Arzu Çiftçi, arkadaşlar tarafından aranmanın,sevilmenin benlik saygısını artırdığını belirtiyor.

Bir çocuk için arkadaşın eğlence ve oyun anlamına da geldiğini arkadaş ilişkisinin yerini dolduramayacağını vurgulayan Çiftçi, “Aile, ne kadar sevgi verirse versin, arkadaşı olmayan gencin yalnızlık ve eksiklik duygusunu karşılayamaz”diyor. Arkadaşlık ilişkisinin yaşa bağlı olarak nitelik ve şekil değiştirdiğinin altını çizen Çiftçi şöyle devam ediyor: “Kreşte 2 yaşa kadar yan yana oynayan kaydeden Çiftçi, “Arkadaşlarla kurulan ilişkiler çocukların aileden sonra bir yere ait olma duygusunu geliştiriyor” diyor.Çiftçi ile arkadaşlığın önemini konuştuk…

AİLE ARKADAŞIN YERİNİ TUTAMAZ

Arzu Çiftçi, arkadaşlığın erken çocukluk döneminde başlayıp gelişen bir ilişkiolduğunu belirterek, erkençocukluk yıllarında kreşteve ilkokulda arkadaşlık geliştiremeyen bir çocuğun ergenlik döneminde birden bire arkadaşlık kurabilmesinin beklenemeyeceğini söylüyor.

Ailelerin hiçbir şekilde Arkadaş ilişkisinin yerini dolduramayacağını vurgulayan Çiftçi, “Aile, ne kadar sevgiverirse versin, arkadaşı olmayan gencin yalnızlık ve eksiklik duygusunu karşılayamaz”diyor. Arkadaşlık ilişkisinin yaşa bağlı olarak nitelik ve şekil değiştirdiğinin altını çizen Çiftçişöyle devam ediyor: “Kreşte 2 yaşa kadar yan yana oynayan çocuklar sonrasında yavaş yavaş grup oyunları oynamaya başlıyor. Çocuk bu yaşlarda nekadar çok sosyal ortama girer ve akranlarıyla bir arada bulunur sasağlıklı ilişki kurma konusunda o kadar beceri kazanıyor.

”OKUL SEVGİYİ DESETKLER“

Arkadaşlar tarafından aranmak, sevilmek, beğenilmek benlik saygısını artıran birfaktör” diyen Arzu Çiftçi,arkadaşlarla kurulan ilişkilerin çocukların aileden sonra biryere ait olma duygusunu dageliştirdiğini vurguluyor.Çiftçi şöyle devam ediyor:“Bu sebeple, çocuğun okulu sevebilmesi ve kendini mutlu hissetmesindeki en önemli faktörlerden biri; arkadaşlarıyla olan ilişkisi. İnsanoğlu hayatla ilgili kavramları, iyiyi-kötüyü arkadaşlarını ya da akranlarını gözlemleyerek de öğreniyor.Çocuk her dönem yaşına uygun oyunlar oynuyor ve yaş büyüdükçe oyunlar, arkadaşlarla birlikte yapılan aktiviteler haline geliyor. Bu sebeple arkadaş birçocuk için aynı zamanda eğlence ve oyun anlamına da geliyor.

”OYUNDAKİ ROLLER KARAKTER PROVASI

Arzu Çiftçi, çocukların oyun içinde aldığı roller ve akranlarının geri bildirimlerinin;kendilerini tanımaları ve değişmelerine yardım ettiğini söylüyor. Oyunlar sırasında değişik roller almanın erişkinliğin ya da değişik karakterlerin provası gibi ve çoköğretici olduğunu belirten Çiftçi;“Akran ilişkisi, aile ilişkilerinden farklı olarak denk bir ilişki biçimidir. Dolayısıyla çocuğun daha özgür davrandığı birortam yaratır” diyor. Çocukların ilkokul çağında arkadaş seçerken,genellikle aynı cinsle, eş düzeyde sosyal ya da duygusal olgunluğu olanları tercih ettiğini dile
getiren Çiftçi; yaş ilerledikçe;ortalama 11-12 yaş sonrası kişilik özellikleri uyan kız veerkek çocukların birlikte zaman geçirmeye başladığını söylüyor.

AKADEMİK BAŞARI HERŞEY DEĞİL

Aileler açısından unutulmaması gereken önemli nokta şu:“En değerli şey; çocuklarınınakademik başarısı değil.Bununla birlikte sosyal uyumuolan ve akranları ile arkadaşlıkkurabilen mutlu insan olmaları”diyen Arzu Çiftçi şöyle devamediyor: “Toplumsal kurallarınve insan ilişkilerinin nasıl olması gerektiği ilk olarak ailede öğretilmeye başlanıyor.Çocuğa paylaşma, yardımlaşma,başkasının duygularını anlama,dürtülerini kontrol etme,kurallara uyma, saygılı olma,fiziksel ve sözel şiddetin yanlışolduğu ailede öğretilmeli.Özellikle ailenin kreş ve ilkoku
döneminde arkadaş seçimine aşırı cinsiyetçi, statü, zenginlik gibi birtakım kriterlerle yaklaşması, çocuğun hayatave diğer insanlara bakışında yanlış inançlara sahip olması vediğerleri tarafından dışlanması gibi sonuçlar doğurabilir.Dikkatli olunmalı.

”ERKEN MÜDAHALE İLE SORUNLAR BÜYÜMEDEN ÇÖZÜMLENEBİLİR

Okul döneminde ebeveynlerindaha dikkatli olmaları gerektiğini dile getiren ArzuÇiftçi, bu dönemde çocukta farkedilmemiş bazı problemlerinortaya çıkarılabileceğinive yakalandığında erken müdahale ile daha büyüksorunlara yol açmadan kolayca halledilebileceğini vurguluyor.

Çocuk ilkokula başladığında sınıf disiplinine uyma ve öğrenmede sorun yaşanabileceğini söyleyen
Çiftçi, “Akademik hayatınabu şekilde başlayan bir çocuk sınıfta sık sık uyarılma ile diğer çocukların dikkatini çeker.İlkokulda öğretmenin çocuğa karşı tutumu diğer öğrencilerinde tutumunu etkiler. Sevilmeyen,istenmeyen, ortam bozucu biriolarak algılandığını fark edençocuk, problemin nereden kaynaklandığını anlayamaz.Bir süre sonra bir şey yapması istendiğinde aşırı heyecanlı,mutsuz bir çocuğa dönüşür. Böylebir çocuğun da okulu sevmesi yada başarılı olması pek beklenmez.Aynı zamanda benlik saygısı bozulmaya başlar ve ileride dahabüyük problemlerin oluşmasına zemin hazırlar.” diyor.

ÇOCUKLAR EBEVEYNLERİNİ ÖRNEK ALIR

Bu dönemde sınıfta uyumproblemi ya da öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların sorunlarının tespiti ve telafisininçok hızlı şekilde yapılması gerektiğini vurgulayan Arzu Çiftçi şöyle devam ediyor:“Çocuklar ebeveynlerini örnek alır. Bu sebeple arkadaşları ilegörüşen, komşuluk ilişkileri iyiolan, sık sık sosyal ortamlaragiren ebeveynlerin çocuklarıarkadaş edinmeyi hayatın doğalbir parçası gibi yaşar ve dahakolay beceri kazanır. Çocuğun arkadaşlarının eve davet edilmesi,ev dışında arkadaşlarıyla buluşacağı programlar oluşturulması bunun için enkolay yollardır.

”ONLARIN ANNE-BABAYA İHTİYACI VAR“

Arkadaşlık, akranlar arasındaki bir ilişkidir” diye konuşanArzu Çiftçi şunları söylüyor:“Ebeveynlerin, çocuklarıylaarkadaş olduklarını söylemeleri yanlış. Çocuklar pek çok arkadaş bulabilir ama tek ebeveynleri vardır. Onları koruyacak,gerektiğinde sınırlayacak sebep-sonuç ilişkisi kurmasını sağlayacak anne-babaya ihtiyaçduyarlar. Çocuklar anne-babalarını güçlü görmek ister.Bu; onların kendilerini güvende hissetmelerini sağlar. Oysa arkadaş olmaya çalışan ebeveyn sınırları kaldırır ve çocuğun sosyal ortamda sorun yaşamasına sebep olur. Toplumsal kuralları öğrenemeyen çocuk, ileride otoriteye saygısız, kendi istek vearzuları gerçekleşmediğinde ciddi ruhsal sıkıntılar yaşayan bir bire yolabilir.

ONUN SORUNUNU SİZ ÇÖZMEYİN

Arzu Çiftçi şöyle devam ediyor:“Çocuklarınız sorunlarını anlattığında ya da aktif olarak bir problem yaşadığına tanı kolduğunuzda müdahale ederek onun yerine çözüm bulmaya çalışmak onların elinden sorun çözme becerisi kazanma fırsatını çalmak anlamına gelebilir. Sorununu anlattığında sadece dinlemek yeterli olabilir.Çok üzgün olsa bile hatasını görmezden gelmek onun sonraki ilişkilerine de yaşadığı problemi halletme becerisinede zarar verebilir. ‘Kimse benim çocuğuma böyle davranamaz’gibi bir yaklaşım, anlık olarak çocuğunuzu rahatlatsa bile sonrasında sosyal ilişkilerinin bozulmasına yol açar. Sizden yardım istediğinde ‘Bu şekilde yapabilirsin, ne dersin?’ gibi fikrinizi söyleyerek kendisinin çözüm yolu bulmasını beklemek önemlidir.

”ARKADAŞ GRUBU ERGEN İÇİN GÜVEN KAYNAĞI

İlkokul yaşındaki arkadaş grupları oyun içinde yaşamı öğrenmeyi sağlarken ergenli döneminde, arkadaşların gençlerin yaşamında büyük bir rol oynamaya başladığını dilegetiren Arzu Çiftçi, “Ergenlik döneminde genç yavaş yavaş evden uzaklaşır ve arkadaşları ile daha fazla vakit geçirir. Bu dönem kişiliğin geliştiği, anne-babadan ayrışılan dönemdir.Sosyal çevresinde kendisine yakın bulduğu akranları seçmeye ve yakın ilişki kurmaya başlar. Ergenler yakın ilişkigeliştirirken grup halinde hareket ederler. Ergen için bir gruba katılmak arkadaşları tarafındanonaylanmak benlik saygısınıartırıcı ve birçok strese karşı koruyucudur. Arkadaş grubuergen için öncelikle güven kaynağıdır. Ergenlerin yakın arkadaşlık ilişkileri çıkarsız ve yoğun duygu yüklüdür. Dostluk kavramı gelişir” diyor.

ÖZERKLİK ARAYIŞINA SAYGI DUYUN

Ergenlik döneminde ebeveynlerin çocuklarının arkadaş grupları hakkında ciddi kaygı duyabileceğine vurgu yapan Arzu Çiftçi; “Ancak sağlıklı bir kimlik gelişimi için ergenin özerklik arayışına saygı duymak gerekir” diyor. Çiftçişöyle devam ediyor: “En kolay takip sistemi, okulda ders başarısı,gösterdiği davranışlar ve mümkün olduğunca çok arkadaşları ile bir araya gelip tanışılabilecek ortamlar hazırlama şeklinde olabilir.Çocuklarının arkadaş ilişkilerini desteklemek isteyen ebeveynlerin yapabileceği en güzel şey; onlarıngrup sporlarını düzenli olarak yapmalarını sağlamak ve bir hobi edinmeleri için desteklemektir.Spor ve sanat çocuk ve ergenlerin ihtiyaç duyduğu grup ortamını ve ortak amaç etrafında beraber vakit geçirmelerini sağlar. Derslerinde başarılı ve uyumlu gençler ortak idealler etrafında yakınlaşır.Başarısı, öz saygısı düşük veokulda mutsuz çocuklar da birlikte hareket ederek olumsuz davranışlar gösterebilirler.”

ZORBALIK YAPANLARA ENGEL OLUNMALI

Hayali arkadaşlara özellikle 3–4 yaşarasında sıkça rastlandığına vurgu yapan Arzu Çiftçi, bu durumun okul döneminin başlaması ileazalıp kaybolduğunu belirtiyor.Çiftçi, okul döneminde hayaliarkadaş hala devam ediyorsa bunun çocuğun arkadaş edinme sıkıntısı yaşadığına işaret sayılabileceğine dikkat çekiyor. Herhangi bir yaşdöneminde akranları tarafından düzenli şekilde hırpalanan çocuklarda okula karşı soğuma,ders başarısında düşme, depresyon ve anksiyete (kaygı bozukluğu) gibi psikolojik hastalıklar gelişebildiğini
söyleyen Çiftçi, bunun da kalıcıetkiler bırakabildiğini belirtiyor.Çiftçi, “Ne yazık ki çoğu çocuk vegenç bu sistematik hırpalanmayı aile ya da okul idaresine söylemiyor.Bunun ispiyonculuk, zayıflık veya korkaklık olduğunu düşünüyor.Çocuğunuzun davranışları değiştiyse; daha içine kapanık,evden, odasından çıkmayan yada daha öfkeli, saldırgan olduysa akran baskısı olasılığı mutlaka aklınıza gelmeli. Böyle bir durumda çocuğun bununla baş edemediği açıktır. Mutlaka okul idaresi ileişbirliği yaparak zorbalık yapan çocuklara engel olmak gerekir”diyerek sözlerini tamamlıyor
Çocuklarının arkadaş ilişkilerini desteklemek isteyen ebeveynlerin yapabileceği en güzel şey; onların grup sporlarını düzenli olarak yapmalarını sağlamak ve bir hobi edinmeleri için desteklemektir.
Çocuğun okulu sevebilmesi ve kendini mutlu hissetmesinde en önemli faktörlerden biri arkadaşlarıyla olan ilişkisidir.

Çocuğunuzun davranışları değiştiyse; daha içine kapanık, evden, odasından çıkmayan ya da daha öfkeli, saldırgan olduysa akran baskısı olasılığı mutlaka aklınıza gelmeli. Böyle bir durumdaçocuğun bununla baş edemediği açık Aile, ne kadar sevgi verirse versin, arkadaşı olmayan çocuğun yalnızlıkve eksiklik duygusunu karşılayamaz
Çocuklar ebeveynlerini örnek alır. Bu sebeple arkadaşları ile görüşen, komşuluk ilişkileri iyi olan,sık sık sosyal ortamlara giren ebeveynlerin çocukları arkadaş edinmeyi hayatın doğal bir parçası gibiyaşar ve daha kolay beceri kazanır.
Ebeveynlerin, çocuklarıyla arkadaş olduklarını söylemesi yanlıştır.Çocuklar pek çok arkadaş bulabilir ama tek ebeveynleri vardır. Onları koruyacak, gerektiğinde sınırlayacak, sebep-sonuç ilişkisi kurmasını sağlayacak anne-babayaihtiyaç duyarlar.

İnci NEŞELİ ÖZOĞLU

 

 

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı