İlginç Bilgiler RekorlarTeknoloji&Bilim

Eğer Işık Hızıyla Yolculuk Mümükün Olsaydı

Işık Hızıyla Yolculuk Mümükün Olsaydı Nasıl olurdu ?

Işık Hızıyla Yolculuk Mümükün Olsaydı Nasıl olurdu ?

Hiç düşündünüzmü ışık hızıyla yolculuk edebilseydik, acaba ne olurdu? Yada Işık hızıyla yıldızlar arası yolculuğa çıksak, acaba ne olurdu?

Yaşam bilimkurgu filmlerindeki gibi olsaydı ve bir kapsülün içine girip motorları ateşleyince ışık hızına ulaşsaydık… Sonra da göz açıp kapayana kadar istediğimiz yere varsaydık… Yataktan kalkar kalkmaz okulda, hatta daha güzeli, okulda günün son zili çalar çalmaz canımız nereyi çekerse orada bitiverseydik… Yaşam çok daha kolay olmaz mıydı? Peki, yolculuğun kendisi nasıl bir şey olurdu acaba?

Öncelikle zaman, ışık hızına yakın bir hızla yolculuk yapan kişi için daha yavaş akardı. Yani biz zamanın yavaşladığını gözlemlerken, dışarıdakiler için zaman daha hızlı geçerdi. Yolculuk sırasında gördüklerimiz de sıradan bir yolculukta camdan bakarken gördüklerimizden çok farklı olurdu. Çevremizdeki dünya, içinde yolculuk ettiğimiz kapsülün tam önündeki bir tünelin içinde gibi görünürdü. O tünelin dışında kalan her yer de karanlık olurdu; çünkü hızımızdan dolayı diğer yönlerden bize ışık ulaşamazdı.

Işık hızıyla yolculuk söz konusu olunca, bir başka önemli sorun da kütle olurdu. Çünkü ışık hızına yaklaştıkça kütlemiz hızlı bir şekilde artardı –Einstein böyle söylüyor. Işık hızının yüzde 10’u hızla giderken kütlemiz binde 5 artarken ışık hızının yüzde 90’ı hızla giderken kütlemiz iki katına çıkardı. Ve hızımız ışık hızına yaklaştıkça kütlemiz de sonsuza doğru büyürdü. Zaten ışık hızıyla yolculuk, tam da bu noktada olanaksız olurdu. Çünkü sonsuz kütleli bir cismi hareket ettirmek için sonsuz bir enerji gerekir.

İşin olanaksızlığını bir yana bırakalım şimdi… Madem ışık hızıyla yolculuk edebiliyoruz, neden gideceğimiz yerleri daha uzak hedefler olarak seçmeyelim ki? Örneğin gezegenlere, yıldızlara ya da gökadalara gitmek, nasıl olurdu ve ne kadar sürerdi acaba? Evrendeki en yüksek hıza ulaşmış olmamız bizi bir çırpıda oraya götürür müydü?

Şu anda bir uzay aracı, Voyager 1, 1977 yılında Dünya’dan başladığı yolculuğuna saatte 63.000 km hızla devam ediyor. Ama bu inanılmaz hızla bile ancak 2012’de, yani 35 yıl sonra, Güneş Sistemi’nin dış sınırına ulaşabildi ve yıldızlar arası uzayda ilerlemeye başladı. En yakın yıldıza varması için de önünde daha 77.000 yıl var! Eğer biz Voyager 1’de değil de ışık hızıyla ilerleyen bir uzay gemisinde olsaydık Ay’a varmamız 1,3 saniye, Güneş’e ulaşmamız 8 dakika 20 saniye, Güneş Sistemi’nin son gezegeni olan Neptün’e varmamız da yalnızca 4 saat sürerdi. 18 saat sonraysa Voyager 1’i sollardık!

Ancak yıldızlar arası uzaya adım attıktan sonra ışık hızıyla bile gitseniz, bir sonraki durağa ulaşmak çok zaman alırdı. Çünkü evrendeki uzaklıklar olağanüstü büyüktür. Bize Güneş’ten sonra en yakın yıldız olan Proxima Centauri’ye varmanız 4,2 yıl, en parlak yıldız Sirius’a varmanız da 8,5 yıl sürerdi. İçinde bulunduğumuz Samanyolu Gökadası’nın dışına çıkmak için de yaklaşık 25.000 yıl geçmesi gerekirdi! Gökadamızın en yakın komşusu Andromeda Gökadası’na varmak 2 milyon 537 bin yıl sürerdi! Kısacası, ışık hızıyla bile gitseniz, Güneş Sistemi’nin dışına çıktığınızda uzaklıklar kolay kolay aşılamaz olurdu.

Acaba araba yada uçak ile ışık hızıyla şehirler arası yada ülkeler arası yolculuk gibi bir rüya yakın gelecekte mümkün olurmuydu belki olur ama sanırım biziler ve bizlerden sonraki neslin bunu görmesi pek mümkün olmaz gibi…

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı