AlışverişPara Finans

Faizsiz Sistemle Ev Sahibi Olma Modelleri

Faizsiz Sistemle Ev Sahibi Olma Modelleri

Faizsiz Sistemle Ev Sahibi Olma Modelleri

Kiradan Kurtararak Ev Sahibi Olmaya Katkıda Bulunacak Her Sistem Ekonomik OlarakTürkiye Ekonomisi İçin Faydalıdır.


Emlak sektörünün yakından tanıdığı bir isim olan tecrübeli ve başarılı gazeteci Seda Tabak konuk oldu. Uzun yıllar inşaat ve konut sektörünün haberlerini ve tecrübeli isimlerin röportajlarını sayfasında okuduğumuz Tabak, bu kez dergimizin konuğu olarak sektör hakkında kendi değerlendirmelerini bizimle paylaştı.

Emlak haberciliğine girişinizi ve buradaki serüveninizi sizden dinleyebilir miyiz?

Gazeteciliğe 2006’da Vatan Gazetesi’nde başladım. İnternet servisinde içerik editörü olarak çalışıyordum. O sırada yakın bir gazeteci arkadaşım (Tebernüş Kireçci) bir emlak haber sitesi kurmuştu. İnternet gazeteciliği tecrübem olduğu için kendisine destek vermemi istedi. Ben de kendimi bir anda emlak sektöründe buldum. Birkaç yıl bu alanda çalıştıktan sonra 2010 yılında Hürriyet Gazetesi’nin emlak ilavesinde çalışmaya başladım. Önce muhabir, kısa bir süre sonra editör ve yazar olarak Hürriyet’te çalışmaya devam ettim. 2012’de ise Sabah Gazetesi’nde emlak editörü olarak çalışmaya başladım. Uzun yıllar sektörde habercilik deneyimi olan biri olarak sizin yorumlarınızla geride kalan ilk 6 ayı konut sektörü nasıl geçirdi? Sektör için zor bir dönemdi. Kredi faizlerinin yüksekliğine bağlı olarak konut satışlarının düşmesiyle birlikte stokların şişmesi, ekonomik kriz söylentileri sebebiyle tüketicinin yatırım yapmak yerine tasarrufa yönelmesi gayrimenkul sektörünü zorladı.

Şu an bir durgunluk var. Sizce bu aşamada yapılan kampanyaların sonraki 6 aya etkisi nasıl olacak?

Bildiğiniz gibi, Merkez Bankası Ağustos ayı başında kredi faizlerini düşürdü. Bunun üzerine kamu bankaları da yüzde 2’lerde seyreden konut kredisi faiz oranlarını, “psikolojik sınır” diye adlandırılan yüzde 1’in altına yani yüzde 0,99’a çekti. Bu da, konut alımını bir buçuk yıldır erteleyen tüketiciyi harekete geçirdi. Zaten, faiz indirimini takip eden ilk iki günde 13 bin vatandaşın 2.1 milyar TL’lik konut kredisi başvurusunda bulunması da, bu hareketliliğin göstergesi oldu. Bu arada, şunu da belirtmek gerekir ki, yaz tatili dönemleri ve bayram tatilleri, konut sektörü için “ölü” diye nitelendirebileceğimiz bir sezondur. Kimi büyük inşaat şirketleri, ellerini taşın altına koyarak, müşterilerine uyguladıkları faizi yüzde 0.69’a kadar indirerek, sektörün canlanmasına destek verdiler. Son bir buçuk yıldır inşaat maliyetlerinde önemli artışlar oldu, ancak bugüne kadar emlak şirketleri bu artışı tüketiciye yansıtmadı, yani satış fiyatlarını artırmadılar. Bugün konut edinmek isteyenler için faizlerdeki düşüşün ötesinde piyasadaki fiyatların da son derece avantajlı olduğunu söylemek mümkün. Yani konut almak için uygun bir zaman diyebiliriz. Bilinçli tüketicinin de bu fırsatı iyi değerlendirmesini bekliyorum.

Devletin bu konuda yaptığı çalışmalar hakkında ne düşünüyorsunuz?Özellikle faiz indirimi ve vatandaşlık hakkı gibi… Sektörü kalkındırabilecek hangi çalışmaları önemli buluyorsunuz?

Faiz indirimlerinin olumlu bir etkisinin olacağını ve hatta şimdiden bir canlanma yarattığını görüyoruz. Yabancılara vatandaşlık hakkı verilmesinin emlak piyasasına etkisine gelince, TÜİK’in her ay açıkladığı rakamlar, yabancıların Türkiye’ye duyduğu yatırım iştahını gösteriyor. Bu uygulamanın zamanla daha iyi duyulmasıyla etkisi daha da artacaktır. Sorunuzun ikinci bölümüne gelince, yapılan bütün bu çalışma ve uygulamalar sektör açısından son derece olumlu. Ancak, tüketicilerden gelen bir şikayeti devlet kademelerine duyurmak gerekiyor, o da şu: Alınan bütün bu olumlu kararlar, bürokratik engeller veya pratik uygulamalardaki sorunlar sebebiyle her zaman tüketiciye yansımıyor. Bir örnek verirsem daha iyi anlaşılabilir. Mesela konut kredisi faizleri düşürüldü ancak kredi kartı borcu veya borç ödemedeki bir aylık bir gecikme sebebiyle konut kredisi talebi reddedilen çok sayıda tüketici, yani potansiyel konut alıcısı var. Yukarıda alınan kararların ve verilen teşviklerin alt kademelere de iyi anlatılması ve uygulanmasının sağlanması çok önemli.

Elbirliği Sistemi tüketicinin ihtiyacına cevap veren, ekonomik şartlarına uyan bir sistem Eminevim’i ve sektörde öncüsü olduğu Elbirliği Sistemi’ni daha önce duydunuz mu?

Firmayı ve geliştirdiği sistemi nasıl buluyorsunuz? ‘Elbirliği’ sistemini ilk olarak, birkaç yıl önce, Eminevim Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Emin Üstün’den dinledim. Bir gazeteci olarak firma ve ‘Elbirliği’ sistemi hakkında ne düşündüğümden ziyade önemli olan tüketicinin ne düşündüğü. Emin Bey daha o yıllarda yaptığımız röportajda ve basına yaptığı çeşitli açıklamalarda bu sistemin 27 yıldır sorunsuz işlediğini, 100 binden fazla kişinin bu yolla ev sahibi olduğunu ve 10 yılda 1 milyon kişiyi ev sahibi yapmayı hedeflediklerini söylüyordu. Binlerce müşterimiz var diyordu. Bu açıdan bakıldığında demek ki tüketicinin ihtiyacına cevap veren, ekonomik şartlarına uyan bir sistem. Banka kredilerine erişme şansı ve konut alımı için tasarruf yapma şansı olmayan düşük gelirli tüketici için cazip bir sistem.

Faizsiz sistemle ev sahibi olma modellerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sistemin konut satışlarına bir alternatif sunabileceğini düşünüyor musunuz?

Kredi kullanmaksızın konut sahibi olmak elbette tüketici açısından ideal bir yöntem olurdu. Sizin de dediğiniz gibi yaygın bir sistem değil. Özellikle konut faizlerinin yüksek olduğu dönemlerde ve inançları gereği faizden kaçınan tüketici açısından tercih edilen bir yatırım yöntemi olduğu muhakkak. Ayrıca, banka kredilerine erişme şansı ve konut alımı için tasarruf yapma şansı olmayan düşük gelirli tüketici için cazip bir sistem. Böyle bir “el birliği” felsefesi zaten, ev kadınlarının çok iyi bildiği “altın günü” geleneği sebebiyle, halkımıza tanıdık gelmektedir.

Bu sistemin büyümesinin ve gelişmesinin sektöre ne gibi katkılar sağlayabileceğini düşünüyorsunuz?

Bu sistemin sektöre en önemli faydaları, bir; kredi kullanımına alternatif oluşturması, iki; krediye erişim zorluğu olan düşük gelirli vatandaşları ve/veya inançları sebebiyle kredi kullanmaktan imtina eden vatandaşları da sektöre kazandırması ve konut sahibi olmalarının önünün açılmasıdır. Konut sahipliğinin tabana yayılmasına ve düşük gelirli vatandaşların da kiradan kurtularak ev sahibi olmasına katkıda bulunacak her sistem, hem emlak sektörü hem de Türkiye ekonomisi ve Türk toplumu için faydalıdır.

 

 

 

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı