İnsan ve YaşamYurt Dışı Tatil

SUÇLU KENTİ MEDELLIN VE KENTSEL DÖNÜŞÜM

SUÇLU KENTİ MEDELLIN VE KENTSEL DÖNÜŞÜM VE KENTİN YENİ YÜZÜ

SUÇLU KENTİ MEDELLIN VE KENTSEL DÖNÜŞÜM VE KENTİN YENİ YÜZÜ VE PRIMED PROJESİ

Suç başkenti Medellin kentsel dönüşümle inovatif şehir oldu.1990’ların başında dünyanın suç başkenti olarak adlandırılan Kolombiya’nın Medellin kenti, önce etkili operasyonlar, daha sonra da başarılı kentsel dönüşüm projeleri ile dünyanın en yaşanılır şehirlerinden biri haline geldi.

Suçla mücadelenin yanı sıra tasarım, yeni kamusal alanlar ve sosyal kalkınma yoluyla kentsel yenilenmeyi sağlayan en başarılı örneklerden biri olan Medellin, günümüzde dünyanın en güvenli ve inovatif şehirleri arasında sayılıyor. Kolombiya denildiğinde uyuşturucu ve dolayısıyla da uyuşturucu kartelleri akla gelirken, ülkenin ikinci büyük şehri Medellin, 90’ların sonunda başlayan kentsel dönüşüm hamlesi ile dünyanın en inovatif şehri seçilmesini sağlayacak kadar büyük bir değişim gösterdi. Bir dağın eteklerindeki Aburra Vadisi’nde kurulan Medellin, 20’nci yüzyılın sonunda dünyanın suç başkenti olarak biliniyordu. 1990’larda uyuşturucu kartellerinin gerçekleştirdiği yılda ortalama 6 bin suç ile Medellin, dünyanın en tehlikeli şehri haline gelmişti. Günümüzde ise dünyanın en güvenli ve inovatif şehirleri arasında sayılan Medellin, bu mucizeyi başarılı dönüşüm projeleri ile gerçekleştirdi.

PRIMED PROJESİ MİLAT OLDU

Medellin’de yapılan kentsel dönüşümün en önemli ayağı PRIMED projesi oldu. Esas olarak ulaşımın ve sosyal hareketliliğin iyileştirilmesi, sürekli erozyona uğrayan yerlerin kuvvetlendirilmesi ve Medellin’in spesifik bölgelerindeki bazı diğer sorunların çözümü için finansman bulunması amacıyla yapılan proje, 1993 yılında Kolombiya ve Almanya hükümetlerinin ortak çalışmasıyla pilot program olarak başlatıldı. Finansmanı, Alman Kalkınma Bankası (KfW) ile birçok ulusal ve yerel finansörün katkısıyla gerçekleştirilen projeden, yaklaşık 51 bin kişi istifade etti. 1992-2002 yılları arasında gerçekleştirilen projede, gecekondu bölgelerine geniş çaplı altyapı yatırımları yapılması öngörülürken, tüm şehri kapsayan bir proje olsa da, asıl müdahaleler Comuna Nororiental bölgesinde oldu. Projeyi yürütmek için kurulan ve projeye de ismini veren PRIMED isimli kuruluş, özerk bir yapıya, ayrı bütçeye sahip bir yapıdaydı. Kuruluş, bu sayede planlamadan işbirliğinin sağlanmasına, projenin idaresinden hayata geçirilmesine kadar bütün aşamalarda etkin adımlar atabildi.

PLANLAMA AŞAMASINA BÜYÜK ÖNEM VERİLDİ PRIMED

Projede öncelikle, planlama aşamasına büyük önem verildi. Yapılan saha araştırmalarıyla sorunlar isabetli bir şekilde tespit edilirken, bu tespitlere göre yerleşim alanlarının yaşamaya elverişsiz olması ve giderek artan marjinalleşme, güvensizliğin ve şiddet olaylarının artmasına, altyapının olmaması ve kamu hizmetlerinin yapılamamasına, kamusal alanların tahrip edilmesine, toprak kayması ve sel olaylarının yaşanmasına, nüfus yoğunluğunun aşırı artmasına ve yapıların kalitesinin düşmesine sebep oldu. Ayrıca PRIMED’a verilen yetkiler ile Medellin’de kentsel dönüşüm projesi ile gecekondu bölgeleri altyapıya kavuşturuldu. Proje kapsamında desteklenen marjinal bölgelerdeki ekonomik hayatta, gözle görülür bir iyileşme yaşandı. Bu bölgelerde yaşayan nüfus iki katına çıktı ulusal ve uluslararası merciler tarafından muhatap alınması sağlandı. Proje kapsamında en sorunsuz işleyen süreçlerin, doğrudan yerel idarelere ve PRIMED’a bırakılan hususlar olması, PRIMED’a verilen yetkilerin projenin başarısında etkili olduğuna işaret ediyordu. Örneğin altyapı çalışmaları, kamu hizmetlerinin geliştirilmesi gibi ihtiyaçlar sorunsuzca giderildi.

MEDELLIN’İN TEMEL SORUNLARI

Medellin’in en temel sorunları, başta şehri hakimiyeti altında tutan çeteler ve yüksek suç oranları olmak üzere yetersiz kamu hizmetleri, kamusal alanların azlığı, toprak kayması riski altında bulunan ve yıkılmaya yüz tutmuş binaların bulunması ve sosyal ayrışma idi. PRIMED projesi tüm bu sorunlara çözüm olacak önlemler öngörüyordu. Kamu hizmetlerinin geliştirilmesi, ortak kamusal alanların inşa edilmesi, yüksek risk altındaki alanların ıslahı, çetelerin işgali altındaki kamusal alanların geri kazanılması, gelir getirici faaliyetlerin programlanması ve sosyal entegrasyonun sağlanması amaçlandı.

PROJE KAPSAMINDA 4 BİNDEN FAZLA AİLENİN EVİ YENİLENDİ

Proje kapsamında fiziksel mekanda yapılan iyileştirmelerden, 4 binden fazla aile doğrudan etkilendi. Bu ailelerin evleri yenilenerek sağlam ve güvenilir hale getirildi. Evlerde yapılan geliştirmeler daha sağlıklı ve güvenli bir çevre oluşmasına da katkı sağladığından, doğrudan etkilenen bu aileler dışında kalanlar da daha iyi bir çevrede yaşama imkanı buldu. Dolayısıyla proje, bölgedeki herkesin istifade ettiği sonuçlar doğurdu. PRIMED, şehrin sorunlarını daha önceki çözümlerden daha farklı ele alan bir proje olarak ortaya çıktı. Projenin öncelikli hedefi marjinal bölgelerin entegrasyonunun sağlanması ve Medellin’de barışçıl bir ortamın oluşturulmasıydı. Bu bağlamda projenin temel hedeflerinden birinin de suçla mücadele olduğu söylenebilir. Özellikle 20’nci yüzyılın sonlarında yaşanan gelişmeler düşünüldüğünde, şehirde suçla mücadeleye öncelik verilmesi oldukça önemliydi. PRIMED projesi şiddet ve suçla mücadelede farklı bir yöntem izleyerek başarılı oldu. Oradaki silahlı unsurlarla çatışmaya girmek yerine bölgede devletin varlığını ve gücünü hissettirmek, gençlere yönelik programlar yapmak, bölgenin fiziki şartlarını iyileştirmek gibi önlemler alındı ve şiddetle mücadele başarılı sonuçlar verdi. Yapılan geliştirmeler sayesinde sosyal kontrolün artması, bölgedeki uyuşturucu trafiğinin engellenmesini sağladı, bu da suç oranlarında büyük düşüşe yol açtı. Proje ayrıca, marjinal bölgelerdeki sosyal ve ekonomik koşulları büyük oranda geliştirdi, alınan önlemler doğal afetler dolayısıyla evlerin hasar görme riskini büyük oranda azalttı. Proje kapsamında desteklenen marjinal bölgelerdeki ekonomik hayatta, gözle görülür bir iyileşme yaşandı. Bu bölgelerde yaşayan nüfus iki katına çıktı.

HEDEFLERİN BÜYÜK BİR KISMINA ULAŞILDI

Proje başlarken en önemli üç hedefin; altyapı hizmetlerinin başarılı sonuç vermesi ve üç yıllık kullanımdan sonra hâlâ işler halde olması; eğimli yerlerin güçlendirilip ağaçlandırıldıktan sonra üç yıl sonunda yeni ev inşa edilmemiş olması ve spesifik bölgelerde alınan ekonomik önlemlerin beş sene sonunda sonuç vermeye başlaması olduğu göz önüne alındığında, projenin başarı ile sonuçlandığını söylemek mümkün. Proje kapsamında ulaşılması planlanan hedeflerin büyük kısmına ulaşıldı. Okul ve sağlık alanları hedeflendiği gibi kullanılırken; herhangi bir tamir görmemesine rağmen toplu ulaşım araçları işler durumda ve erozyona karşı oluşturulan “yeşil şerit” varlığını koruyor. Ancak yağmurlu mevsimlerde toprak kaymasına ilişkin sorunlar devam ediyor. Belediye, riskli alanlarda yeni evlerin inşa edilmemesi hususunda sıkı önlemler almış durumda. Belediye 2006 yılında kablobüs yapımına başladı. Kablobüs, en tehlikeli mahalleyi şehir merkezine bağlayarak bu mahalleyi geliştirdi; mahalle, ulaşıma ve iletişime açık hale geldi.

Projenin başarılarına karşın, başarısız olduğunu dile getirenler de bulunuyor. Genel bir değerlendirme yapılırsa; proje ile altyapı iyileştirilerek hedef bölgelere ulaşımın kolaylaştırıldığı, yeni kamusal alanlar üretildiği, mevcut kamusal binaların iyileştirildiği; evlerin büyük çoğunluğunun ruhsatlı ve daha sağlıklı hale getirildiği söylenebilir. Başarılı olunan bu hedeflerle birlikte proje, istihdam üretme, eğitim ve sağlık alanlarında hedeflenen etkiyi gösteremedi. PRIMED projesi, kentsel dönüşüme hakim olan ilkeler açısından değerlendirildiğinde de büyük oranda bu ilkelere uygun bir proje oldu. Bu ilkelere riayeti sağlayan en önemli unsur, projenin planlama aşamasının büyük bir titizlikle yürütülmüş olmasıdır. Proje, katılım ilkesi, sosyal dokunun ve yaşam biçimlerinin korunması ilkesi, dönüşümün çok boyutluluğu ilkesi ve dönüşümün sürdürebilirliği ilkesi açısından değerlendirilebilir. Özellikle katılım ilkesi açısından çok büyük bir başarı sağlandı. Sosyal dokunun ve yaşam biçimlerinin korunması ilkesine de riayet edilmeye çalışılsa da, bu hususta katılım ilkesi kadar başarılı olunamadığı, yer yer soylulaştırma denen uygulamalara rastlanıldığı gözleniyor. Dönüşümün çok boyutluluğu ilkesi, Medellin gibi birden çok sorunla uğraşan şehirlerde hayata geçirilmesi gereken en önemli ilkelerden biri. Proje sonunda şehrin tüm sorunları tam çözülememiş olsa da, hepsinde büyük bir iyileşme gösterilmesi, dönüşümün çok boyutluluğu ilkesine uygun bir şekilde yapıldığına işaret ediyor. PRIMED projesinin sürdürebilir bir dönüşüm olmak açısından da başarılı bir proje olduğu savunulabilir. Zira bir yandan şehrin mevcut durumu düzeltilmeye, bir yandan da ileride ortaya çıkabilecek sorunlara da çözüm bulunabilmesi için çeşitli kaynak aktarımları yapılarak devamlılık sağlanmaya çalışıldı. Medellin’deki projeler, özellikle 2000’li yıllardan sonra, daha çok şehrin ekonomik olarak dünya şehirleriyle rekabet edebilecek bir kent olmasını sağlamaya yönelik oldu. Bu uğurda da en çok fiziksel alana müdahalelerle bir takım iyileştirmeler yapıldı. Ancak bu müdahaleler, en başlarda sadece eski binaların yıkılması ve kamusal alanların genişletilmesi şeklinde olurken, daha sonraları şehrin doğal alanlarına da bir takım müdahaleler başladı ve kamusal alanlar, şehrin doğal alanlarına doğru genişledi. 2003 yılından itibaren kentsel dönüşümün mottosu “yerinde yerlisi ile dönüşüm” oldu. Entegre altyapının ve ulaşım ağlarının oluşturulması, Medellin’de en önemli ve öncelikli unsur olarak görülerek, bu sayede gelir seviyesine ve etnik kökenine bakılmadan, ulaşılabilir ve sahiplenilebilecek bir şehir oluşturulmaya çalışıldı.

İNSANLARA AİDİYET DUYGUSU AŞILANDI

Projedeki en önemli detaylardan biri de bölge halkının yerinde kalması, dışlanmışlık ve ötelenmeye maruz bırakılmamış olması idi. İnsanlarda aidiyet duygusu uyandırabilmek için şehrin en güzel binaları, projenin yapıldığı bölgelere inşa edildi. Mevcut gecekondu dokusuna dokunmadan, sadece orada yaşayanlara hizmet edecek, mimarisi düzgün kamu yapılarının yapılması, altyapı hizmetlerin tamamlanması, ulaşım ağının kurulması sağlandı. Medellin’in en fakir mahallelerine en iyi kütüphaneler, spor salonları, parklar ve ulaşım yapıları tasarladı. Yapılan kamu yapıları dünyada mimari açıdan literatüre geçecek özellikte sanat yapıları oldu ve Medellin’in geleneksel yapısıyla bütünleşti. Zira yapılan çalışma ile Medellin her türlü ekonomik ve kültürel çevreden bireyler için cazibe merkezi haline geldi, suç oranı yüksek oranda azaltıldı, belirli bir saatten sonra dışarıya çıkamayan halk bu konuda serbestlik elde etti.

 

KABLOBÜS VE YÜRÜYEN MERDİVENLERLE KOLAY ULAŞIM

Belediye 2006 yılında kablobüs yapımına başladı. Tutkulu bir sosyal ve ekonomik kentsel program eşliğinde kablobüs kamusal alanda yerini aldı ve en tehlikeli mahalleyi şehir merkezine bağlayarak bu mahalleyi geliştirdi; mahalle, ulaşıma ve iletişime açık hale getirildi. Sokakları birbirine bağlayan yürüyen merdivenler bölge halkının ulaşımını kolaylaştırdı. Yapılan tüm kamusal çalışmalar psikolojik olarak önemsenme ve katılımcılık algısı oluşturdu. Ulaşım ağının geliştirilmesi, geçmişten beri ekonomik olarak çöküntü haline gelmiş alanlara ticari hareketliliğin gelmesini sağladı. Bu sayede hem ekonomik hem de sosyal kalkınmanın gerçekleştirilebilmesi mümkün oldu. Projeler sayesinde meydana gelen sosyal hareketlilik, uyuşturucu ticaretine ve şiddete karşı direnen bir toplumsal yapıyı da beraberinde getirdi.Sokakları birbirine bağlayan yürüyen merdivenler bölge halkının ulaşımını kolaylaştırdı.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı