Saglık

Sıçaklar ve Sağlığımız

Aşırı Sıçaklar ve Sıçakların Sağlığımıza Etkisi Sıçaklardan Nasıl Korunmalıyız

Aşırı Sıçaklardan Nasıl Korunmalı,Aşırı Sıçakların Sağlığımıza Olan Olumsuz Etkileri Nelerdir?

Dünyamız ısınıyor, havalar ısınıyor peki biz napmalıyız hemi sağlığımızı hemi yaşadığımız dünyayı nasıl koruyabiliriz.

Aşırı sıcaklar çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirmekte, insanlar üzerinde hem ruhsal, hem de fiziksel açıdan olumsuzluklar yaratmaktadır. Sıcaklar özellikle çocuklar, yaşlılar, tansiyon, diyabet ve kalp gibi kronik hastalıkları bulunan kişiler, kadınlar, açık havada ağır işlerde çalışanlar ve hareketliliği kısıtlı olanlar başta olmak üzere herkesi olumsuz etkiler.

İklim Değişimi ve Küresel Isınma 19. yüzyılın ortalarında, iklimdeki doğal değişimlere ilave olarak; sanayi faaliyetlerinin artması, beraberinde ilk kez insan faaliyetlerinin iklim üzerinde etkili olduğu yeni bir dönem başlamış oldu. Özellikle fosil yakıt kullanımının artması, ormanların azalması ve sanayi gibi çeşitli insan faaliyetleri sonucunda atmosfere bırakılan sera gazlarının artması ve yoğun şehirleşmenin de katkısıyla dünyamız normalden fazla ısınmaya başladı. Küresel ısınma olarak tanımlanan bu durum günümüzde dünyamız için en büyük çevresel, sosyal ve ekonomik tehditlerden birini teşkil etmekte. Önlem alınmaması halinde ise önümüzdeki yıllarda büyük felaketlerin yaşanması öngörülmekte. Küresel ısınma dünya genelinde iklim değişikliklerine sebep oluyor.

Günümüzde iklim değişiminin etkileri bariz olarak hissediliyor ve bu etkilerin gelecek yıllarda daha yoğun yaşanacağı birçok bilim insanı tarafından dile getiriliyor. Aşırı sıcaklar, seller ve kuraklık iklim değişimi sonucunda yaşanan aşırı hava olaylarının başında geliyor. Son günlerde dünyadan ve ülkemizden aldığımız, sel ve özellikle Avrupa ülkelerinin aşırı sıcakların etkisi altında olduğu haberleri maalesef bu gerçeği doğrular nitelikte. İklim değişikliğinin önüne geçmek ise küresel sera gazı emisyonlarının önemli oranda azaltılması ile mümkün olacaktır.

Özellikle gelişmiş ülkelerin hükümetlerinin sera gazı emisyonlarını azaltma konusunda çok etkili önlemler alması gerektiği bir gerçek ancak tüm karar vericilerin konuya önemle yaklaşması ve gerekli tedbirleri alması gerekiyor. Sıcaklık artışı ile mücadelede orta ve uzun vadede alınması gereken acil önlemlerden bazıları şöyle sıralanabilir: Daha fazla betonlaşmanın önüne geçilmesi, mevcut ormanların ve yeşil alanların korunması, ağaçlandırma ile artırılması. Kaldırımlar, yollar ve çatılarda serinlemeyi sağlayacak toprak ve bitkilerle kaplı alanlar oluşturulması, Ortak kullanım alanlarında gölge oluşturacak ağaçların artırılması. Bilim insanları iklim değişikliği gerçeğinin ülkemizde yaratacağı olası sorunların başlıcalarını şöyle özetliyor: Sıcak ve kurak devrelerin süre ve şiddetinde artış yaşanması,  İklim kuşaklarının kuzeye kayması nedeniyle ülkemizin daha sıcak ve kurak iklim koşullarının etkisi altında kalması, sıcaklık artışlarının insan ve hayvan yaşamı üzerinde olumsuz etkiler meydana getirmesi ve aşırı sıcaklar kaynaklı hastalık ve ölümlerin yaşanmasında artış

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ÖNÜNE GEÇMEK KÜRESEL SERA GAZI EMİSYONLARININ ÖNEMLİ ORANDA AZALTILMASI İLE MÜMKÜN OLACAKTIR. GELİŞMIŞ ÜLKELERİN HÜKÜMETLERİNİN SERA GAZI EMİSYONLARINI AZALTMA KONUSUNDA ÇOK ETKİLİ ÖNLEMLER ALMASI GEREKTİĞİ BİR GERÇEKTİR.

Aşırı sıcaklar çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirmekte, insanlar üzerinde hem ruhsal, hem de fiziksel açıdan olumsuzluklar yaratmaktadır. Sıcaklar özellikle çocuklar, yaşlılar, tansiyon, diyabet ve kalp gibi kronik hastalıkları bulunan kişiler, kadınlar, açık havada ağır işlerde çalışanlar ve hareketliliği kısıtlı olanlar başta olmak üzere herkesi olumsuz etkiler.

Dünyamız ısınıyor, havalar ısınıyor Aşırı Sıcaklar ve Nem Yaşamı Sağlıgımızı Olumsuz Etkiliyor.

Anlaşılan o ki ülkemiz ilerleyen yıllarda iklim değişimi kaynaklı aşırı sıcak dalgalarının etkisi altında daha fazla kalacaktır. Aşırı sıcaklar ise çeşitli sağlık problemlerini beraberinde getirmekte, insanlar üzerinde hem ruhsal, hem de fiziksel açıdan olumsuzluklar yaratmaktadır. Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Normalde terleme ile vücut ısısı dengede tutulmaya çalışılır. Sıcaklar özellikle çocuklar, yaşlılar, tansiyon, diyabet ve kalp gibi kronik hastalıkları bulunan kişiler, kadınlar, açık havada ağır işlerde çalışanlar ve hareketliliği kısıtlı olan bireyler başta olmak üzere herkesi olumsuz etkiler. Su ve tuz kaybının arttığı yaz döneminde, kaybedilen tüm vitamin ve minerallerin geri kazanılması büyük önem taşır.

SU TÜKETİMİ ORTALAMA 2-2.5 LİTRE ÖNERİLMEKTEDİR ANCAK HER BÜNYENİN İHTİYACI FARKLI OLDUĞUNDAN HEKİMİNİZDEN GÜNLÜK TÜKETMENİZ GEREKEN SU MİKTARINIÖĞRENMENİZ FAYDALI OLACAKTIR

Sıcak havaların insanlar üzerinde ruhsal açıdan meydana getirdiği sorunlar; halsizlik, isteksizlik, sıkıntı hissi, dikkat dağınıklığı, tahammülsüzlük ve çabuk sinirlenmedir. Bu durum günlük yaşam temposunu etkiler, verimliliği ve yaşam standardını düşürür. Aşırı sıcak havalar bazı psikiyatrik hastalıklara da neden olabilmektedir. Uzmanlar, aşırı sıcak ve nemin anksiyete bozukluklarında artışa sebep olabileceğine dikkat çekmekte, panik bozukluğu olan hastaların havadaki nem artışına karşı hassas oldukları ve bu sebeple panik atak geçirme sıklığının artabileceğini ifade etmektedir. Uykusuzluk da yazın yaşanan önemli sorunlar arasındadır. Uykuya dalabilmek için ışığın azalması ve beden ısısının biraz düşmesi gerekir. Sıcaklar sebebiyle beden ısısı azalmadığından uykuya dalmak güçleşir.

AŞIRI SICAKLAR İLE NASIL BAŞ EDİLİR?

Sıcak Havalarda Beslenme Terleme nedeniyle sıvı elektrolit dengesinde değişiklikler olur. Su ve tuz dengesini iyi düzenlemeli, az yağlı veya yağsız süt ve süt ürünleri, zeytinyağı, ayçiçeği yağı, mısırözü yağı gibi özellikle doymamış yağ asidinden zengin bitkisel sıvı yağlarla pişirilmiş yiyecekler tüketilmelidir. Her gün posadan zengin 3-4 porsiyon çeşitli taze sebze ve meyve tercihleri, ince ve kalın bağırsağın düzenli çalışmasını sağlar. Mercimek, nohut, kuru fasulye gibi kuru baklagiller mutlaka sofrada olması gereken besinlerdir. Aşırı tuz içeren yiyecekler mümkün olduğunca tüketilmemelidir. Sıcak havalarda besinlerin korunması ve saklanması da son derece önemlidir. Besinler sıcakta daha çabuk bozulabildiğinden mutlaka buzdolabında muhafaza edilmeli, süt, yoğurt gibi kolayca bozulan gıdaların kısa süre içerisinde tüketilmesi önerilmektedir. Sıvı Tüketimi Artırılmalıdır Sıvı tüketimi yaz aylarında en fazla dikkat edilmesi gereken konuların başında gelir. Yüksek sıcaklık ve nemin etkisiyle vücut terleme yoluyla su ve tuz kaybeder. Kanın koyulaşmasına neden olan su ve tuz kaybının karşılanabilmesi, özellikle kalp sağlığı bakımından önem taşımaktadır. Su tüketimi ortalama 2-2.5 litre önerilmektedir ancak her bünyenin ihtiyacı farklı olduğundan hekiminizden günlük tüketmeniz gereken su miktarını öğrenmeniz faydalı olacaktır. Az su tüketimi gibi gereğinden fazla sıvı tüketimi de vücudun tuz dengesini bozarak ritm bozukluklarına ve bazı böbrek sorunlarına neden olabilmektedir.

Aşırı Sıcaklar Stres Düzeyini Artırır

Aşırı sıcaklar stres, gerginlik ve sinirliliğe neden olabilir bu da vücudun Uzun süre sıcakta kaldıktan sonra aniden klimalı ortama girmek ise kalp damarlarında büzülmelere ve krizlere neden olabilmektedir. Evlerde Alınabilecek Önlemler Yalıtımı iyi yapılmış evlerde oturulmalıdır. İyi yalıtılmış binalar yazın serin, kışın ise sıcak olur. Oda sıcaklıkları gündüz saatlerinde 32°C’yi, geceleri 24°C’yi geçmemelidir. Güneşin yoğun olduğu öğlen saatlerinde özellikle güneş alan odalarda pencereler, perdeler varsa panjurlar kapatılmalıdır. Sıcaklığın düştüğü gece saatlerinde pencereler açılmalıdır. Ortam sıcaklığını artıran aydınlatma ve elektrikli aletler kapalı tutulmalıdır.Uyumak için evin en serin odası seçilmelidir. Vantilatör kullanımı belli bir serinlik kan basıncını dengesini bozan bir durumdur. Sıcak havalarda özellikle hipertansiyon hastalarının stresli ortamlardan uzak durmaları faydalı olacaktır. Kafein ve alkol kan basıncının yükselmesine neden olabildiğinden özellikle yaz aylarında alkol ve kafein tüketimi sınırlandırılmalıdır.

Pamuklu Giysiler Tercih Edilmelidir.

Sentetik içerikli kumaştan üretilen giysiler hava almadığı için terlemeyi artırır ve teri emmez, bu nedenle aşırı sıcaklarda giyilmemelidir. İçerisinde rahat hareket edilebilen, açık renkli, keten ve pamuk içerikli giysiler daha uygun olacaktır. Pamuk, teri emerek vücudun toksik atıklardan arınmasına yardımcı olur. Gün içinde güneşin zararlı etkilerinden korunmak için şapka, şemsiye ve koruyuculu kremler kullanılması tavsiye edilir. Klima Serinletir Ama Doğru Kullanılırsa… Aşırı sıcak ve nemden daha az etkilenmek için en sık başvurulan yöntemlerin başında klimalar gelir. Ancak doğru kullanılmazsa klima da ciddi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Klimaların bakım ve temizlikleri zamanında yapılmalı, 23-24 derece aralığında çalıştırılmalı ve soğuk havaya direk temas edecek şekilde kalınmamasına dikkat edilmelidir. Aşırı Sıcaklarda gerektiğinde klima kullanılmalı ve klima açıkken pencere ve kapılar kapalı tutulmalıdır. Klimaların yüksek enerji tüketerek iklim değişikliğini daha da artıracağı unutulmamalıdır.

Dış Ortamlarda Alınabilecek Önlemler

Aşırı sıcak bir havada eğer dışarıda isek mutlaka gölgede kalınmalıdır.  Mecbur kalmadıkça günün en sıcak saatleri olan 11:00 – 16:00 aralığında dışarıya çıkılmamalıdır. Evinizi serin tutmanız mümkün değilse günün en sıcak saatleri dışarıdaki serin ortamlarda örneğin klimalı kamu binaları, kütüphaneler, alışveriş merkezlerinde geçirebilir. Çocuklar ve ev hayvanları park halindeki araçlarda bırakılmamalıdır.

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı