Anne ÇocukSaglık

Çocuklarda Sağlıklı Uyku Eğitimi Düzeni

Çocuklarda Uyku Eğitimi Düzeni Anne Babaya Düşen Görevler 

Çocuklarda Sağlıklı Uyku Eğitimi Düzeni Anne Babaya Düşen Görevler ;Çocukların Sağlıklı Şekilde Uyması İçin Yapılması Gerekenler

Çocuklarda uyku eğitimi, yurt dışından devşirilmiş bir kavramı ? Düzenli bir uykunun akademik başarıya etkisi çeşitli araştırmalara konu olmuştur. Bu araştırmalar sonucunda ulaşılan sonuçlar gösteriyor ki, düzenli ve kaliteli uyuyan çocuklarda dönemsel başarı oranları yükseliyor.

Yapılan araştırmalar, çocukların büyümesinde kaliteli ve sağlıklı bir uykunun en önemli etkenlerden bir tanesi olduğunu gösteriyor. Uyku eğitimi kavramı hakkında görüşlerini aldığımız Klinik Psikolog Emrah Polat, uyku eğitiminin sendrom haline getirilmesi ve bu yolla baskı uygulanmasının çocukla anne-baba arasındaki duygusal bağa zarar verebileceğini vurguluyor.Her çocuğun bir günde uyanık kaldığı süre ve ne sıklıkla uyandığı gibi konular değişiklik gösterir. Bazı çocuklar daha az uykuya bazıları ise daha fazla uykuya ihtiyaç duyar. Bazı çocuklar sık sık uyanır ve kısa kısa uyurlar. Bu anlamda her çocuğun biyolojik özellikleri değişir.

Çocuğun psikolojik gelişimi açısından kaliteli ve sağlıklı bir uyku düzeninin önemi nedir?

Klinik gözlemlerimizin yanı sıra bu konuda yapılan araştırmalar da bize gösteriyor ki, sağlıklı ve yeterli bir uyku, beyin başta olmak üzere tüm organların rejenerasyonu için şarttır. Uyku sırasında stres hormonları azalırken büyüme hormonu salınımı artar. Çocuk uyku sırasında büyümektedir. Çocuk ne kadar küçükse, büyüme o kadar hızlı, uyku ihtiyacı da o kadar fazladır. Düzenli uyuyan çocukta büyüme daha hızlı olacaktır. Yine bu çocuklarda öğrenmenin daha net ve hafızanın daha güçlü olduğu ortaya konmuştur. Yetersiz uyuyan çocuklarda ise durum tam tersidir. Yeterince uyuyamayan çocuklarda obezitenin daha sık olduğu saptanmıştır. Bu çocuklarda abur cubur yeme, fazla kalorili içecekler içme ve televizyon ya da bilgisayar karşısında geçirilen süre daha fazladır. Düzenli uyku hiperaktivite ve depresyon riskini azaltırken hafızayı da güçlendirir.

“Uyku eğitimi” kavramını doğru buluyor .musunuz? Size göre çocukla beraber uyumak doğru mu?

“Uyku eğitimi” son dönemde popülerlik kazanan konulardan bir tanesi. Uyku eğitimi konusunun özellikle yurt dışından Türkiye’ye devşirilen bir konu olduğunu unutmamak gerekir. Yani yurt dışı kültürü ile uyumlu olup ülkemiz kültürü ile uyumluluğu ise tartışmalıdır. Uyku bebeklerin temel ihtiyacıdır ve gerekli şartlar sunulursa uykuları düzene girer. Bebekler yanlarında biriyle de uyuyarak bu temel ihtiyacını giderir. Bu eğitimi vermenin amacı bebeğin tek başına yatmaya alıştırılmasıdır. Tek başına yatması çocuğun gelişimi açısından ne kadar doğrudur ve gereklidir bunu düşünmek gerekir. Çocuğun duygusal gelişimi için doğru olan, ilk 12 ay bebeğin anne-babasının yanında yatmasıdır. Bu süre biraz uzarsa çok büyük bir sorun olmayacaktır. Fakat uyku eğitimi sendrom haline getirilir ve baskı uygulanırsa hem mevcut uyku düzeni bozulabilir hem de bebekle anne-baba arasındaki bağ zarar görebilir. Bebekler zaten uyur, çok büyük bir uyku sorunu yok ise bunun için özel bir şey yapmak, eğitim vermek gerekmez. Tıpkı emme ihtiyacında olduğu gibi bebek hayatta kalmak için uyumak zorundadır. Ancak çocuğun gelişimine destek olmak için doğru yaklaşımları uygulamak önemlidir. Uyku ise bu gelişimsel konulardan sadece biridir. Anne- babaların görevi 0-2 yaş döneminde bebeğin uykusunun düzene girmesine destek olmaktır. Sonuç olarak; uykusu olmayan bir bebek hangi yöntem uygulanırsa uygulansın zorla uyumaz. Uykusu olan bir bebek ise zaten uyuyacaktır. Bebekler bizim istediğimiz saatte istediğimiz kadar uyuyamaz. Buna zorlamak eğitim değil baskı olur. Bu da sağlıklı bir yöntem değildir.

Anne- babaların çocukların uyku düzeni ile ilgili beklentileri nasıl olmalı? Kuralcı ve ısrarcı olmak doğru mudur?

Her çocuğun bir günde uyanık kaldığı süre ve ne sıklıkla uyandığı gibi konular değişiklik gösterir. Bazı çocuklar daha az uykuya bazıları ise daha fazla uykuya ihtiyaç duyar. Bazı çocuklar sık sık uyanır ve kısa kısa uyurlar. Bu anlamda her çocuğun biyolojik özellikleri değişir. Her çocuk için her yöntem uygun olmayabilir. İlla ki o yöntemi uygulayacağım diyerek uykusunu düzene sokmak yerine uyku düzenini daha da bozabilirsiniz. Uyku konusuna aşırı önem vermek ve bu konuda kaygılı olmak olumsuz enerji olarak yansır ve uyku problemlerini artırabilir. Unutmamalıyız ki, her çocuğu aynı kalıba sokamayız. Kısacası uyku konusunun “uyku eğitimi sendromuna” çevrilmesi doğru değil. Önemli olan çocuğunuzu büyütürken sağlıklı gelişimi için neler yapacağınızı bilmeniz ve gerekli duygusal bağı kurabilmenizdir.

UYKU DÜZENİNİ SAĞLAMAK İÇİN

Hijyenik ve ergonomik bir beşik ve yatak seçin. Temiz ve havalandırılmış, güneş alan bir odada, eğer akşam ise mümkün olduğunca az ışıkta uyumasını sağlayın.
Bebek ise diğer ihtiyaçlarının karşılandığından emin olun. (Altının temizlenmiş olması, karnının tok olması gibi)
Mümkünse ılık bir banyo yaptırın. Bebeklere bebek yağı ile masaj yapın.Bebeği uyuturken ninniler söyleyin; çocuklara ise olumlu mesajlar verecek masallar anlatın.Böylece hem uyuması konusunda baskı uygulamamış hem de beyin gelişimine destek vermiş olursunuz. Bu aynı zamanda aranızdaki duygusal bağı da güçlendirir.

Okul çağı çocuklarında uykunun öneminden bahsedebilir misiniz?

Düzenli bir uykunun akademik başarıya etkisi çeşitli araştırmalara konu olmuştur. Bu araştırmalar sonucunda ulaşılan sonuçlar gösteriyor ki, düzenli ve kaliteli uyuyan çocuklarda dönemsel başarı oranları yükseliyor. Diğer yandan, ilkokul öncesi küçük çocukların 11-13 saat, ilk ve orta öğrenimdeki çocukların ise 10 -11 saat uyumaları gerektiği de yine araştırmalarca ortaya konmuş sonuçlar arasında yer alıyor.

Çocuklarda görülen uyku bozukluklarının arkasında yatan psikolojik sebepler olabilir mi?

Çocuklarda uyku bozukluklarının sebepleri araştırılırken yapısal sorunların yanı sıra psikolojik sorunlara da bakılmasında fayda var. Çünkü çocuğun duygusal gelişim süreçlerinde yaşanan bir aksama etkisini birçok alanda gösterebileceği gibi uyku ile de gösterebilir. Diğer bir yandan, okul çağındaki çocuğun öğretmenleri, akranları veya ebeveynleri ile yaşadığı bir takım sorunlar uykusuna sirayet edebilir. Uyku anında veya öncesinde kaygının artması genel bir uyku sorunu ortaya çıkarabilir.

Uyku ve güven arasındaki ilişki nedir? Bu duygu çocuğa nasıl kazandırılabilir?

Dünyaya yeni gelen bir bebek, acıktığında doymak, uykusu geldiğinde uyumak, altını kirlettiğinde temizlenmek ister. Aslında buradaki gereksinimler yalnız bedensel gereksinimler değildir. Beslenme sırasında, annesi ile tensel temas kuran; uykuya geçerken annesinden ninni dinleyen; altı temizlenirken okşanan; kendisiyle iletişim kurulan bebek ruhunu doyurmuş olur. Bebeğin bu ihtiyaçlarını gecikmeden ve sevgiyle karşıladığınızda aslında ona güvende olduğu duygusunu hissettirmeye başlamış olursunuz.

Güven duygusunu yaşayan bebek, kendisinin değerli bir varlık olduğunu hisseder. Kendisini değerli ve güvende hisseden bebek, çevresindekiler için de benzer duyguları besler. Yani, temel güven veya güvensizlik duygusu bebeğin ileriki hayatında kuracağı sosyal ilişkilerinde, diğerleri ile iletişiminde önemli rol oynar. Bu noktada uykunun özellikle güven duygusu ile ilişkisine değinecek olursak, uyku demek dış dünya ile bağımızı bir süreliğine kesmek, dinlenmek demek yani, kendimizi o anki koşulların kollarına bırakmak o anki koşullara güvenmek demek. Çocuklarda da bu durum geçerlidir. Çocuklarda uyku durumuna geçişi kolaylaştıran bir ebeveyn olmalıdır, annenin ninnisi, teması, orada bulunması uyku esnasında güven ilişkisinin pekişmesine önemli katkı sağlar.Uyku eğitimi konusunun özellikle yurt dışından Türkiye’ye devşirilen bir konu olduğunu unutmamak gerekir. Yani yurt dışı kültürü ile uyumlu olup ülkemiz kültürü ile uyumluluğu ise tartışmalıdır.

Belit ŞENOL

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı