Yurt Dışı Tatil

Katar,Doha :Çölün Ortasındaki Modern Ülke

Katar,Doha :Çölün Ortasındaki Modern Ülke,Kent

Bir varmış, bir yokmuş; kendini düne, bugüne ve yarına adamaktan yorulmayan bir kent varmış. Katar’ın birçok farklı unsuru bir arada barındıran başkenti Doha, yirmi birinci yüzyılda küresel sahneye adım atan Körfez kentlerinin yaşadığı dönüşüm örgüsünün en başarılı örneklerinden birini yaşıyor. Cornictıe’inde yürüyüş yaparken, geleneksel çarşısı Souq Waqif’te tarihi dokunun izini sürerken veya günü dünyanın en iyi restoranlarının bazılarında sonlandırırken, Doha’da geçirilen zamanın üç perdelik bir masal olduğuna inanmak işten bile değil.

 

Corniche adlı popüler sahil yolunun güney ucunda yer alan İslam Sanatları Müzesi de en az kendi kadar içeride seğiler eserler kadar etkileyici ve ihtişamlı dış mekandaki sadelik, iç mekanda yerini ayrıntılı bir mimariye ve bunun olanak verdiği ışık oyunlarına imkan veriyor.Doha kent merkezinde yükselen bol gökdelenli kent dokusuna yeni bir bakış açısı sunuyor.

Anlaşılan oki Katar köktü gelmişini günümüze taşıyabilmek için son derece zarif bir ifade yöntemi bulmuş oda mimari. Bir süredir baştan aşağı ye­nilenen bu küçük Körfez ülkesi, bunu yaparken tereddütsüzce geçmişini referans alıyor.

Bu dönüşümün en rahat görüldüğü yer şüphesiz başkent Doha. Modem gökdelenler tüm kenti donatadursun, dünyaca ünlü yıldız mimarların elinden çıkma ikonik yapılar ülkenin mimari azmini tüm dünyaya duyuruyor. Doha’nın 21. yüzyıl incileri, kentin tarihi eserlerini üzerine yeni bir şey eklemeden taklit etmek gibi bir tuzağa düşmüyor; geçmişin tarihi eser­lerinin karbon kopyalarını değil, geleceğin tarihi eserlerini oluşturuyor.

Doha’nın ve Katar’ın medar-ı iftiharı olan İslam Sanatları Müzesi, bu anlayışın adeta beden bulmuş hâli.

Kentin ünlü sahil yolu Comiche’in güney ucunda yer alan müze, ünlü Çinli-Amerikalı mimar I.M. Pei tarafından tasarlanmış (kendisini Paris’teki Louvre Müzesi’nde yer alan cam piramitten veya Hong Kong’daki Bank of China binasından hatırlıyor olabilir­siniz). Arap ve İslam mimarisinin öğelerini baştan yorumlayan müzenin kendisi de en az sergilenen eserler kadar çarpıcı. Yapının hem bol köşeli minimal cepheleri, hem de iç mekân motifleri, geleneksel Arap sanatının olmazsa olmazı geometri­ye adanmış bir güzelleme.

Doha’daki mimari açılımın en taze üyesi ise, bu yıl açılması planlanan Katar Ulusal Müzesi Nouvel tarafından tasarlanan Şeyh’in sarayı çevre­sinde konuşlanıyor.

Kökleri göçebe topluluklarına uzanan daha sonraları bu deniz kenarındaki bu çöle yerleşen, kimi balıkçılıkla, kimi inci ticaretiyle, kimi ise bölgenin Basra Körfezi ndeki merkezi konumundan yararlanıp bölgede bir kimlik inşa eden KatartıLann geçmişine bir saygı duruşuniteliğindebu müze. “Beden bulan bir kimlik,” diyor Nouvel de bu devasa projesi için. Yapının biçimi de hem bu öyküye, hem de Katar’m içinde bulunduğu dönüşüme vurgu yapıyor: Müze, biri Katar’m geç­mişine, diğeri de bugününe ayrılmış ama birbirine bağlı iki kanıttan oluşuyor.

Bu cüretkâr yapıların gözünü diktiği geleceğe bir sıçrama taşı arıyorsanız eğer, bu görevin Katara Kültür Köyü’ne biçildğini göreceksiniz. Katar’ın tarihi kerpiç yapılarının esiri verdiği küMr köyü, sanat merkezi, müzik akademisi, film enstitüsü, opera salonu, sanat galerileri ve restoranlar gibi birçok yapıya ev sahipliği yaparken, bir yandan da kentin ve ülkenin geleceğe aktarılan mimari mirasım derleyip toparlıyor.

Kentin bugünü zarif gökdelenler biçiminde beden buluyor­sa eğer, bunun en büyük kanıtı için Aspire Kulesi’ne göz atıla­biliri 300 metrelik yüksekliği ile Doha’nm en yüksek yapısı olan kııte, kent merkezinin biraz dışında yer alsa da birçok bakı nok­tasından görülebiliyor -ve meşale biçimindeki görüntüsüyle adeta geleceği aydınlatıyor.

Doha’nın gece hayatı ve gastronomik çevherleri, prestijli otel­lerin içinde ve Souq Waqif’in çevresinde kümelenmiş. Souq Waqif’teki Al Jasra Boutique Hotel’in içinde yer alan Argan  ve Marsa Malaz Kempinski’deki Levant mutfağı uzmanı Al Sufra da bunlardan bir kacı

Siyasi ve idari otoriteler, bir kentin azmini tüm dünyaya  duyurmak için mimariden medet umuyor olabilir; ancak  kentin toplumsal ve ekonomik evrimi hakkındaki en iyi ipuçlarını insanların yedikleri yemekler veriyor. Global kentler arasına adım atan Doha da son zamanlarda canlı bir gastronomik dönüşüme sahne oldu ve hem dünyanın en iyi şeflerini, le lezzet peşindeki gezginleri çekmeye başladı,bunların başında efsanevi Fransız şef Alain Ducasse’ın İslam Sanatları Müzesi’nde yer alan restoranı IDAM geliyor. Müzeyle uyum içindeki dekorasyonuyla İDAM, Doha’nın yeme-içme sahnesinde özel bir yere sahip. Fransız-Akdeniz mutfağım Ortadoğu dokunuşlarıyla süsleyen menüsünde ananaslı güvercin göğsünden foiegras eşliğinde deve etine kadar, yalnızca IDAM’da bulabileceğiniz birçok lezzet yer alıyor.

İnci Adası’nın tam karşısında yer alan St. Regis Oteli, Doha’daki en iyi restoranlardan birkaçının yanı sıra Gordon Ramsay’nin üç restoranına da ev sahipliği yapıyor.

Ünlü İngiliz şefin oteldeki restoranlarından biri olan Gordon Ramsay Medi­terranean, klasik Akdeniz lezzetlerini çağdaş dokunuşlarla ye­niden yorumluyor ve misafirlerine son derece seçkin bir akşam yemeği sunuyor. Eğer Ramsay’nin elinin değdiği lezzetleri daha günlük ve rahat bir ortamda tatmak isterseniz, adres yine St. Regis’teki basit, taze ve leziz bir menüye sahip Opal by Gordon Ramsay. Ramsay’nin St. Regis’teki bir başka izi olan The Raw Bar, bu üç restoran arasında en sıradışı olan. Ramsay’nin şef Elias Gemayal ile ortak girişimi olan The Raw Bar, iddialı ve deneysel aromalarla sarmalanmış, çiğ hâlde sunduğu deniz mahsulleri ve et yemekleri ile benzersiz bir kombinasyon sunuyor misafirlerine…

Günlük ve rahat bir ortamda bu lezetleri tatmak isterseniz, adres yine St. Regis’teki basit, taze ve leziz bir menüye sahip Opal by Gordon Ramsay. Ramsay’nin St. Regis’teki bir başka durak The Raw Bar, bu üç restoran arasında en sıradışı olan. Ramsay’nin şef Elias Gemayal ile ortak girişimi olan The Raw Bar, iddialı ve deneysel aromalarla sarmalanmış, çiğ hâlde sunduğu deniz mahsulleri ve et yemekleri ile benzersiz bir konsepte sahip. The Raw Bar, yuvarlak barını çevreleyen 14 sandalyeye sahip yalnız­ yerinizi ayırtmakta fayda var.

St. Regis’in bir diğer incisi de Uzakdoğu restoranı Hakkasan. Doha’nın en prestijli restoranlarından biri olan Hakkasan, zevk sahibi dekorasyonuyla içeri adım atar atmaz sıradışı bir yere geldiğinizin altını çiziyor. Çağdaş Kanton mutfağının en başan- lı örneklerini bir bir toplayıp Dohalılara sunan Hakkasan’da ye­mekler hem Ortadoğu, hem de Uzakdoğu yemek kültürlerinden bekleyeceğiniz üzere paylaşmaya uygun servis ediliyor.

Uzakdoğu lezzetlerinin kentteki bir diğer kalesi de Nobu Doha. Şef Nobu Mafsuhisa’nın hatmettiği Japon mutfağına  adadığı Nobu restoranlarının en büyüğü ve en dikkat çekicisi- olan Nobu Doha, Four Seasons Doha’nın önündeki rıhtımın en ucunda yer alıyor ve her şeyden önce mimarisiyle dikkat çekiyor. Basra Körfezi’nin ortasındaki üç katlı binasıyla Nobu, Japon mutfağının kültür elçisi happy hour’ları da cabası…

Katar,Doha’ya Nasıl Gidilir ?

Qatar Airways, İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen havaliman­larından Doha’ya haftada 10 uçuş gerçekleştiriyor. Ayrıca Qatar Airways ile farklı destinasyonlara uçanlar da, havayollarının +Qatar kampanyası sayesinde Doha’daki dört veya beş yıldızlı bir otelde bir gece ücretsiz konaklayabiliyor ve kenti keşfetme şansı yakalıyor (qatarairways.com). Jolly Tur (jollytur.com/katar-turlari) ve Cafetur (cafetur.com/katar-turlari) da Katar turları düzenliyor.

Not:Mekalemizi beğendiyseniz sosyal medyada paylaşırmısınız

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı