Saglık

Hastalıkta Sağlıkta Diyet ve Beslenme

İnsan Hastalıkta Sağlıkta Beslenirken yada Diyet Yaparken Nasıl Beslenmelidir ve Bu Beslenme Sırasında Sağlık için Nelere Dikkat Etmelidir.

Normal gıdalarla vitaminleri, madeni tuzları ihtiva eden proteinli, yağlı, şekerli, çeşitli gıdalardan, sebze ve meyvalardan hazırlanmış olan yemekler sağlamlar tarafmdan düzgün bir şekilde yenilmekle vücut gayet güzel beslenmiş olur.Sağlam insanların hastalıksız yaşamaları için düzgün bir surette düzenli beslenmeleri oldukca önemli bir husutur.

Yemekleri vaktinde ve düzgün bir şekilde iyice çiğneyerek yemek, çalışma tarzına ve vücut faaliyetlerine uygun ve ka­lorisi tam bir gıda almak sağlam insanların beslenmesinde me­selenin esasım teşkil eder.

Hastalık Halinde Beslenme

Hastalık halinde beslenme bir çok özellikler gösterebilir. Başlıca şu noktalara dikkat etmek lâzım gelir.Hastalarını iştahı daima az olacağından hasta beslenmesin­de bu noktanın daima göz önünde bulundurulması lazımdır.

Yemekler az miktarda temiz ve lezzetli nefis olarak hastaya veril­melidir. Hastanın belirli bir perhizi yoksa fazla miktarda gı­dayı bir defada kendisine vermek iyi bir usul değildir. Gıda­ları bu gibi hastalara azar azar verip iyi sindirilmelerini sağ­lamak daha uygundur.

Zayıf ve halsiz hastalara yemekleri az miktarlarda ve sık sık vermek usulü aksatılmadan uygulanmalıdır.

Hastaya yemeklerini, mümkünse, ailenin yemek saatlerin’ de vermeli, kendisine bakan yemeği bitinceye kadar onun ya­nından ayrılmamalıdır. Çünkü, hasta kendisine ihtimam özen göste­rilmesini ister ve daima bunu bekler.

Hastaların yemek hakkıdaki fikirlerine saygı göstermek şarttır. Hastanın istediği ye­mekleri, eğer zararlı değilse, mutlaka kendisine vermeli, onu üzmekten sakınmalıdır.

Şayet hastaya sulu bir rejim tatbik olunuyorsa gıdaları her iki saatte bir, az miktarda vermek suretiyle, hastayı bes­lemek icabeder.Hastalara verilecek gıdalar, taze, iyi pişirilmiş ve iştah açı­cı olarak hazırlanmalıdır.

Çeşitli hastalıklarda hastaların durumuna göre uygun rejim ile onları hem çabuk iyileştirmek, hem de iyi bes­lemek lazım gelir.

Zayıflama ve Diyet

Şişmanlık, vücutta fazla yağ toplanmasından ibaret bir olaydır. Şişmanlık, fazla beslenmeye, vücut hareketlerinin az­lığına, iç salgı bezlerinin bozukluğuna, irsiyete, doğuş ve yara­dılışa bağlıdır.Şişmanlık, yalnız vücudun estetiğini ve güzelliğini boz­duğu için değil, hastalıklara karşı mukavemeti azaltmasından dolayı da, tedavi edilmesi lazım gelen bir arızadır.

Düzensiz ve önemli hususlara dikkat edilmeden ayarlanmış bir beslenme, çok defa, şişmanlığın baş­lıca sebebi olmakla beraber, tedavinin tesirli olabilmesi için kati sebebinin bilinmesi lazımdır.Şişmanlık eğer kötü bir beslenmeden ileri geliyorsa bunun tedavisi için özel bir reiim tatbiki icap eder. Bu hususta birçok rejim tarzları tavsiye edilmiştir.Biz burada şişmanların zayıflaması için lüzumlu olan ge­nel esaslardan söz açacağız.

Şişmanlar sıkı bir perhiz yaptıktan sonra, fazla miktarda yemek yerlerse yaptıkları perhiz boşa gitmiş olur.Şişmanların, süt müstesna olmak üzere, tek bir gıda mad­desi ile beslenmeleri doğru değildir.Çünkü tek bir gıda ile beslenme kanm teamülünü bozar. Mideyi tahriş ederek beslenmeye engel olur.Şişmanlar, zayıflama rejiminde suyu tamamen bırakma­malıdırlar. Çünkü vücudun bir miktar suya daima ihtiyacı var­dır.

Şişmanlar, zayıflama esnasında süratli bir şekilde kilo kaybetmeğe heves etmemelidirler. Kilo süratle kaybolursa, kas­lar birdenbire gevşer, kalp bozulur, deri buruşmaya başlar, in­san ihtiyarlamış görünür.

Şişmanlar, hem çok faal bir hayat yaşar, hem de aynı za­manda zayıflama rejimi yaparlarsa zarar görürler. Çünkü gı­daların miktarı azaldıkça vücudun istirahata ihtiyacı artmış olur.

Şişmanlar, zayıflama rejiminde, yemeklerin sayısını değil, miktarını ve cinsini azaltmalıdırlar. Yemek sayısı azaltılırsa şahsın iştahı artar. Bir defada üç öğünlük yemeği birden yer.

Doktorun fikri sorulmadan zayıflama rejimine teşebbüs edilmemelidir. Bilhassa bir şişmanın kendi kendine bazı zayıf­lama ilaçları almağa kalkışması, hiç bir zaman, doğru değildir. Zayıflatıcı ilâçların daima doktorun tavsiyesiyle alınabileceği­ni hiç bir zaman unutmamalıdır. Zayıflamak için yiyecekler arasından, şekerli, nişastalı maddeleri ve yağlan çıkarmak lâ­zımdır.

Az miktarda kızarmış ekmek, meyva, yeşil sebze, et, yu­murta, vitaminli gıdalar alınması uygundur. Hergün bir mik­tar et yenmezse vücudun muvazenesi bozulmuş olur.Hergün gerekli olan kadar su içilmesi uygun olur.Bu rejim sırasında mümkün olduğu kadar istirahat etmek ve öğle uykusu uyumak önemli ve dikkat edilmesi gereken bir husustur.Bu rejim tatbik olunursa, şişmanların bir çoğu fazla kilolarından kurtulup normal hale gelebilirler.

Şişmanlar bu rejimi tatbik ederken, iştahın artmasını ğm lemek için kalabalık sofralarda yemek yememeli, daima yeme­ği düşünmemek için oyun oynamalı, kitap okumalı, bunlara benzer işlerle kendilerini avutmalıdırlar.

Şimanlamak için Diyet

Zayıflık, vücutta yağ azlığı ile kendisini gösteren ve şiş­manlığın aksi olan bir haldir. Anadan doğma olarak zayıf ya­pılı insanları şişmanlatmak çok güçtür. Bu hastalığa bağlı ol­mayan bu gibi zayıflıklann insana büyük bir zararı olmazsa da, vücudu biraz toplayabilmek, ileri derecedeki zayıflıktan kurtul­mak için bazı tedbirler tavsiye olunabilir.

İştahı az olan zayıf kimselerin her şeyden önce, iştahlarını açarak onlann yeter derecede gıda almalarım ve iyi beslen­melerini sağlamak ilk tedbirdir.

Zayıf insanlar et, süt, yağ, yumurta, yaş ve kuru sebze ve meyvalar, nişastalı, şekerli, unlu gıdalardan ve hamur işlerin­den, zengin, bol vitaminli yemeklerle beslenmelidirler. Yalnız zayıf kimselerin sindirilmesi güç gıdalar almaları uygun değil­dir.

Bütün gayretlere rağmen, düzeltilmesi mümkün olmayan ve bir hastalığa bağlı Bulunmayan, anadan doğma zayıfhklarnt* insana bir zararı olmadığım bilmek lazım gelir.

Gebelikde Baslenme ve Rejim

Gebe kadınları karamda çocuk taşıyor diye aşırı derecede fazla beslemeğe kalkışmak hatalı bir harekettir. Gebeliğin ilk yansında ka­dının beslenmesi, gebe olmadığı zamanlardaki gibi normal olmalıdır.

Gebeliğin ikinci yansında beslenmenin biraz daha kuvvetli  olması icabeder. Normalden az beslenme hem anne, hem de çocuk için zararlıdır.

Normalden fazla beslenme ise annenin vücudunda ve vucudun çalışma düzeninde  dengesizliklere sebebolur. Gebe kadıplann madeni tuzlara siyuma ve vitaminlere ihtiyaçları oldukça fazladır. Kadınların gebelik esnasında böbreklerini dikkatle kontrol etmek lâzımdır.

En iyisi gebelerin çocuk dünyaya doğunuıçaya kadar ara sıra doktor ta­rafından muayene ve tetkik edilmesi ve duruma göre gebelik rejiminin doktor tarafından gebe kadının faaline göre, düzen­lenmesidir.

Emziren Kadınlarda Beslenme ve Diyet

Emzikli olan annenin, mümkün olduğu kadar, kuvvetli gı­dalarla beslenmesi hem kendisinin sağlığı, hem de süt ifrazının bol olması bakımından çok lüzumludur.Bu rejimde, süt, yumurta, et, yağ, yaş ve kuru sebzeler, meyvalar, hububat, kakao, sütlü çikolata gibi gıdaların devam­lı olarak bulunması icabeder.

Annenin sütünü arttırmak için onu iyi beslemek lazımdır. Sütün arttırıcı olarak reklâm edilen ilaçların tesirine inanmak doğru değildir.En iyi süt getirici ilaç, kuvvetli bir gıda ile çocuğun anne memesini güzelce emmesidir.

Lahana, sarımsak, soğan gibi maddelerin anneye faydalı olabilirse de bunlar çocuk için zararlıdırlar.Bazı ilaçlar süt vasıtasiyle çocuğa geçebileceklerinden, em­ziklilerin doktora sormadan kendi kendilerine her ilacı kullan­mamaları lazım gelir.

Peklik (İnkıbaz) Çekenlerde Beslenme

Peklik (inkıbaz) insanlar arasında pey yaygın bir arızadır. Bir çok kişiler bu anzadan şikâyet ederler. Peklik dışarıya çık­manın az ve seyrek olması halidir. En ziyade posası ve sellülo- zu az gıdalarla beslenen kimselerde görülür. Pekliğe engel ol­mak için, kepekli undan yapılmış esmer ekmek, kabuğu alın­mamış pirinç, erik, incir, şeftali, üzüm, portakal, kayısı, elma gibi taze meyvalar yemek pek uygun olur.Fazlaca su, bal, limonata, şerbet ve şuruplar da pekliğe iyi gelirler.

 

Devamlı olarak peklik çekenler, peynir, beyaz ekmek, muz gibi gıdaları, suyu az kuru yemekleri mümkün olduğu kadar yememeli, kahve, çay, sigara içmemeli, sadece et ve yumurta gibi hayvanlardan gelen proteinli gıdalarla beslenmeyi âdet edinmemelidirler.

Peklik çekenlerin sık sık müshil ilâçlar kullanmaları doğ­ru değildir. Çünkü her müshilden sonra peklik bir kat daha şid­detlenebilir. Şayet müshil almak zarureti ortaya çıkarsa, bağır­sakları yumuşak tutacak yağlı müshilleri tercih etmelidir.

Verem Hastalığında Beslenme

Eskiden verem hastalığında hastanın fazla beslenmesi tav­siye olunurdu. Bugün artık verem hastalarının normalden faz­la ve aşın derecede beslenmelerine ihtiyaç olmadığı anlaşılmış­tır.

Veremli hastaların gıdaları normal miktarda fakat besle­yici mahiyette olmalıdır. Bu gıdalar proteinli, yağlı, şekerli, vitaminli maddelerden olmalı, vücut yapısını hem onarmaya, hem de ona kuvvet ve kalori vermeğe yeter derecede bulun­malıdır. Veremlileri, sindirim sistmlerini bozmadan, düzgün bir şekilde beslemek lâzımdır.

Veremlilerin rejimi, sağlam insanlannkinden daha fazla kaloriyi ihtiva etmelidir. Hastalıkta kaybedilmiş olan kilonun telâfisine ve hastanın sağlığını kazanmasına çalışmak lâzımdır. Veremlilere verilecek yemeklerin hergün değişik olarak hazır­lanması, iyi pişirilmesi ve iştah açıcı olması tercihe şayandır.

Şeker Hastalığında Beslenme

Şeker hastalan bazı iç salgı bezlerinin bozukluğu dolaj siyle karaciğerlerindeki şeker düzenleme vazifesi bozulm olan kimselerdir. Genel olarak bunlara şekerli ve nişastalı yiyecekler yasaktır. Şekerlilerin, et, sebze, meyva gibi gıdaları ye­melerine müsaade edilebilirse de, bunlardaki rejimin, hastalı­ğın derecesine ve vücudun şekerli maddelere karşı olan taham­mül kabiliyetine göre düzenlenmesi lâzım gelir. Her şekr hasta­sının bu bakımdan özellikleri ve hastalıklarının durumuna gö­re bir rejim takibetmeleri icap eder. Bu da ancak doktorun göstereceği ve tavsiye edeceği rejime bağlıdır.

Böbrek Hastalığında Beslenme

Böbrekler vücudun süzgeçleri mahiyetindeki organlar ol­duklarından bunların vazifeleri pek önemlidir. Böbrek hasta­lıkları pek çok ve pek çeşitlidir. Her birisinde tatbik edilecek ayn ayrı bir rejim vardır. Fakat şenel olarak damar sert­liği ve tansiyon yüksekliği ile beraber olan müzmin böbrek iltihaplarında et, yumurta, kuru fasulye, kuru nohut gibi gıdalar ve tuzlu yemekler zararlı ve yasaktır. Proteinli gıdaların artıkları böbrekler tarafından süzüldüğünden has­ta böbrekler buna tahammül edemezler. Tuz da bu gibi böb­reklere zarar vereceğinden böbrek hastalanna verilecek tuz miktarı sağlam insananınkinden dört defa daha az ol­malıdır. Bazı hallerde süt faydalı olabilir. Şurasını unutmamak lâzımdır ki, böbrek hastalık­larının çşidine ve derecesine göre hastaya rejim tayin etmek lâzımdır.

Bu da hastanın haline, hastalığın gidişine göre sık sık de­ğişecektir. Bu durumda tıpkı şeker hastalarında olduğu gibi, her böbrek hastasının rejimini onu muayene ve tedavi eden doktorun tayin etmesi en uygun bir harekettir.

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı