Saglık

OSTEOPOROZ NEDİR ? TANI VE TEDAVİSİ

OSTEOPOROZ NEDİR ? OSTEOPOROZ TANI VE TEDAVİSİ

OSTEOPOROZ NEDİR ? OSTEOPOROZ DAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI ? OSTEOPOROZ TANI VE TEDAVİSİ KADINLARDA MENOPOZ

Vücudumuzda kemik oluşumu ve yıkımı döngüsel bir süreç içerisinde hayat boyu devam ediyor. Bu süreçte ortaya çıkan osteoporoz ise yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor.

Halk arasında kemik erimesi olarak da bilinen osteoporoz hakkında merak edilenleri Ortopedi veTravmatoloji Uzmanı Op. Dr. Serdar Alfidan’a sorduk.

“Osteoporoz tedavisininen önemli kısmını osteoporoz oluşma riskini azaltan koruyucu önlemler oluşturur.
Osteoporozda sırt ve bel ağrısı gibi şikayetlerin yanı sıra boyda kısalma, omurgada oluşan şekil bozuklukları ve kırıklar gibi klinik bulgularla da tanı koyulabilmektedir.

Yunanca osteon (kemik)ve poros (küçük delik)kelimelerinden oluşan osteoporoz, kemik dokusunda meydana gelen değişiklikleri tanımlıyor. Normal kemiğin yapısında da olan delikler osteoporozda genişleyerek kemiğin direncinin azalmasına neden oluyor. Kemik kütlesinde azalma ve kemik yapısının zayıflaması sonucunda, kemik kırılganlığında ve kırık ihtimalinde artış ile kendini gösteren biriskelet hastalığı olan osteoporoz,akrabalarında osteoporoz olan,zayıf, açık renk tene sahip,hareketsiz yaşam süren ve erken menopoza giren kişilerde dahasık görülüyor.

Osteoporozu ortaya çıkaran diğer risk faktörleri arasında ise düşük kalsiyum alımı, sigara ve alkol kullanımı,aşırı kafein tüketimi, kortizonve tiroid hormonları gibi bazı ilaçların kullanılması yer alıyor.Sinsi bir hastalık olan osteoporozkırık oluşumuna kadar belirti vermeyebiliyor. Halk arasında osteoporoz için kullanılan“kemik erimesi” tabiri ise kemiklerin erimesini değil, kemik yoğunluğunun azalmasını ifade ediyor. Osteoporozda kemiklergüçsüzleşerek kolay kırılabilirhale geliyor. Osteoporoz, düşük kemik kütlesi ve kemik dokusunun mikromimari yapısının bozulması ile ortaya çıkıyor.

Bu durumdada kemik kırılganlığında ve kırığa yatkınlıkta artış görülüyor.Osteoporoz tanısı için mutlaka kırık varlığı gerekmiyor. Konu ileilgili bilgisine başvurduğumuz Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Serdar Alfidan,osteoporozda gerekli korunmat edbirlerinin alınması, hastalığın erken teşhis edilmesi ve doğru tedavinin uygulanmasının kritik rol oynadığına dikkat çekiyor. Hastalığın ileri safhalarında görülen kemik kırıklarının hastanın yaşamını tehdit edebilecek sorunlara yolaçabildiği gibi sosyal güvenlik sistemi üzerinde de ciddi bir yük oluşturduğunu belirten Op. Dr.Alfidan, osteoporoz ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Kadınlarda menopozabağlı östrojen yetersizliği kemik kaybına neden olanen önemli faktördür.”

KEMİK OLUŞUMU VE YIKIMI HAYAT BOYU DEVAM EDİYOR

Ortopedi ve Travmatoloji UzmanıOp. Dr. Serdar Alfidan kemikdokusunun, insan yaşamı boyunca devam eden, yapılanma ve yeniden yapılanma olarak isimlendirileni ki farklı döngüyü içerdiğini belirtiyor. “Kemik dokusu artışı vebüyümeyle karakterize yapılanma safhası çocukluk döneminin bir özelliğidir.” diyen Op. Dr.Alfidan, erişkinlik döneminde görülen yeniden yapılanmanın ise mekanik açıdan yetersizleşen kemiğin ortadan kaldırılıp yerine yeni güçlü kemiğin oluşturulması olduğunu söylüyor. Op. Dr. Alfidankemiğin yeniden yapılanması ileilgili sözlerini şöyle sürdürüyor:“Bu döngüsel işlem erişkin insandakemik yıkımı ile başlar, yapımı ilesonlanır. Bu ortalama 3-12 ay sürenbir döngüdür. Bu döngünün hızıparatiroid hormon (PTH), tiroksin,büyüme hormonu ve D vitaminiile artırılabilir; kalsitonin, östrojenve glukokortikoid hormonları ile azaltılabilir.”

OSTEOPOROZ MENOPOZ KADINLARDA KORUYUCU TEDAVİLER ÖNEM TAŞIYOR

35 yaşından sonra kemik kütlesinin azalmaya başladığını ve bu azalışın 85-90 yaşlarına kadar devam etiğini belirten Op. Dr. Alfidan,yaşam boyunca kaybedilen kemik miktarının erkeklerde yüzde 20-30 kadınlarda ise yüzde 45-50 civarında olduğunu söylüyor. “Kadınlarda menopoza bağlı östrojen yetersizliği kemik kaybına neden olan enönemli faktördür.” diyen Op.Dr. Alfidan, östrojen azalımının kemik yıkım fazını artırdığını ifade ediyor. Östrojen azalımıyla birlikte kemik koruyucu bir hormon olan kalsitonin salınımının azaldığını ayrıca kalsiyum metabolizmasınında bozulduğunu sözlerine ekliyor.Op. Dr. Alfidan, osteoporozdan korunmak için kadınlarda koruyucu ve destekleyici tedavilerin büyük önem taşıdığını ifade ediyor.

ERKEN MENOPOZ OSTEOPOROZ RİSKİNİ ARTIRIYOR

“Osteoporozda sırt ve bel ağrısıgibi şikayetlerin yanı sıra boyda kısalma, omurgada oluşan şekil bozuklukları ve kırıklargibi klinik bulgularla da tanıkoyulabilmektedir.” diyen Op.Dr. Alfidan, özellikle 65 yaşüzeri beyaz tenli, osteoporoz aileöyküsü olan, erken menopozagirmiş, hareketsiz yaşam sürdürenkadınların risk grubunda olduğunusöylüyor. Osteoporoz tanısınınkemik mineral yoğunluğu ölçümü(DEXA) ile belirlendiğini belirtenOp. Dr. Alfidan, bu yönteminözellikle 65 yaş üzerindeki kadınlar,65 yaş altında olan ancak risk faktörlerine sahip postmenopozal kadınlar, erken menopoz geçirenler,minör travma ile oluşan kırıkgeçirmiş kişiler, 70 yaş üzerindekierkekler ve kemik yoğunluğunu azaltan ilaç kullanan kişilere uygulanması gerektiğini söylüyor.

OSTEOPOROZ  VE KORUYUCU ÖNLEMLER“

Osteoporoz tedavisinin en önemli kısmını osteoporoz oluşma riskini azaltan koruyucu önlemler oluşturur.” diyen Op.Dr. Alfidan, birincil korunmanın çocukluktan itibaren düzenli vekalsiyum açısından zengin beslenme alışkanlığının kazandırılması olduğunu söylüyor. Op. Dr.Alfidan ayrıca düzenli spor yapma ve güneşlenme kültürünün yerleştirilmesinin de çok önemliolduğunu sözlerine ekliyor. Op.Dr. Alfidan, ilerleyen yaşlarda isesigara ve alkolden uzak durulması,düzgün adet görülmesi ve üreme fonksiyonlarının düzenliliğinin sağlanmasının gerekli olduğunu belirtiyor. “İkincil korunma;osteoporozun erken tanınması,osteoporoz gelişen hastalardauygun tedavinin sağlanması vekırık oluşumunun önlenmesidir.”diyen Op. Dr. Alfidan, üçüncülkorunmada ise kırık gelişen hastaların bu durumu minimum zararla atlatması, komplikasyon oluşumunun önlenmesi veyaşam kalitesinin artırılmasının amaçlandığını belirtiyor.

OSTEOPOROZDAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI

Her yaş grubunda yeterli kalsiyum alımına dikkat edilmelidir. 20’li yaşlardan itibaren günde 1000-1200 mgkalsiyum alımı önerilmektedir. Bu oran, günde 5 su bardağı sütveya süt grubuna denk gelmektedir.

D vitamini yeterli miktarda alınmalıdır. Kollar ve bacaklarınaçıkta kaldığı günlük yarım saatlik güneşlenme yeterlidir.

Sağlıklı kemik gelişimi için düzenli spor ve fiziksel aktivitelermutlaka yapılmalıdır.

Tüm yaş gruplarında alkol ve sigara kullanımından uzakdurulmalıdır.

Yaşlılar için yaşam alanlarında düşme riskini azaltacakönlemler alınmalıdır.

Yapılan DEXA değerlendirmesi sonrası doktorun verdiğiuygun kemik yıkımını azaltıcı ilaç tedavileri ve kalsiyum-D vitamini takviyeleri eksiksiz kullanılmalıdır

Belit ŞENOL

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı